Saygıdeğer paydaşlarımız,
2025 yılı, küresel para politikalarında ayrışmaların gözlendiği, ancak finansal koşulların daha destekleyici hale geldiği bir yıl olarak kayıtlara geçmiştir. Bu dönemde; jeopolitik riskler kaynaklı küresel belirsizlikler devam etse de enflasyonda küresel tedarik zincirlerindeki aksaklıklardan kaynaklanan yeni bir yükseliş dalgası yaşanmamıştır.
Ülkemiz ekonomisi ise devam eden dezenflasyon süreci ve dengeli büyüme kompozisyonu ile birçok ülkeden olumlu yönde ayrışmıştır. Orta Vadeli Program kapsamında uygulanan eşgüdümlü ekonomi politikalarının etkileri, 2025 yılı itibarıyla daha belirgin hâle gelmiştir. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın fiyat istikrarını önceleyen ihtiyatlı para politikası duruşu, mali disiplin ile desteklenerek makroekonomik dengelenme sürecine katkı sağlamıştır. Bu sayede döviz rezervleri tarihi rekor seviyesine ulaşmış, ülke risk primi (CDS) 8 yılın en düşük seviyelerine gerilemiştir. 2025 yılında cari açık beklentilerin üzerinde iyileşmiş ve dış finansman ihtiyacındaki azalış ülkemiz ekonomisindeki yeniden dengelenme sürecini desteklemiştir. Kur Korumalı Mevduattan çıkışla birlikte KKM bakiyesi de sıfırlanmıştır. Bu gelişmeler, yatırım ortamındaki istikrarlı toparlanma eşliğinde ekonomimizin 21 çeyrektir kesintisiz büyümesine imkân tanımıştır.
2025 yılında sektörümüz, ekonomideki gelişmelerle uyumlu olarak istikrarlı bir performans sergilemiştir. Sektör genelinde; risk yönetimi, aktif kalitesi ve bilanço dayanıklılığı öncelikli gündem başlıkları olarak öne çıkmıştır.
2025, Bankamız için de kaynaklarımızı seçici alanlara yönlendirdiğimiz, kredi büyümesini dengeli bir şekilde yönettiğimiz ve likidite ile sermaye yapımızı güçlendirdiğimiz bir yıl olmuştur. Bu dönemde kredi yapılandırmalarıyla ödeme güçlüğü çeken firmalarımıza destek olurken ekonominin dengesinin korunmasına da katkı sağladık. Ayrıca etkin risk yönetimi ile varlık kalitesindeki riskleri kontrol altına alarak, takipteki kredi oranımızı düşük ve yönetilebilir seviyede tuttuk.
Bankamızın 2025 yılında temel odak alanlarının başında Esnaf ve KOBİ’lerimiz ile kadın ve genç girişimciler yer almıştır. Üretim, yatırım, istihdam ve ihracatı destekleyen selektif kredi politikalarımızla özellikle KOBİ’lerimizin ve reel sektörün finansmana erişimine öncelik verdik.
2024 yıl sonunda 266 milyar TL olan esnaf kredi bakiyemiz, 2025 yıl sonunda yüzde 20 artışla 320 milyar TL’ye yükselmiştir. Geçen yıl itibarıyla esnafımıza kullandırılan kredilerin KOBİ kredileri içindeki payı yüzde 33 seviyesine ulaşırken; kredili esnaf sayımız da 774 bine çıkmıştır. Bununla birlikte; nakdi kredilerimiz içinde KOBİ kredilerinin payı yüzde 48 olarak gerçekleşmiştir. 961 milyar TL büyüklüğe ulaşan KOBİ kredi hacmimiz ile KOBİ finansmanındaki pazar payı liderliğimizi sürdürmekteyiz.
Kadın girişimcileri güçlendirme vizyonumuz doğrultusunda, 2021’den bu yana yaklaşık 268 bin kadın girişimciye toplam 125 milyar TL tutarında finansman sağladık. Ülkemiz genelinde kadın girişimcilerin kullandığı her üç krediden birinde Bankamızın imzası bulunmaktadır.
Ayrıca girişimcilik ekosisteminin gelişmesini desteklemek amacıyla, 236 bin girişimci müşterimize toplam 41 milyar TL kredi kullandırdık; Genç İşi Kredisi, İlk Adım Kredisi ve Tekno Girişimci ürünlerimizle genç girişimcilere yönelik finansman desteğimizi genişlettik. Aralık ayında 5000’i aşkın gencin katılımıyla gerçekleştirdiğimiz Gençİz Zirvesi’nde ise KGF Kefaletli Gençİz Kredisini hayata geçirdik.
Kadın ve genç girişimcilere, yalnızca finansman sağlamadık; onları güçlendiren, görünür kılan ve sürdürülebilir başarıya taşıyan bütüncül destekler sunduk. Üreten Kadınlar Buluşmaları, Üreten Kadınlar Yarışması ve Master Class Eğitim Programları ile kadın girişimcilerin bilgi, deneyim ve dayanışma ağlarını güçlendirdik.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın başlattığı “Yükselen Kadınlar” projesi başta olmak üzere, kadınların üretime ve istihdama katılımını desteklerken, Türkiye Sigorta iş birliğiyle hayata geçirdiğimiz “Kadın Acentelerle Büyüyoruz” projesi kapsamında ise kadın girişimcilerin sigorta acentesi olmasına katkı sağladık.
Kıymetli paydaşlarımız;
Sonuç olarak 2025; Esnaf, KOBİ, kadın ve gençlere yönelik projelerimizle reel ekonomiye katkımızın arttığı; bilanço yapımızın daha da sağlamlaştığı bir yıl olmuştur.
2025 yıl sonu itibarıyla Bankamızın aktif büyüklüğü, bir önceki yıla göre yüzde 43 artarak 4,3 trilyon TL seviyesine ulaşmıştır. Nakdi kredilerimiz geçen yıl sonuna kıyasla yüzde 36 büyüyerek 2 trilyon TL’ye yükselirken, gayri nakdi kredilerimiz de yüzde 47 artışla 1,2 trilyon TL olarak gerçekleşmiştir. Böylece toplam kredi hacmimiz yüzde 40 artışla 3,2 trilyon TL’ye çıkmıştır. Aynı dönemde mevduat büyüklüğümüz 2024 yıl sonuna göre yüzde 46 artışla 3,5 trilyon TL’ye ulaşmış, özkaynaklarımız ise yüzde 43 yükselişle 218 milyar TL olmuştur. Menkul değerler portföyümüz de yüzde 52 artış göstererek 1,2 trilyon TL seviyesine ulaşmıştır.
Bankamız, önümüzdeki dönemde de sürdürülebilir büyüme anlayışı ve selektif kredi yaklaşımıyla; reel sektörü, esnafları, kadın ve genç girişimcileri desteklemeye, ülkemizin yarınlarına güç katan bir kurum olmaya devam edecektir. 2026 yılında da Ülkemizin Orta Vadeli Ekonomi Programı ile uyumlu, “Aile ve Nüfus 10 Yılı” vizyonuna katkı sunan projelerimizle ekonomiye güç veren çözümler üretmeyi sürdüreceğiz. Bankamızı bugünlere taşıyan siz kıymetli paydaşlarımıza iş birliğiniz ve katkılarınız için teşekkür ederiz.
Saygılarımla,
Osman ARSLAN
Genel Müdür
Türkiye Halk Bankası A.Ş.