KURUMSAL PROFİL

 

Değerli paydaşlarımız,

Öncelikle Bankamızın güven ve itibarını hedef alan, kamuoyunu ve yatırımcıları yanıltıcı nitelikteki haberlere bir açıklık getirmek istiyorum.

Bankamız Genel Müdür Yardımcısı Sayın Mehmet Hakan Atilla hakkında, ABD’de görülmekte olan davanın ilk yargılama safhasında, kendisine atfedilen suçların bir kısmı için Mahkeme Jürisi tarafından suçlu olduğu yönünde karar verilmiştir. Bundan sonraki süreçte, verilen karar hakkında temyiz dâhil tüm yasal yollara müracaat edilmesi imkan dâhilinde olup dava ile ilgili hukuki süreç henüz sonuçlanmamıştır.

Bahse konu davada Bankamız taraf olmadığı gibi Mahkeme tarafından Bankamız hakkında alınmış herhangi idari veya mali bir karar bulunmamaktadır.

Şundan hiç kimsenin şüphesi olmasın ki, Bankamız, tüm iş ve işlemlerinde ulusal ve uluslararası düzenlemelere her zaman hassas bir şekilde uymakta olup uyum politikasını uluslararası standartlarda daha da geliştirmek için yoğun bir çaba harcamaktadır.

Bankamız tarafından, bankacılık hizmetleri sunulurken mevcut düzenlemeler ve diğer tüm bankalarca bilinen ve izlenen dış ticaret uygulamaları dışında herhangi bir mekanizma, yöntem veya sistem kullanılmamaktadır. Yapılan dış ticaret işlemleri ve para transferleri açık, şeffaf ve ilgili otoritelerce izlenebilir durumdadır. Bankamız, işlemlerindeki şeffaflık ve uluslararası düzenlemelere uyum politikasını bundan sonra da kararlı bir şekilde devam ettirecektir.

Ülkemiz ekonomisine 80 yıldır hizmet sunan Bankamız, faaliyetlerini geçmişte olduğu gibi bugün ve gelecekte de tüm ulusal ve uluslararası düzenlemelere uygun, güçlü, güvenilir ve kesintisiz bir şekilde sürdürecektir.

Değerli paydaşlarımız,

Türk Bankacılık sektörü olarak küresel ekonomideki gelişmeleri dikkatle izliyoruz ve gelecek dönem hedeflerimizi finans piyasalarına ait verileri gözeterek belirliyoruz. Buna göre, son dönemde Merkez Bankalarının genişlemeci politikalarının yerini bilanço küçültme eğiliminin aldığı küresel finans piyasalarında, risk alma eğilimlerinin yerini tedbirli bir fon yönetimine bıraktığını görüyoruz. FED’in fonlama faiz oranını yükseltme yönündeki kararlılığını yeni yılda da sürdürmesine yönelik beklentiler artmış olsa da, gelişmekte olan ülkeler, ekonomik göstergelerini pozitif yönde tutmaya devam ediyor. 2017 yılının üçüncü çeyreğinde yüzde 11,1 büyüyen Türkiye ekonomisi bu anlamda özel bir performans gösteriyor.

Uluslararası derecelendirme kuruluşlarının büyüme tahminlerinin üzerine çıkan Türkiye ekonomisinin bu süreçteki en önemli destekçilerinden birisi bankacılık sektörü oldu. 2011 yılından bu yana en hızlı sanayi üretim endeksi yükselişini yaşadığımız bu dönemde, özellikle ihracata dönük sektörlerde de önemli bir atılım gerçekleştirdik. Üretim yükselişinde, hiç şüphesiz, Bankamızın kurucu ortaklarından olduğu Kredi Garanti Fonu uygulaması etkin bir rol oynadı. KGF kefaletli krediler, KOBİ’lerin ihtiyaç duydukları kaynaklara erişimini önemli ölçüde kolaylaştırdı.

Üreten, ihracat yapan ve istihdam sağlayan güçlü Türkiye’nin en büyük destekçilerinden biri olarak bu dönemde KOBİ Bankacılığının liderliğini üstlenmekten büyük mutluluk duyduk. Eylül 2017 itibarıyla KGF kefaletli kredi kullandırımında, 20 milyar TL’yi aşıp, tüm bankalar arasında ilk sırada yer alarak önemli bir başarıya imza attık. Yılın 9 aylık döneminde üreten Türkiye ekonomisinin güçlü bir destekçisi olarak KOBİ kredileri alanındaki pazar payımızı yüzde 14,4’e taşıdık.

Esnaf ve sanatkârlara yönelik finansman desteklerimizde yeni bir döneme kapı araladık.  Hayata geçen son düzenleme ile Bankamız tarafından esnaf ve sanatkârlara sunulan işletme kredisi üst limitini 200 bin TL'ye yükselttik. Esnafımızın kendi işyerlerini satın alabilmeleri amacıyla Hazine Faiz Destekli İşyeri Edindirme Kredimizi ve faaliyet konuları ile ilgili olarak ihtiyaç duydukları sıfır kilometre araçları satın alabilmeleri için de Hazine Faiz Destekli Taşıt Edindirme Kredimizi hayata geçirdik.

Başarılı finansal sonuçlarımız ve yatırımcılar nezdinde sahip olduğumuz yüksek itibarla sektörümüz ve ülkemiz için değer üretmeyi sürdürüyoruz. Yılın ilk 9 aylık döneminde aktif büyüklüğümüzü 279,7 milyar TL’ye yükselterek bu alanda Türkiye’nin 5. büyük bankası olduk. 2016 yılsonuna göre gayri nakdi kredilerimizi de içeren toplam kredilerimizi yüzde 20,4 artırarak 248,2 milyar TL’ye taşıdık. KOBİ kredilerimizin de dâhil olduğu nakdi ticari kredilerimizi yüzde 21,4 artışla 153,5 milyar TL’ye yükselttik.

Kaynak çeşitliliğimizi arttırmak suretiyle kaynak yapımızı güçlendirmeye devam edeceğiz. Son olarak, 10 yıl vadeli, 1 milyar TL’lik katkı sermaye niteliğinde tahvil ihracı gerçekleştirdik. Yatırımcılarımızın kısa vadeli mevduat yatırım alışkanlıklarını, daha iyi getiriyle uzun vadeye yönlendirmeleri konusunda alternatif ürünler geliştirmek istiyoruz. Bu amaçla ileride Halka Arz şeklinde bir sermaye benzeri tahvil ihracı yaparak, bu alanda bir ilke daha imza atmayı planlıyoruz.

Finansal başarılarımızın yanında, faaliyet gösterdiğimiz sosyal, kültürel ve çevresel alanlarda da verimli çalışmalara imza atmaya büyük önem veriyoruz. Bu çerçevede Londra Borsası ve Financial Times’in bağımsız organizasyonu olan FTSE’nin kurduğu Gelişmekte Olan Piyasalar Endeksi’nde (FTSE4Good Russell) yer almayı başaran şirketlerden biri olmamız yüzümüzü güldüren bir gelişme oldu. Çevresel, sosyal ve kurumsal yönetişim kriterlerinde gösterdiğimiz performansla bu endekste yer aldık.

Değerli paydaşlarımız,

Ülkemiz önümüzdeki dönemde de, milletimizin bitmek bilmeyen enerjisi ve çalışkanlığıyla daha nice başarılara imza atacak. Halkbank olarak bu süreçte biz de ana faaliyet alanımızın yanında topluma, sanata, spora, eğitime, çevreye ve gençlerimize olan desteğimizi sürdüreceğiz. Güçlü Türkiye idealinde ihtiyaç duyduğumuz kuvveti siz değerli paydaşlarımızın ve müşterilerimizin varlığından alıyoruz. Bize göstermiş olduğunuz güven için teşekkür ederiz.

Saygılarımla,

Osman ARSLAN
Genel Müdür