Nurşen SANVER/ Sanver Mühendislik

  • Girişiminizi kurma fikri nasıl oluştu? Firmanızı ne zaman ve nasıl kurdunuz? Bu alana neden yöneldiniz, bu konudaki motivasyonunuz neydi? Kısa bir şekilde kuruluş öykünüzü paylaşır mısınız? 

Lise yıllarımızda, büyüdüğümüz Kütahya Tavşanlı ilçesinde, bir proje için sabun fabrikasını ziyaret ettiğimizde genç bir kadın kimya mühendisi ile tanıştık. Bu tanışma şahsım ve bütün proje ekibi için oldukça etkili olup, ileride kendi işimizi kurmak ve büyütmek hayallerini kurmaya başlamamıza vesile olmuştur. Hayalimiz olan, Mühendislik Fakültesi Elektrik - Elektronik Mühendisliği öğrenimimiz sürecinde yazılım alanında çalışmalar ve başarılı projeler gerçekleştirdik. Üniversitede hocalarımın ısrarına rağmen akademik alanda ilerlemek değil, bir girişimci olarak sahada ilerlemeyi tercih etmemiz de bu tanışmanın bir sonucudur. Genç bir mühendis olarak mezuniyetimizden sonrasında ise uzmanlaşmak adına çeşitli yazılım eğitimleri alıp, bu yetkinliğimizi değerlendirebileceğimiz firmalarda endüstriyel otomasyon yazılımları alanında çalışmaya başladık. Projeler gerçekleştirdiğimiz ana sanayi otomotiv firmalarından gelen talepler; endüstriyel otomasyon alanındaki boşluğun ve yurt dışı firmalara bağımlılığın dikkatimizi çekmesini sağladı. Ailemizin; iş garantimizin olacağı büyük firmalarda işe girmemiz konusunda yoğun ısrarlarına rağmen o yaşlarda dahi ne istediğini bilen genç insanlar olarak “oralarda çalışmak değil o firmalara projeler yapmak istiyoruz“ düşüncesinden yola çıkarak girişimcilik alanında ilk adımımızı attık.  Her zaman ilk çocuğumuz diye bahsettiğimiz; tek masa iki mühendis, bir stajyer, kendisi küçük idealleri büyük bir ekip olarak 97 metrekare alanda; endüstriyel otomasyon ve yüksek teknolojili robotik sistemler konularında hizmet vermek üzere 2010 yılında Sanver Mühendislik ünvanlı firmamızı kurduk. 

  • Faaliyete başladığınızda finansa erişimde sıkıntı yaşadınız mı? Nasıl desteklerden faydalandınız?

Serüvenimize KOSGEB’ten kadın girişimciliği alanında aldığımız destekle başladık. Ancak diğer en büyük desteği ise; yürüttüğümüz Ar-Ge faaliyetlerinde, patentleştirme yatırımlarımızda, kadın girişimcilik destek paketi ve projeler yürüttüğümüz kurumsal ve global firmalarla milyon euroluk anlaşmalara imzalar attığımızda, teminat mektupları ve finansal destekleriyle her zaman bizleri cesaretlendiren, motivasyon gücümüzü arttıran Halkbank ailesi tarafından sağladık.

  • Kuruluşundan bugüne şirketiniz nasıl bir gelişim trendi izledi? Ne kadar büyüdünüz, cironuzu hangi aşamaya taşıdınız? 

İlk projemizi Tofaş Otomotiv fabrikasına gerçekleştirdik. Birkaç proje sonrasında yan sanayide de ismimiz duyulmaya başladı ve 97 metrekarelik alana sahip firmamızı, bodrum katını da kiralayarak otomasyon panolarının montajını yapmak üzere büyüttük. 2012 yılında Küçük Sanayi Bölgesi’nde 750 metrekarelik alana geçtik. 2017 senesinden itibaren ise 2500 metrekare kapalı alana sahip, Ar-Ge ofisi olan, tasarım, imalat, yazılım, robotik çözümlerimizle Bursa Nilüfer Organize Sanayi Bölgesi’ndeki fabrikamızda hizmet vermekteyiz. 

2020 senesinde Ar-Ge faaliyetlerimizle Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Tasarım Merkezi ünvanı aldık. 2021 senesinde ise 13 farklı ülkeye yerli-milli tasarım ve üretimlerle yüksek teknolojili sistemlerin ihracat başarılarına imza attık. 2021 senesinde 4.2 milyon Euro sipariş aldık. Bu projelerin bütçelerinin 2022 kapsamında olmasından dolayı, sadece 35.000.000 TL’si ciroya yansımıştır.

TÜBİTAK ve KOSGEB projeleri hazırlayarak Ar-Ge alanında faaliyetlerimiz, üniversiteler ile iş birliği projelerimiz, Teknofest sponsorluk desteklerimiz, patent çalışmalarımız ve akademik kariyer alanında yüksek lisans yapan Ar-Ge personelimizle çalışmalarımızı sürdürmekteyiz. 

Sanver Mühendislik; her geçen gün büyüyen bir firma olarak; müşteri odaklı tasarım, imalat, yazılım, özetle anahtar teslim projeleriyle otomotiv, savunma, gıda, cam ambalaj sektörlerine hizmet sunmaya devam etmektedir.

  • Şirketinizi kurduğunuzda kaç kişi çalışıyordu, şu an kaç kişiyi istihdam ediyorsunuz? İstihdamınızı artırma hedefiniz var mı? Kadın istihdam oranınız nedir? 

İki mühendis ve bir stajyer ile başladığımız serüvenimizde, yaptığımız işler know-how gerektirdiği için, çok çalışanımızın olması önceliğimiz değildi. Her biri alanında uzman 60 kişilik kalifiye bir ekibe ulaşmış bulunmaktayız. Bir aile olabilme algısıyla ekibimizde evlenen veya bebeği olan herkese hediyelerin yanı sıra, istedikleri bir maddi ihtiyaçlarını da karşılayarak hem maddi yüklerini hafifletmek hem de kendilerini değerli hissetmelerini hedeflemekteyiz. Kadınlar Günü ise bizler için çok önemli olup, her yıl geleneksel bir yemek düzenlemekte ve kişiye özel hediyeler sunmaktayız.

Firmamızda Ar-Ge , tasarım, yazılım, üretim, satın alma, muhasebe, insan kaynakları gibi departmanlarının yanı sıra pek tercih edilmeyen saha mühendisleri alanında da olmak üzere her departmanımızda kadın istihdamını desteklemekteyiz. Öğrenmeye ve kendini geliştirmeye açık her kadın için alanlarında gerekli teknik eğitimleri aldırıp kadınlarımızın hem kendisine ve firmamıza hem de ulusal anlamda istihdama katkılarını sağlamak için her türlü maddi ve motivasyon desteği vermekteyiz. Ayrıca anne adaylarımızın hamileliklerinin altıncı ayından sonra talep ederlerse evden çalışma imkânı sağlamakla beraber, annelerimizin emzirme dönemlerinde yasal izin süreleri yetmediği için kısmi çalışma ve evden çalışma imkânları sunarak, bebekleriyle daha fazla zaman geçirmelerine olanak sağlamaktayız. Kadın istihdam oranımız ise yüzde 20’dir.

  • İhracat yapıyorsanız, ne zaman başladınız ve hangi ülkelere ihracat yapıyorsunuz? İhracatta hedefiniz nedir? 

Marka tescil belgesini de almış olduğumuz Sanver Engineering & Automation Systems markasıyla özellikle otomotiv sektöründe otomasyon ve robotik uygulamalar projelerinde ismi ön planda olan bir kurum oluşturduk. 

12 yılın sonunda İtalya, Cezayir, Fas, Rusya, Romanya, Bulgaristan, Fransa, İspanya, Hindistan, Meksika, Çin, İngiltere ve Kanada gibi 13 farklı ülkeye yüksek teknolojili makineler ve robotik sistemler ihracatı gerçekleştirdik. Firmamızı kurduğumuz günden itibaren çalıştığımız tüm kurumsal firmalar ile iş birliğimiz sürmekle beraber; çalışmalarımıza olan güvenleri nedeniyle bizleri global platformlara açan yerel müşterilerimiz vardır. Örneğin Valeo Türkiye ile başlayan serüvenimiz; Valeo İtalya, Meksika, Hindistan ve Çin ile devam etmektedir. Tabii ki Meksika’daki bir müşteriye ulaşmak oldukça zor olduğundan, bu başarıyı lokal müşterilerimizdeki memnuniyeti ve hizmet kalitesini en üst seviyede tutarak, ekip ruhu ile başardık. Amatör bir ruh ile çıktığımız girişimcilik sürecinde zorlu yollarda tecrübe kazanarak ve en çok da kurumsal firmaları örnek alarak, endüstriyel otomasyon alanında bilinen, aranan bir marka olduk. 

  • İçinde bulunduğunuz sektörün hangi zorlukları var? Bu zorluklarla nasıl mücadele ediyorsunuz? 

Kurumsal ve global firmaların taleplerini yerine getirmek, istedikleri teknolojik sistemleri tasarlayıp, Ar-Ge faaliyetlerini yürütmek ve üretmek bir mühendis olarak bizleri cezbetse de sektörümüzün genel sorunlarından biri; bu firmalarla çalışmanın finansal olarak da güçlü olmayı zorunlu kılmasıdır. Dolayısıyla bankaların doğrudan veya KGF kapsamında teminat destekleri, Eximbank kredileri, KOSGEB ve Sanayi Bakanlığı Ar-Ge Merkezleri destekleri, bizlerin gelişmesine ve zorluklarla mücadele etmesine katkı sağlamaktadır. 

Sektörümüzün diğer en büyük sıkıntısı ise alanında uzman personel istihdamıdır. Bu alanda her yıl bir veya iki yeni mezun arkadaşımızı bünyemize dahil ediyor ve yetişmelerine olanak sağlıyoruz. “Mühendisliğin Çözüm Noktası” anlayışıyla sunduğumuz hizmetler elbette küresel krizlerden de etkilenmektedir. Covid-19’la gelişen çip krizi ve teknoloji yatırımlarının bu krizlere bağlı bir dengede ilerlemesi, bizleri de negatif yönde etkilemektedir. 

  • Diğer firmalara göre sizi farklı kılan unsurlar nelerdir? 

Sanver Mühendislik, bölgesinde ve ulusal anlamda tasarım, imalat, yazılım, robotik sistemler, görüntü işleme çözümleri, izlenebilirlik yazılımları alanlarında tek çatı altında hizmet veren ilk mühendislik firması iken sektöründe ulusal anlamda bir kadın girişimci tarafından kurulan ve yönetilen tek örnek firmadır. 

Çözüm odaklı teknolojik sistemler tasarlayan ve üreten bir firma olarak kurulduğumuz günden beri çalışmakta olduğumuz bütün müşterilerimiz ile sıkı bağlarımız devam etmektedir. Yerel müşterilerimizdeki projelerimizin başarıları sayesinde global ortaklarından talepler gelmekte ve ihracat başarımıza yine müşterilerimizin referanslarıyla ulaşmaktayız.  Satış politikamız ise; “Mühendisliğin Çözüm Noktası“ sloganımızdan yola çıkarak;  öncelikli olarak müşterinin isteklerini analiz etmek, sorasında ise metot belirleyip en optimum yol haritasını oluşturmak, ihtiyaca uygun taslak tasarım yapıp, çözümleri anlatan metotlar, analizler ve simülasyon çalışmaları sonrasında tekliflerimizi sunmaktır.

Müşterinin istediği değil, ihtiyacı olanı optimum maliyet ve çözümlerle sunmak, fark oluşturmamızı sağlayan en önemli faktörlerden biridir. Ayrıca ürettiğimiz her makine veya sistem için Endüstri 4.0 kapsamında donanım ve yazılım alt yapısıyla ilerlemek; hem şirketimizi ileriye taşıyıp müşterilerimizin üretimlerine ve verimliliklerine hâkim olmalarını sağlarken hem de bizleri vazgeçilmez kılmaktadır.

  • Bugüne kadar Halkbank’ın farklı finansal desteklerinden faydalandınız mı? 

Sözleşmelerimizin aktif olabilmesi için projelerimizde teminat mektubu ve Kadın Girişimci Destek Paketi gibi Halkbank ailesinin finansal desteklerinden faydalandık. 

  • Halkbank Üreten Kadınlar Yarışması’ndan kazandığınız ödüllerin size ve işinize nasıl bir katkısı olacak?

Halkbank’ın ödülünü, ulusal anlamda alanında tek ve özgün kadın girişimi olduğumuz için, teknolojiye yatırımın bizler için çok kıymetli olduğunu bildiğimiz için, en önemlisi de kadınları bu alanda daha aktif görmeyi hedeflediğimiz için hak ettiğimizi düşündük ve kazandık. Ödül, motivasyonumuzu artırmış olup, her maddi kazançlı ödüllerimizde yaptığımız gibi, bir kısmını Ar-Ge departmanımızı geliştirmek amacıyla değerlendirirken, bir kısmını da Darüşşafaka, TEMA ve Her Eve Bir Pati Derneği (HEPAD) kurumlarına bağışladık.

  • Gelecek hedeflerinizden bahsedebilir misiniz? 

Hedefimiz; kadın istihdamına önem veren kurumsal bakış açısıyla; kendi bünyesinde çalışanlarının çocukları için kreşi bulunan, çalışanları için nefes alınabilecek yeşil bir alana sahip, kendi enerjisini kendisi üretebilen, temiz enerji yatırımları ile örnek bir tesis kurarak; savunma, havacılık, otomotiv, gıda, ambalaj ve sağlık sanayine yüksek teknolojili robotik sistemler ve özel makineler üreten dünya lideri bir teknoloji üretim merkezi olmaktır.