Üniversite mi, Meslek mi seçmeli?

Günümüz şartlarında üniversitelerin farklı akademik ve sosyal şartlara sahip olduğu bilinmektedir. Bu nedenle aday öğrencilerin bir kısmı tercihlerini yaparken bölüm ve meslek seçimini ikinci planda düşünerek öncelikle prestijli bir üniversiteye girmek istemektedir. Biz de bu yazımızda bu tercihin nedenlerine ve doğuracağı sonuçlara dünden bugüne örneklerle değinirken “Üniversite mi, meslek mi?” sorusuna cevap bulmaya çalışacağız.

2020’ler 1990’lara karşı

Türkiye’de üniversite sayılarındaki belirgin artış 1990’ların ilk yarısına rastlar. Bilkent, Sabancı, Koç ve Bilgi Üniversiteleri gibi bugünün bilinen vakıf üniversitelerinin kuruluşu hep aynı dönemde olmuştur. Ardından, 2000’li yıllarla beraber bir devlet politikası olarak uygulanan ve Anadolu’da üniversite olmayan şehirlerde devlet üniversitelerinin kurulmasına imkân veren inisiyatifle gençlerimizin seçenekleri çoğalmıştır. Yeni kurulan bu üniversitelerin zaman içinde gelişmeleri ve yarattıkları çeşitlilik, 2000’li yılların başlarına kadar gençlerimizin ilk tercihlerinden olan ODTÜ, Boğaziçi ve İTÜ gibi önemli okullara alternatif isimler yaratmaya başlamıştır.

Günümüzle 1990’lar arasındaki önemli farklardan biri de internet teknolojileri sayesinde dünyanın artık bir bütün haline gelmiş olmasıdır. Çünkü özellikle 90’larda, okul seçimini etkileyen önemli faktörlerden biri, bir üniversitenin öğrencisine dünyayı ne kadar anlatabileceğiydi. Bu imkânlar da o dönemlerde ancak yukarıda bahsi geçen ve yılların geleneklerine sahip köklü üniversitelerde bulunuyordu. Bu nedenlerle, okul sayısı çok olsa bile, geçmişte üniversite kapısındaki bir adayın meslek seçimi yerine üniversite seçimi yapması anlaşılabilir, hatta gerekli bir tercihti.

Fakat bugün, en zor coğrafyalardan bile dünyadaki gelişmelerin takibine imkân veren teknolojiler ve hemen her üniversitemizin sahip olduğu standartlar öğrencilerimizi dünya ile bütünleştirmektedir. Ayrıca yaşça genç üniversitelerimiz de, ki 25 yıllık okullar bile bir üniversite geleneğinin oluşması için genç sayılmaktadır, yaptıkları akademik ve sosyal çalışmalarla köklü okullarla aralarındaki farkı kapatmaktadır. Dolayısıyla artık 1990’lardan veya 2000’li yılların başlarından farklı olarak, gençlerimizin üniversite seçimi yerine meslek seçimine yönelmesi daha anlamlı olacaktır. Bu şekilde öğrencilerimiz gelecekte yapmak istedikleri mesleklere yönelebileceklerdir. Bu motivasyon ise mesleklerini severek yapacak nesiller yetişmesinin ve ülkemizin kalkınmasının önünü açacaktır.

Üniversite seçmek

Meslek seçiminin günümüz şartlarında üniversite seçiminin neden bir adım önünde olduğunu niceliği ve niteliği artan yükseköğrenim sistemimizle açıklayabiliyoruz. Bununla beraber seçilecek fakültenin bulunduğu üniversitenin dünyayı nasıl anladığı ve kuruluşunun hangi temellere dayandığı önemlidir. Çünkü bir üniversite, öğrencilerine sadece ilgili mesleğin veya branşın akademik içeriğini sunmaz. Belki bundan daha önemlisi, bir üniversitenin öğrencilerine hayatta karşılaşacakları sorunlara nasıl yaklaşmaları gerektiğini söyleyebilmesi, karşılaştırmalı ve rasyonel bakış açısını kazandırabilmesidir.Dolayısıyla üniversite adaylarının dünyayı ve insanı daha iyi anlayabilmek için düşünülen mesleğin bulunduğu üniversitelerin bu özelliklere sahip olup olmadığını tartması gerekmektedir.Yine adaylar, hedeflenen üniversitede öğrenim verecek akademisyenlerin geçmişlerini incelemeli ve kendilerinden akademik içeriğin yanında nasıl bir katkı alınabileceğini değerlendirmelidir.

Eğer bu analizlerin ışığında uygun gördüğünüz okullar hala size istediğiniz mesleği tercih etme şansı veriyorsa, yani ilgili bölüm veya fakülteyi bünyesinde barındırıyorsa, seçiminiz gelecekte severek yapacağınız bir mesleğe sahip olmanıza ve verimli akademik ve profesyonel çalışmalar yapabilmenize olanak verecektir.

Dr. Genco Fas