Para ve Enflasyonun Renkli Tarihinden Örnekler

Tarihte ilk parayı Lidyalıların kullandığını biliyorsunuzdur. Peki, parayı kullanan ilk Türk devletinin 6. yüzyılda Göktürk İmparatorluğu’nun bir parçası olarak kurulmuş olan Türgişler olduğunu? Ya da ilk kâğıt paranın 14. yüzyılda Çinliler tarafından kullanıldığını… Durun durun henüz bitmedi. Dolaşımda bulunan en yüksek değerdeki banknotun, 1944 yılında basılmış olan 10,000 ABD doları olduğunu ve bu banknotların bir kaç yüz adetinin hâlâ piyasada bulunduğunu biliyor muydunuz? Peki, dünya tarihindeki en yüksek enflasyonun yüzde 4.19 kentilyon ile 1946 yılında Macaristan’da yaşandığından haberdar mıydınız?

Bu kadar renkli bir tarihe sahip olan para ‘kurtarıcı’ diye tanımlanabilir… Zira malların ve hizmetlerin mübadele edildiği ilk çağlardaki verimsiz trampayı ortadan kaldırıp, etkin bir ödeme sisteminin oluşmasını sağlayarak mali ve ticari sistemin kurtarıcısı oldu.  Ancak bu “kurtarıcı”, ilk var olduğu günden bu yana değerini her gün kemiren enflasyon canavarından da bir türlü kendini kurtaramadı.

Osmanlı’da para ve enflasyon

Osmanlı, ilk parasını, 1328’de Orhan Bey zamanında yüzde 90 ayarında 6 karatlık gümüş sikkeler olarak kestirir ve “Akçe-i Osmanî” yani Osmanlı Akçesi adıyla piyasaya sürer.  “Akçe”, 1724 yılında “kuruşun” temel para birimi olarak kabul edilmesine kadar günlük alışverişlerde kullanılan esas sikkeydi. Ancak Osmanlı Devleti’nin mali durumu el vermediği zamanlarda, resmi parası olan akçenin ayar ve ağırlığını değiştirerek bir nevi devalüasyon yapar. Bu değişikliğin ilk örneği de Fatih Sultan Mehmet devrinde yaşanır. Osmanlı Devleti, askerlerine verdiği gündelikleri azaltmak yerine akçelerin ağırlığını 6 karattan 5 karata düşürdü. Sikkelerde yapılan bu değişiklikler böylece enflasyona yol açtı. 

Bu problemleri ortadan kaldırmak için ise II. Mahmut döneminde ilk kez kâğıt para basıldı. Tedavülde olan sikkeleri ikame etmek üzere 1839’da “Kaime-i Muteberre-i Nakdiye” adıyla ilk banknotlar piyasaya sürüldü. Halk arasında “kaime” olarak anılan bu paralar, bir maden gibi karşılığa sahip olmamalarından dolayı yine aynı akıbete uğrarlar ve bir süre sonra değer kaybederler.

Cumhuriyet devrinde ilk para

Türkiye Cumhuriyeti, ilk parasını 5 Aralık 1927’de dolaşıma çıkarttı. Yeni rejimin ilk dört yılında, para olarak Osmanlı’nın “Evrak-ı Nakdiyesi” kullanıldı. Dönemin Maliye Bakanı Abdülhalik Renda başkanlığındaki komisyon, dokuz aylık bir çalışma sonucunda 1, 5, 10, 50, 100, 500 ve 1.000 liralık kupürlerden oluşan, Birinci Emisyon banknotlarını bastırdı.  Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk “lirası” böylelikle piyasaya sürülmüş oldu.

Liranın değeri yıllar içinde enflasyon karşısında yavaş yavaş eriyerek kupürlerin bol sıfırlı hale gelmesine neden oldu. Yaklaşık 80 yıl sonra liranın yenilenmesi gerekti ve sonundaki altı sıfır atılarak “Yeni Türk Lirası” yaratıldı. 2009 yılında ise paramıza sonradan eklenen “yeni” ibaresi bırakılarak “Türk Lirasına” geri dönüldü. Bu gerekli ve temelde paranın değerini değiştirmeyen operasyon ilk zamanlarda bazı olumsuz tepkiler aldıysa da geçen zaman içinde sürecin haklılığı kendini gösterdi. Birçok ülke benzer operasyonları bizden çok daha önce ve dramatik bir şekilde yaşadı. Hatta büyüklüğü, gelişmişliği ve kuvvetiyle dünyanın önde gelen ekonomilerinden biri olan Almanya bile bu zorlu tecrübeden geçti. Üstelik Cumhuriyetimizin kurulduğu yılda!

Reichsmark’ın hazin hikâyesi

1920’li yıllar Türkiye için nasıl bir dönüm noktasıysa, Alman ekonomisi için de o denli karanlık bir dönemdi. Eski “müttefikimiz” Almanya, başta İngiltere ve Fransa olmak üzere “galip devletlere” ödediği yüksek tazminatların gölgesinde zaten savaştan iyice zarar görmüş ekonomisinin belini bir türlü doğrultamıyordu.

Almanya o zamanlar Deutschemark’ın atası olan Reichsmark’ı (RM) kullanıyordu. RM savaş boyunca Amerikan dolarına karşı aynı pariteyi korumuş 1914’ten 1918’in sonuna kadar 1 ABD doları 4.20 RM değerinde kaldı. Ancak savaşın bitmesiyle Reichsmark, trajik bir serüvene savruldu.

1921 yılının yazında 1 dolar 75 mark değerindeydi. 1 Ocak 1923’te ise 1 dolar 7,000 mark oldu. Temmuz 1923’te 1 dolar 160,000 marka yükseldi. 1 Kasım 1923’te 1 dolar 130 milyar RM ederken, 15 Kasım’a gelindiğinde 1 trilyon 300 bin mark değerine ulaştı. Aynı ayın sonunda ise mark, artık kâğıt olarak bile kullanılmayacak bir hale geldi ve 1 ABD doları 4.2 trilyon  RM’ye eş değer oldu.

Alman Merkez Bankası Başkanı Dr. Havenstien görevden alınarak yerine Dr. Hjalmer Schach getirildi. Yeni gelen başkan ilk iş olarak sıfırları atarak markı dolar karşısındaki eski değerine yani 4.20 marka geri getirdi. Almanya’nın bütün tarım ürünlerinin karşılığı olarak yeni paraya Retenmark adı verildi.