Matematik ve Matematik Mühendisliğine Davet

Üniversite sınavları bitti ve sınavlara giren öğrenciler kariyerlerine başlamak için girmek istedikleri üniversite ve bölümleri seçti. Bu yazı aynı seçimi çok uzun yıllar önce yapmış ve seçiminden genel hatlarıyla memnun biri tarafından yazılmıştır. Yazar, aynı zamanda bu yazıyı okuyanları benzer bir kariyer hattına çekmek için çabalamıştır. Okuyacakları şimdiden uyaralım.

Ben bir matematikçiyim. Daha özelde tanımlamak gerekirse, kariyerine teorik matematikçi olarak başlamış ancak ilgi alanları ve uğraştığı problemlerin değişmesi nedeniyle istatistik, veri analizi ve makine öğrenmesi alanına yönelmiş bir uygulamalı matematikçiyim. Çalıştığım yerde (İstanbul Teknik Üniversitesi Matematik Mühendisliği Bölümü) ise matematik mühendisi yetiştiriyoruz. Her ne kadar eğitimim gereği bir teorik matematikçi olsam da yetiştirdiğim öğrencilerin ağırlıklı kısmı finans, aktüerya, yazılım, veri bilimi ya da uygulamalı matematik alanlarında çalışıyor. Bu haliyle öğrencilerimizin insanlığa ve ülkemize katkısının teorik alanlardan çok uygulamalı alanlarda ve hepimizin hayatına kısa vadede dokunacak şekilde olduğunu söyleyebilirim.

Mühendisler ile temel bilimlerle ilgilenen bilim insanları arasındaki en önemli fark; bilim insanlarının yaptıkları üretimin günlük yaşama olan etkisinin mühendislerin ürettiklerine göre daha uzun sürede anlaşılmasıdır. Bilim insanları, insanların yaşamlarını etkileyen ve belirleyen sistemlere ait şimdiye kadar keşfedilmemiş kanunların ve ilişkilerin haritasını çıkarmakla uğraşırlar. Mühendisler ise insanların günlük yaşamlarında kullandıkları yapı ve sistemleri tasarlar, kurar ve ikame ederler. Bir inşaat mühendisinin kullandığımız yolları, köprüleri ya da binaları inşa etmesi ve ikame etmesi veya bir bilgisayar mühendisinin kullandığımız bilişim ağlarını, bunlara veri taşıyan yazılım sistemlerini tasarlayıp kurması ve ikame etmesi gibi. Bu açıdan bilim ve mühendislik arasında çok kuvvetli ve birbirinden beslenen bir ilişki vardır. Matematikçiler ve matematik mühendisleri arasındaki ilişki de yukarıda anlattığım bilim insanları ve mühendisler arasındaki ilişkiye benzemektedir.

Bir matematik mühendisi ne yapar, uzmanlık alanı nedir, ne tür sistemler tasarlayıp, kurar ve ikame eder?

Bir matematik mühendisi insanların yaşamlarını etkileyen bütün sorunlar üzerine çalışabilir. Bu çalışma; örneğin trafik sıkışıklığının giderilmesi için olası senaryoların üretilmesi, siyasi arenada seçim anketlerinin düzenlenmesi veya bir yatırım portföyünün yönetilmesi üzerine olabilir. Bununla beraber üzerinde çalışılan problem ne olursa olsun, matematik mühendisleri  bu problemleri soyut olarak analiz etme, modelleme, parçalarına bölme ve birleştirme konusunda uzmandırlar. Özellikle de eldeki problemin daha önce hiç görülmemiş, kendine has bir özelliği varsa işte asıl o noktada matematik mühendislerine ihtiyacımız var demektir. Çünkü sorulması gereken sorunun bile açık olarak belli olmadığı, olası çözümün hiç yoktan tasarlanıp birden fazla uzmanlık alanının birleştirilmesiyle elde edilmesi gereken yerlerde hem matematik hem de mühendislik bilimleriyle uğraşan bireylere ihtiyaç vardır.

Günümüzün yeni çalışma alanlarından olan istatistiksel veri bilimi de yukarıda anlattığımız iş tanımına uyan ve ivedilikle çözüm gerektiren problemlere sahip olan bir alandır. Matematik mühendisliği bölümlerinde yetişen öğrenciler; istatistik, makine öğrenmesi, yazılım ve uygulamalı matematik konusunda edindikleri bilgi ve birikimle diğer mezunlardan ayrılmaktadır. Bu nedenle matematik mühendisleri ilgili alanlarda çokça istihdam edilmekte, faaliyet göstermekte ve start-up denilen yenilikçi iş fikirleri üzerine kendi şirketlerini kurmaktadır.

Yine yeni çalışma alanlarından olan ve son 10 yıldır yurt dışında en popüler mesleklerden biri olarak gösterilen aktüerya da matematik mühendislerinin sıklıkla faaliyet gösterdiği alanlardandır. Bir çeşit risk analizi uzmanlığı olan aktüerya, sigorta ve denetim şirketlerinin hayati öneme sahip ve adeta bu şirketlere yön veren bir bölümüdür. İnsan hayatı ile trafik, endüstri ve iklim değişikliği gibi hayat dışı konularda olası riskleri modelleyerek ölçen aktüerler, olasılık ve istatistik bilgilerini gerçek hayata uygulayabilen matematikçilerdir. Aktüerler sayesinde sigorta şirketleri bizlere risklerden korunmamız için daha uygun ve amaca yönelik sigorta ürünleri sunmaktadır.

Teknolojik gelişmeler ve internet uygulamalarıyla hiç olmadığı kadar hızlı değişen dünyamız, bu gelişmelerin getirdiği teknik sorunların varlığı yanında hızla dönüşen bir sosyal ve düşünsel atmosfere de sahip. Dolayısıyla yeni dönemin mühendisleri sadece teknik problemler için değil, sosyal olgulardan doğan sorunlar üzerine de fikir beyan etmek ve çözüm üretmek zorunda kalacaklardır. Soyut düşünme ve analiz etme yeteneklerini pekiştirerek, düşünsel becerilerini insan üzerine her alanda ortaya çıkabilecek problemleri çözmek üzere kullanmak isteyen adaylara, matematik ya da matematik mühendisliği bölümlerini seçmelerini kuvvetle tavsiye ediyorum.

Prof. Dr. Atabey Kaygun