Covid-19 Gölgesinde Değişen Trendler

Covid-19 ile insanlık 100 yılda bir gerçekleşecek bir olayı yaşarken bu pandeminin iş yapış biçimlerimizi ve özelde de finans sektörünü tam bir değişim çağında yakaladığını söylemek yanlış olmayacaktır. 

Genele baktığımızda internet ve uygulamalarının hayatımızın her alanına girmesi ile birlikte eğitim, tıp, otomotiv ve endüstride yaşanan değişimlere paralel olarak bankacılık ve sigortacılık sektörlerinin de son 20 yılda geçirdiği değişim pandemi sonrası değişecek alışkanlıklarımızın göstergeleri olarak düşünülebilir. Örneğin online eğitim kavramı, bugüne kadar sınıf içi eğitimlere bir alternatif olarak görülürken günümüzün değişen dinamikleriyle tüm eğitim hizmetlerinin sunulduğu bir mecraya dönüştü. Yine uzaktan tanı teknikleri ve otonom araçlarla tıp ve otomotivde yaşanan kişiselleşme ile uzun süredir hayatımızda olan şube dışı kanallarla finansal işlemleri yapabilme imkanları insanlığı pandemi sonrası yeni bir çağa hazırlıyor. 

Yaşadığımız süreci sadece kendi kuşağımıza denk gelen bir şansızlık olarak görmemek gerek. Bu pandemi aynı zamanda çok az olasılık ile gerçekleşebilecek şeylerin pekala olabildiğini ve gelecekte de olabileceğini bize göstermesi açısından güzel bir kanıttı. Demek ki finans sektörü açısından durumu ele aldığımızda bankacılık ve sigortacılık alanındaki risk yöneticileri bundan sonraki süreçlerde örneğin kredi notu veya kasko, sağlık ve hayat sigortası primleri gibi hepimizin hayatına dokunan hesaplamaları yaparken, eskiden az olasılıkla değerlendirdikleri ya da hiç hesaba katmadıkları noktaları da düşünecek, bunları da ürünlere dahil etme davranışı içinde olacaklardır. Fakat bu davranışın fiyatları mutlaka yukarı çekeceği düşünülmemelidir. Aslında bu, daha çok risk algısını ve iş yapış tarzımızı değiştirecek şekilde hayatımıza yansıyacaktır. Örneğin tüketim alışkanlıklarının değiştiği bir ortamda yeni ihtiyaçlara göre şekillenecek kredi talebinin skorlaması eskiden olduğu gibi yapılmayacaktır. Yine eskiye göre daha az sayıda kişinin araba kullandığı bir coğrafyada kasko yaptırmak isteyen sürücü sayısı düşerken, doğal afetler ve yıpranma payı giderleri gibi farklı ihtiyaçları kapsayan sigorta ürünleri ortaya çıkacaktır. Son olarak tıp dünyasından düşünürsek örneğin bir dizi genetik kusurun tedavi edilebildiği bir ortamda genetik yolla ortaya çıkan hastalıklar için kim poliçe satın almak ister? Dolayısıyla CoVid-19 sonrası dönemde klasik finans yaklaşımlarının yerine farklı ihtimalleri ve ihtiyaçları kapsayan yeni finansal ürünler ve tamamlayıcı uygulamalar yaygınlaşacak diyebiliriz. Bu da değişen üretim mecraları ve tüketim alışkanlıkları ile daha çok bireyin bugüne göre daha az maliyetle finansal sisteme girebilmesine olanak tanıyacaktır.