Bireylerin Geleceğin İş Dünyasında İhtiyaç Duyacakları Yetiler

Dijital ve yapay zekâ teknolojileri iş dünyasını geliştirmekte ve günümüz iş gücü, kazandığı beceriler ve ortaya çıkan yeni mesleklerle dönüşerek zamana uyum sağlamayı öğrenmektedir. COVID-19 kriziyle hızlanan bu dönüşümde hâlâ netlik kazanmayan şey ise yarının çalışanlarının tam olarak hangi becerilere ihtiyaç duyacağıdır.

McKinsey Global Institute tarafından yapılan araştırma, bazı mesleklerin kaybolmasıyla beraber, otomasyon, yapay zekâ ve robotik ilerlemeler sayesinde pek çok yeni iş türünün de ortaya çıkacağını göstermektedir. Araştırmanın sonucu, üst düzey beceriler olarak tanımlanan; teknolojik, sosyal veya duygusal yetilere sahip bireylerin iş çevrelerinde talep göreceğini göstermektedir. Bu özellikleri gerektiren işlerin giderek daha önemli olacağı, diğer yandan el maharetine ve fiziksel becerilere bağlı olarak yapılan işlerin ise daha az talep göreceği yine araştırmanın sonuçlarından biri olarak sunulmaktadır.

Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde yönetimler, vatandaşlarının bu başlıklardaki gelişiminin önemini kavramakta ve toplumun gelecekteki refahının katma değerli işler yaratmakta olduğunun bilincindedirler. Örneğin, ülkemizde kamu ve özel sektörün özellikle son 15 yılda teknolojiye ve akıllı sistemlere yaptığı yatırımlar veya yine hükümetlerimiz ve özel sektör eliyle yürütülen sosyal sorumluluk projelerinin bu amacı güden girişimler olduğu söylenebilir. Özellikle toplumun geniş kesimlerini ilgilendiren sosyal sorumluluk projeleriyle hedeflenen; toplumsal fayda ve bütünlük düşüncesiyle bireyleri, sosyal ve düşünsel olarak geliştirmektir. Fakat yine de geleceğin belirsizliği tam tanımlanamayan becerilerin öğretilmesini ve bu becerilerin öğrenilme stratejilerini tasarlamayı güçleştirmektedir.

Bu nedenlerle bu yazımızda öncelikle yüksek istihdam seviyesi, üstün başarı, iyi gelir imkânı ve iş memnuniyeti gibi arzulanan başlıklara kavuşmak için gelecekte önemli olacağını düşündüğümüz yetenek ve yetilerin tanımlarını oluşturmaya çalıştık.

Belirsizliği yönetebilmek

Yaşadığı iş ve sosyal süreçlerde insan, doğası gereği kesinlik olgusunu arar ve belirsizlikten kaçınır. Fakat bugünün dünyasının bireylerden beklediği belki de en önemli özellik geleceğin belirsizliğiyle başa çıkma yeteneği olacaktır. İş ve sosyal yaşamdaki değişim artan bir hızla gerçekleşirken geleceğe dair belirsizlikler adeta birer norm haline gelmektedir. Dolayısıyla işle ilgili veya sosyal süreçlerde olası tüm seçenekler analiz edilmeli ve gelecekte ne olacağını bilmemekten rahatsızlık duyulmamalıdır. Bireylerin bu şartlarda bile sağlam kararlar verebilmesi ve tam bilgi yokluğunda güvenle ilerleyebilmesi en çok aranan özelliklerden olacaktır.

Merak

Kişinin belirsizlik ortamına dair karşı konulmaz bir meraka sahip olması beklenecektir. İletişime açık olmak ve öğrenme arzusunun yanında daha geniş bir yelpazeden sorunlara yaklaşabilmek için araştırmak, anlamak ve daha fazlasını bilmek ancak merakla mümkün olacaktır. Bu motivasyon sizi yalnızca özel bir konuda uzmanlık seviyesine taşımakla kalmayacak, aynı zamanda çeşitli alanlarda bilgi ve becerilerinizin gelişmesini sağlayacaktır.

Girişimcilik ve empati

Gelecek için bir diğer önemli beceri başlığı; girişimcilik ve bunun gerektirdiği empati olacaktır. Piyasaların değişen ihtiyaçlarına uyum sağlamak ve kullanıcı ihtiyaçlarını giderebilmek için, evet, girişimci bir ruha sahip olmak önceliklidir. Fakat girişimcilikte başarı için empati yapabilmek şarttır. Empati yapabilme yetisi, yeni fırsatları görmenize olanak tanıyacak ve bu fırsatların getireceği zorlukları anlamanızı sağlayacaktır. Ayrıca yeni bir girişimle piyasaya yeni değerler sunarken uygun seviyede risk almanız ya da tamamen yeni bir girişimle yola devam etme zorunluluğunu görmeniz empati yapabilme yetinizle mümkün olacaktır.

Uyum ve ilişkiler

Başarının öteden beri, şimdilerde “network” kelimesiyle de telaffuz edilen, kişisel çevreniz ve ilişkilerinizle ilgili olduğu düşünülmüştür. Gelecekte ise başarının ilişkilerin gücüne daha da bağlı olacağı öngörülmektedir. Bunun nedeni, bireylerin teknolojik yeniliklerle gittikçe daha geniş bir sosyal çevreye ulaşması ve farklı grupların iletişiminin artması olarak düşünülmektedir. Sosyal sermayeniz, ilişkileriniz ve yakın tanıdığınız kişiler, etkinlikleri ölçüsünde size yeni fırsatlara erişim ve iş hayatında destek sunacaklardır. Yeniden ilk maddeye dönersek, mademki geleceğin en ayırt edici özelliği belirsizlik altında karar verme olacaktır, o halde alınacak riskler ister istemez bireyin karar alırken tereddüt etmesine neden olabilir. İşte böyle anlarda zaman içinde kurduğunuz köklü ilişkilerin koruyucu şemsiyesine her zamankinden daha çok ihtiyaç duyabilir ve adımlarınızı atarken çevrenizin desteğini alarak güvenle ilerleyebilirsiniz.

Dr. Genco Fas

Referanslar:

  1. https://www.mckinsey.com/industries/public-and-social-sector/our-insights/defining-the-skills-citizens-will-need-in-the-future-world-of-work
  2. Managing Uncertainty in Crisis - Exploring the Impact of Institutionalization on Organizational Sensemaking, Lu, Xiaoli, Springer.