Tavlanın Tarihi

Evet, kim daha çok düşünüyor,

Kim daha iyi biliyor,

Kim daha ileriyi görüyor ise o kazanır.

Ama biraz da şanstır

İşte hayat budur.

Rivayete göre; 6. yüzyılın sonlarında Hint İmparatoru, zamanın Pers İmparatoru’na içinde bir mektupla satranç hediye gönderir. Mektupta, oyunun açıklaması yoktur fakat şu not bulunmaktadır: “Kim daha çok düşünüyor, kim daha iyi biliyor, kim daha ileriyi görüyor ise o kazanır, işte hayat budur.” Pers İmparatoru, dönemin en alim vezirlerinden biri olan Büzur Merih’ten, gönderilen oyunu çözmesini ve karşılık olarak da başka bir oyun icat etmesini ister. Tahmin edildiği gibi Büzur Merih bir süre sonra oyunu çözecek ve bu bilmeceye bir cevap olarak tavlayı icat edecektir. Tavla oyunu da cevaben yine bir mektup ve notla Hint İmparatoru’na gönderilir. Notta şöyle yazmaktadır: “Evet, kim daha çok düşünüyor, kim daha iyi biliyor, kim daha ileriyi görüyor ise o kazanır. Ama biraz da şanstır, işte hayat budur.”

Zaman kavramından ilham alınarak tasarlanan Büzur Merih’in tavlası; 4 köşesiyle mevsimleri, karşılıklı 6’şar hanesiyle yılın 12 ayını, pulların toplam sayısıyla ayın 30 gününü, siyah ve beyaz taşlarıyla sırasıyla gece ve gündüzü, karşılıklı 12’şer haneyle ise günün 24 saatini simgeler.

Kökeni İtalyanca ‘tahta’ kelimesinden gelen tavlanın tarihçesi M.Ö. 3000 yıllarına dayanmaktadır. 2004 yılında İran’da yapılan kazılarda zamanın Pers İmparatorluğu’na ait

Shahr-e Sokhteh‘de (Yanmış Şehir) tavlaya benzer şekilde 2 zar ile tahta üzerinde oynanan bir oyun bulunmuştur1. Yılan figürleriyle bezeli tahtanın hemen yanında yer alan toprak bir kap içinden ise 60 parça çıkarılmıştır.

Farklı coğrafyalarda yıllar içinde gelişen ve farklı tarzlarla oynanan tavla, Osmanlı Devleti’nde 1400’lü yıllarda yaygınlaşmıştır. Günümüzde Osmanlı’daki şekliyle devam etmekte olan tavla geleneğinde pek çok çeşit vardır. En bilinen oyunlardan ikisi; klasik tavla ki erkek tavlası olarak da bilinir ve sadece zara bağlı olup strateji içermeyen bir oyun olan kız tavlasıdır.

Tüm zamanların en çok oynanan masa oyunu olarak bilinen tavlanın ülkemizde esnaflar arasında popülerliği bilinirken; şehirler, üniversiteler, meslek grupları ve arkadaş grupları arasında turnuvaları düzenlenmektedir. Dünya genelinde de büyük ölçekli tavla turnuvaları yapılmaktadır.

1986’da kurulan Dünya Tavla Federasyonu’na ülkemiz 2000 yılında dâhil olmuştur. Federasyonun amacı, dünyada birçok ülkede değişik isimlerle oynanan ve aslında küçük varyasyonlar gösteren oyun kurallarını belli standartlar altında birleştirerek, bir şans oyunu olmaktan öte, tavlanın bir zekâ ve strateji oyunu olarak kabul görmesini sağlamaktır. 2015 yılında düzenlenen 40. şampiyonada İstanbullu bir doktor, Dr. Ali Cihangir Çetinel, dünya şampiyonluğunu ülkemize getirmiştir3.

Dünya turnuvalarında klasik 2 zar ve 30 pullu tavlaya ek olarak “double cube” denilen ve üzerinde 2-4-8-16-32-64 yazan bir tahta da kullanılmaktadır2. Double cube’da oyuncular skoru katlamayı teklif edebilir. Yani eğer oyunda iyi bir konumdaysanız ve kazanacağınıza inanıyorsanız rakibinize skoru katlamayı teklif edebilirsiniz. Eğer rakibiniz reddederse mevcut oyun bitecek, ancak rakibiniz eğer kazanma şansı olduğuna inanıyorsa teklifi kabul ederek oynamaya devam edecektir. Rakibiniz herhangi bir noktada şansının artacağını düşünüyorsa skoru tekrar katlamayı önerebilir.

Esnaf arasında sıklıkla oynanan, çarşıda, sokaklarda yürürken kulaklarımıza çalınan zar ve pul sesleri hepimiz için sanki geçmişten, Osmanlı’dan bize ulaşan anılar gibidir. Tavlanın, günün yorgunluğunu ve stresini atmak, biraz da rekabet ve muhabbetle keyiflenmek isteyen herkes için uygun bir oyun olmasına şaşmamak gerekir. Zira, yaşamı sembollerle tahtasına aktaran ve ardında bilinen insanlığın tarihçesini barındıran bir oyundur, tavla...


Dr. Genco Fas

Referanslar

1.http://www.payvand.com/news/04/dec/1029.html#:~:text=The%20oldest%20backgammon%20in%20the,Cultural%20Heritage%20News%20Agency%20reported

2.https://en.wikipedia.org/wiki/Backgammon

3.https://www.sabah.com.tr/yasam/2015/08/12/bir-tek-yenilgi-almadan-dunya-sampiyonu-oldu