Close up of a young family enjoying a movie in the cinema

Sinemanın Gelişimi – Bölüm 2

Önceki yazımızda sinemanın ilk yıllarına bir bakış atmış ve bugün anladığımız anlamda sinemanın ortaya çıkışında söz sahibi olan isimleri, yaptıklarını ve sinema endüstrisinin teknik alt yapısının nasıl hazırlandığını aktarmıştık. Şimdi de sinemanın bir endüstri olarak gelişimi ve günümüze gelirken yaşanan önemli yapıtlar ve olaylardan bahsedeceğiz.

Bir Sektör Olarak Sinema

Sinemanın keşfinden itibaren yapılan sessiz filmler 1912 yılına kadar çekildiler ve sinema sektörünün başlangıcını oluşturdular. Ardından gelen yıllarda filmler sesli şekilde çekilmiş olsa da sessiz sinema hemen terk edilmemiştir. Hatta tam bu geçiş döneminde sektöre giren ve sessiz film denince aklımıza gelen ilk isim olan Charlie Chaplin, yani canlandırdığı karakterin adıyla “Şarlo”, sessiz filmler yapmaya devam etmiştir. Şarlo bunun nedenini “Konuşursam beni sadece İngilizce bilenler anlayacak ama sessiz bir filmi herkes anlayabilir.” sözleri ile ifade etmiştir.

Sinema salonları bugün anladığımız anlamda sesli film gösterimlerine ilk kez 1927 yılında “Caz Şarkıcısı” filmi ile giriş yapmıştır. 1912 yılı sonrası dönemde yapılan tüm filmlerin sesli film olma özelliği diyalogların ara yazılarla müzik eşliğinde verilmesinden ibarettir. Halbuki bu filmde ilk kez görüntü ve sesler beraber kullanılmıştır. Diğer taraftan bu film ilk uzun metrajlı film olma özelliğini de taşır. Bu nedenlerle “Caz Şarkıcısı” sinema tarihi için büyük öneme sahiptir.

Sinema tarihinde sesin kullanılmasından sonra ikinci teknolojik yenilik renkli filmlerin ortaya çıkmasıyla gerçekleşmiştir. Bu dönem, yani 1925-1935 dönemi pek çok teknik deneyin yapıldığı uzun bir süreç olmuştur. 1930’lara doğru renk kataloğu gittikçe genişlemiş ve 1935’te ilk olarak “La Cucaracha”, hemen arkasından da uzun metrajlı “Becky Sharp” çekilmiştir. Bu iki film ile renkli sinema dönemi resmen başlamıştır. Renkli sinemaya geçiş sinema izleyicisinde ciddi bir etki yaratmıştır. Renk algısının kişiden kişiye değişmesi ve izleyicide farklı duygular uyandırması filmlerin gerçeklik kavramını da artırmıştır.

Renkli sinemada başlangıç döneminin unutulmaz filmi ise Amerikan sinemasının başyapıtlarından sayılan 1939 yapımı “Rüzgar Gibi Geçti” filmidir. Bu meşhur filmde renk ustalıkla kullanılmış ve rekor sayıda izleyiciye ulaşılmıştır. Bugün bile hala adı anılan ve geçmiş yüzyılın ilk yarısından akılda en çok kalan filmlerden biri olan “Rüzgar Gibi Geçti” ticari olarak da sinema sektörünün en başarılı filmlerinden biri olarak görülmektedir.

Yine aynı dönemlerde renkli olarak çekilen ve gerçek ses tasarımının yanında ses efektlerinin de kullanıldığı “King Kong” bugün klasik film koleksiyoncularının arşivinde yer alan en önemli filmlerden biridir.

‘40’lardan sonra...

Amerika’da film sektöründe ciddi bir hareketliliğin başladığı bu dönemlerde Avrupa, II. Dünya Savaşı’nın etkisi altındaydı. Savaşın hemen ardından İtalyan Sineması, toplumsal gerçekleri gözler önüne seren Yeni Gerçekçilik Akımı ile öne çıkmaya başlamıştır. Bunu yenilikçi ve yaratıcı yapıtların ortaya çıktığı Yeni Dalga Hareketi ile Fransız Sineması izlemiştir. İngiliz sineması Özgür Sinema Hareketi ile sektöre katkıda bulunarak film stüdyolarının gelişmesine ve pek çok film yapımcısının bu ülkede film çekmesine olanak sağlamıştır. Alman Sineması  ise aynı dönemlerde daha çok ulusal kahramanların yaşamlarını anlatan filmler üretmiştir.

Özellikle İtalyan ve Fransız akımları her ne kadar film sektörünü etkilese de 1960’lara gelindiğinde artık üstünlük Amerikan Sineması’na yani “Hollywood”a geçmiştir. Amerika’da sinema yapımcıları ve film stüdyoları artmış, ciddi bir sinema izleyici kitlesinin oluşmasıyla dev bir endüstri ortaya çıkmıştır.

Renkli sinemaya geçişin Doğu’da şüphesiz ki en önemli etkisi Hint film sektörüne olmuştur. 1940-60 yılları arasında Yeni Dalga Hareketi’nden etkilenen Hint Sineması, sonraki dönemde komedi ve müzik üzerine kurulu eğlenceli ve çok renkli, fakat teknolojik olarak çok gelişmiş olmayan Bollywood sineması ile Hollywood’a rakip olmuştur. Bugün Hollywood en yüksek gişe hasılatı olan filmleri üretse de, Bollywood bir yılda Hollywood’dan daha fazla sayıda film üretmektedir. Bu şekilde aslında iki sinema endüstrisi arasında tatlı, fakat çekilen filmlerin altyapı farklılıkları anlamında zaman zaman gülümseten bir rekabet vardır. 

1960’lardan itibaren Birleşik Devletler’de yeni kurulan pek çok stüdyo ile birlikte Hollywood ve Avrupa Sineması arasında fark oluşmaya başlamıştır. Artık Amerikan Sineması kâr amacı güden ve sektörü güçlendirmeye çalışan filmler üretmeye başlarken, Avrupa’da yapılan filmler ise sinema sanatını geliştirmeye yöneliktir. Büyük yapım şirketlerinin kurulması Amerikan sinema endüstrisinin büyümesine olanak sağlamış, tüm dünya ülkelerinin değişik bütçeler ve konular üzerinden çektikleri filmler ise sinema sektörünü global olarak farklı bir boyuta taşımıştır.

Sinema yapımcıları her geçen gün etkileyici ses ve görüntü efektleri kullanıp daha büyük salonlarda seyircilere ulaşarak yeni gişe rekorları kıran filmler yapmaktadır. Bu haliyle sinemanın ana akımında sonu hiç gelmeyecek bir gişe yarışı sürerken Ülkemizin de içinde bulunduğu dünyanın farklı coğrafyalarına ait sinema ekolleri de sinema sanatına en güzel örneklerle katkıda bulunmaktadırlar. Bu sanata ister gişe kaygısıyla, ister reyting, isterse de edebi motivasyonlarla olsun emek veren sanatçılar ise pek çok ülkede çeşitli sanat ödülleri ile onurlandırılmaktadır.

Sinema; müzik, doğa, fotoğraf, ışık ve oyuncuyu içinde barındıran büyülü bir dünyadır. Bunun yanı sıra etkili kitle iletişim araçlarından biri olup aklımızın ve kalbimizin derinliklerine kadar ulaşmaktadır.

Referanslar:
https://dusge.com/sinema-tarihindeki-ilk-renkli-film-hangisidir-ve-ne-zaman-cekilmistir/
https://onedio.com/haber/dunya-sinemasinin-ilkleri-508815
https://filmloverss.com/sinemanin-icadina-atlar-on-ayak-olmus/
https://www.turkedebiyati.org/sinema-tarihi.html
https://medium.com/@can_akman/sinemanın-kısa-tarihi-e6d838f25fb0
https://www.aa.com.tr/tr/kultur-sanat/dunden-bugune-sinemanin-yolculugu/1603789
https://filmloverss.com/sinema-tarihinden-20-ilk/
https://www.neoldu.com/charlie-chaplin-filmlerinde-neden-sessizdi-195h.htm
https://alonot.com/sinema-tarihi-ozet-notlar/
https://indigodergisi.com/2014/02/sinema-tarihi/