Sağlığımız Bozulduğunda Finansal Yönetim Nasıl Yapılır?

Beklenmedik bir kaza, geçirilmesi gereken acil bir ameliyat ya da hastanede yatarak tedaviyi gerektiren rahatsızlıklar hayatın her alanını etkilediği gibi finansal durumu da etkilemektedir. Basit bir ameliyat bile kimi zaman kişinin birkaç hafta işine gidememesine neden olurken, daha ağır hastalıklarda bazen aylarca işten uzak kalmak gerekebilir. Temennimiz elbette herkesin sağlıklı bir yaşam sürmesi olsa da böyle olumsuz durumlara nasıl yaklaşılacağıyla ilgili önceden bilgi sahibi olmak, bu beklenmedik sürecin daha rahat atlatılmasını sağlayacaktır. 

Önceden önlem almak: Sigortalar

Herkesin ilk yapması gereken şey, herhangi bir hastalık durumu ortaya çıkmadan önce ‘Bana bir şey olmaz!’ dememek, öngörülemez böyle durumlara karşı hazırlıklı olmaktır. Ülkemizde Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), devlet hastanelerinde yapılan tüm sağlık girişimlerini karşılamaktadır. Tüm çalışanlar sigorta primlerinin ödendiğinden emin olmalı, gerekiyorsa işverenle görüşerek sigorta ödemelerinin düzenli yapıldığını teyit etmelidir. Beklenmedik bir kaza veya hastalık durumunda birikmiş prim borçlarının olması sağlık hizmetine ulaşımın gecikmesine neden olabilir.

Özel sigortaları tercih edenler ise sigorta kapsamlarını iyi inceleyerek karşılanan hizmetleri ve sigortanın kullanılabildiği kurumları iyi bilmelidirler. Sigorta poliçeleri kimi zaman uzun ve karışık olsa da bu poliçelerin detaylı okunması, sonradan beklenmedik ödemeler ve kötü sürprizlerle karşılaşılmasını önleyecektir. Özellikle ileri yaşta ve kronik hastalıkları olan bireyler için sigorta yaptırırken poliçenin kapsamını detaylı incelemek daha da fazla önem arz etmektedir.

Bir sağlık sorunu oluştuğunda çocukları ya da bakmakla yükümlü oldukları aile bireylerine sahip olan kişiler için süreç yönetimi daha da zor olabilmektedir. Kişiler kimi zaman kendi sağlıklarını ikinci plana atarak yakınları için endişe etmekte, hatta sağlıklarıyla ilgili yapılması gereken girişimleri erteleyebilmektedir. İşte bu tip olumsuz durumlardan kaçınmak için en güvenli yollardan biri hayat sigortalarıdır. Bu sigortalar; ağır bir hastalık, sakatlanma ve hatta vefat durumlarında diğer aile bireyleri için güvence sağlamaktadır. Böyle bir sigortayla kişi, beklenmedik bir sağlık sorunuyla karşılaştığında üzerindeki stresi ve geleceğe yönelik belirsizliği azaltabilir. Tüm sigortalarda olduğu gibi hayat sigortalarında da şartların ve yükümlülüklerin detaylı incelenmesi, gerekirse bağımsız bir sigorta danışmanıyla görüşülmesi çok önemlidir.

Acil durum fonu oluşturmak

Eğer finansal durum müsaade ediyorsa sağlığın ciddi olarak etkilendiği, çalışılamayacak dönemlerde kullanılmaya hazır bir miktar paranın bulunması kişiye ilave bir güvence ve rahatlık sağlayacaktır. Finansal planlama uzmanları, bu tip fonların kişinin veya ailenin temel giderlerini altı ile dokuz ay arasında sürdürebileceği miktarda olması gerektiğini düşünmektedir. Mümkünse bu miktarı sadece aile bireylerinin bilgisi dâhilinde farklı bir hesapta bulundurmak, başka giderler için harcamamak ve ihtiyaç halinde hızla ulaşılabilir şekilde tutmak gerekmektedir.

Borçları dengelemek

Sağlığımız yerindeyken olumsuz bir tablonun oluşması ve sağlığımızı kaybedeceğimiz düşüncesi çok uzak bir ihtimal gibi görülebilir. Örneğin, alınan borçlar ve uzun vadeli krediler sağlıkla ilgili endişelerin bulunmadığı günlerde doğal olarak rahatlıkla ödenebilecek gibi hissedilmektedir. Fakat şartlar değişir de birey sağlığında olumsuzluklar yaşarsa, ödemeler faizleriyle birlikte hızla birikebilmektedir. Elbette öncelikle yapılması gereken şey; sağlığımızla ilgili bir olumsuzluk yaşamıyor olsak bile, bizi zorlayacak, geri ödeme sürecinde soru işaretleri yaratacak borçların altına girmemektir. Fakat eğer borçlar azımsanmayacak bir noktadayken sağlığımızda bir sorun yaşıyorsak öncelikle birikmiş borçların ödenmesi gerekmektedir. Bunun için sağlık harcamaları hariç diğer giderlerin kısılması ve bu borçların ödenmesi kişinin üzerindeki finansal yükü ve stresi azaltacaktır.

Eğer uzun süreli tedavi gerektirecek bir hastalık veya sakatlık durumuyla karşı karşıya kalınırsa, işvereni en kısa zamanda bilgilendirmek her zaman iyi bir fikirdir. Yapılan tüm tedavilerin, tıbbi masrafların kaydının tutulması, eğer kalıcı veya geçici bir maluliyet oluştuysa bunun belgelenmesi işveren ile yapılacak görüşmeleri kolaylaştıracaktır. Sürecin en başından itibaren tüm kayıtlar hasta tarafından düzenli bir şekilde tutulmalı, işveren ile sürekli iletişim halinde kalınarak gerekli belgeler zamanında edinilmeli ve ihtiyaç halinde sunulmalıdır.

Psikolojik destek ve iyi ruh halini korumak

Hastalık halinde kişinin psikolojik durumunu koruyabilmesi,  sahip olduğu sosyal destekle yakın ilişki içindedir. Aile, arkadaş ve farklı sosyal çevrelerin maddi olmasa bile manevi desteği her zaman çok önemlidir. İş rutini içinde sosyal ilişkilerimiz bazen ikinci plana atılabilse de kısa bir süre için bile olsa çalışamaz duruma geldiğimizde bize yardım eden işimiz değil, ailemiz ve arkadaşlarımız olmaktadır. Rutin koşturmaca içinde bu gerçeği kendimize zaman zaman hatırlatmamız gerekmektedir.

Psikolojisi gereği insan, sağlığının sonsuza kadar yerinde olacağı ve oluşabilecek talihsizlikleri görmezden gelme yanılgısına düşme eğilimindedir. Küçük veya büyük bir sağlık problemi elbet her insanın karşısına hayatının bir noktasında çıkacaktır. İşin kötü tarafı ise bu sorunun ne zaman gerçekleşeceğini kestirmenin pek de mümkün olmadığıdır. Bu nedenle yukarıda bahsedilen konuları finansal planlamada göz önünde tutmak, kişinin ve yakınlarının uzun vadede karşılaşabilecekleri sağlık sorunlarına ve finansal olumsuzluklara hazırlıklı olmalarını sağlayacaktır.

Dr. Egehan Salepci