Kaybolmuş Meslekler

Kaybolmuş Meslekler

“Büyüyünce ne olmak istersin?”

Bu soru çocukluk ve gençlik dönemleri boyunca en çok karşılaşılan sorulardan birisi değil midir?

Sık karşılaşılan ve çoğunlukla da hızlı cevap verilen bir soru olsa da kişiye, gelecekteki mesleğinin ne olacağını düşünmesine imkân sağlar. Birey hem kendisine hem de topluma faydalı bir mal veya hizmet üretmek adına uzun süren bir eğitim-öğrenim süreci sonucunda yeterli bilgi ve beceriyi kazanır. Bu şekilde bir meslek sahibi olur. Meslek seçimi, kişilerin beceri ve özelliklerine uygun olup, yeteneklerini göstermelerine ve kendilerini geliştirmelerine olanak sağladığı sürece mutlu ve başarılı bir iş kariyerini de beraberinde getirir. Diğer taraftan bu tanıma girmeyen bazı meslekler vardır ki bunlar ya aile yadigârı ya da çocukluk hayalleridir.

Geçmişten günümüze meslek çeşitliliği her geçen gün artmakta, gelişen teknoloji sayesinde her gün yeni çalışma alanları ve meslek dalları önem kazanmaktadır. Bazı meslekler sürekliliğini devam ettirse de geçmişte çok popüler ve geçerli olan ve özellikle de aile içinde kuşaktan kuşağa aktarılan bazı alanlar, günümüze kadar gelememiştir. Bilişim çağına geçiş, gelişen ve değişen toplum düzeni ve satın alma kültürü pek çok mesleğe olan ihtiyacı da ortadan kaldırmıştır.

Ustadan çırağa sevgi ve emekle aktarılan, incelik ve beceri gerektiren pek çoğu el emeği olan, kaybolan ya da kaybolmaya yüz tutmuş birbirinden önemli mesleklerden bazılarını sıralayarak, değerli ustaları da saygıyla analım.

Kaybolmuş ya da çok ender görülen meslekler

Hallaçlık ve yorgancılık

Eskiden ülkemizin neredeyse her sokağında rastlayabileceğimiz bu meslek, hallaç ustaları tarafından icra edilirdi. Mesleğin erbapları “hallaççı” diye bağırarak geldiklerini bize hatırlatır, sertleşen yatak, yorgan, yastık ve minderlerin içindeki pamukları ve yünleri hallaç yayıyla kabartırlardı. Aynı meslek grubundan yorgancılar da dükkânlarında rengârenk yorganlar diker, hazırladıkları ürünleri duvarlarına asarak sipariş verene yorganın hazır olduğu mesajını verirdi. Artık hallaççılara rastlanmasa da bazı mahallelerde yorgan ustaları hâlâ mesleklerini devam ettirmeye çalışmaktadır.

Debbağlık

Deriyi çeşitli ürünler yapmak için işleme zanaatıdır. Mesleğin atölyeleri, Fatih Sultan Mehmet zamanında ilk olarak İstanbul Kazlıçeşme’de kurulmuş ve yüzyıllarca devam etmiştir. Debbağlık, son derece özveri ve emek isteyen, meşakkatli bir Osmanlı Dönemi zanaatıdır. Bugün kimyasal işlemlerle atölye ve fabrikalarda üretim yapılmakta olduğu için bu meslek artık yapılmamaktadır.

Divitçilik

Değerli madenler ya da cam, porselen, fildişi, abanoz ağacından yapılan kamış kalem, yazı aletleri ve mürekkep hokkasının konulduğu yazı takımına divit, bunları yapan meslek erbabına da divitçi adı verilir. Günümüze gelene kadar önce daktilo ardından da bilgisayar ve akıllı telefon kullanımının yoğunlaşması ve farklı yazı araçları bir yana, kalemin bile az kullanılır hale gelmesi bu sanatın ve ustalarının, maalesef tarihin sayfaları arasında yerlerini almalarına neden olmuştur.

Hakkaklık

Bir yazı veya şekli; tahta, metal, taş ya da mermer üzerine kazıma sanatına hakkaklık, bu mesleğin ustalarına da hakkak denir. Hat ve süsleme sanatının gelişmesiyle çok eskiden beri var olan bu zanaat yıllarca devam etmiştir. Matbaacılığın ilk dönemlerinde kullanılan yazı kalıpları da bu sanatçılar tarafından hazırlanmıştır. Özellikle İstanbul’un tarihi camilerinde hakkakların mermer üzerindeki ustalıklarını görmek mümkündür. Bu meslek günümüzde kaybolmuştur.

Sedefkârlık

Türk geleneksel sanatları içinde yer alan ve sedef kakma eşya yapımına verilen isimdir. Midye, istiridye ve deniz kabuklarından elde edilen sedef, bu mesleğin ustası sedefkârlar tarafından incelik ve sabırla pek çok eşyanın süslemesinde kullanılmıştır. Hâlen de bu yöntemle az sayıda usta bu mesleği devam ettirmektedir.

Bu meslek dalları yanında bir zamanlar sokak ve mahallelerde sıkça rastlanan fakat günümüz koşullarına ayak uyduramayıp artık nadiren görünen ya da varlığını sürdüremeyen iş dallarını da hatırlamak gerekir.

Çerçilik

İstediğimiz ürünlerin kapımıza gelmesi sadece bugüne ait bir ayrıcalık değildi. Geçmiş yıllarda bir yerden bir yere gitmenin zor, alışveriş yapmanın da kolay olmadığı zamanlarda çerçiler, eşek veya at üzerinde taşıdıkları ürünlerle ev ev gezerlerdi. Leğenden iğneye her çeşit tuhafiye ürününü, eskisini alıp yenisini vererek, takasla veya ücreti karşılığında satarlardı. Bugün ulaşımın ve kentleşmenin artmasıyla birlikte bu iş alanı tamamen kaybolmuştur.

Niyetçilik

Elli yıl ve daha öncesinde mahalle aralarında çocukların, gelmelerini neşeyle beklediği veya biraz daha yakın dönemlerde lunaparklarda ziyaretçi kabul eden niyetçiler, ufak kağıtlara yazılan gelecekten haberleri ya da iyi dilekleri kuşlara, tavşanlara çektirerek şans belirlemede çok önemli ve ünlüydüler. Yeni neslin artık farklı ilgi alanlarına sahip olması ve teknolojinin hayata bakışımızı değiştirmesi bu işi yapanları yok denecek kadar azaltmıştır.

Cezzarlık

Bugünün kasaplarının gezgin hali olarak tanımlanabilecek cezzarlar ve ciğerciler, üzerine etler dizili bir sırık ve bellerine bağlı peştamala tutturdukları bıçaklarla sokaklarda dolaşıp et ve ciğer satarlardı. Yerleşik düzene geçişin artmasıyla esnaflar dükkânlarda satış yapmaya başlayınca bu meslek tamamen ortadan kalkmıştır.

Esansçılık

Camlı el arabalarında ya da portatif sehpalarla mahalle aralarında dolaşıp çeşitli esanslar satan seyyar satıcılara esansçı denirdi. En çok misk, gül ya da lavanta esansı satan bu iş grubu da bugün kaybolmaya yüz tutmuştur.

Şerbetçilik

Artık yok olan bir başka iş alanı de şerbetçiliktir. Sırtlarında bakır şerbetliklerle dolaşıp, tasları birbirine vurarak ses çıkaran şerbetçilerin lezzetli ve buz gibi şerbetleri özellikle yaz aylarının vazgeçilmeziydi. Artık sadece turistik yerlerde bu işin erbabı kişilere rastlansa da bu çalışma alanı da zaman içinde önemini kaybetmiştir.

Eski meslekler artık tarihin sayfalarına karışsa da bu meslekleri icra etmiş ustalar, zanaatkârlar ya da satıcılar işlerini dikkat ve özenle yapmış ve bu mesleklerin bugün hâlâ anılmalarını sağlamışlardır. Esnaf ve müşteri arasındaki sıcaklık hiç kaybolmamış, saygı ve sevgi hep devam etmiştir.

Yukarıda saydığımız meslek ve iş alanları, ustaları tarafından gelecek kuşaklara incelikleriyle aktarılmaya çalışılmış fakat değişim ve gelişimin kaçınılmazlığı altında ya bu meslekleri yaşatmaya başarılı olunamamış ya da bu mesleklere gerek kalmamıştır. Tıpkı bugün çok geçerli olan pek çok meslek dalının da değişen teknoloji ve dijitalleşmeyle beraber yakın gelecekte yok olacağı ve gelecekte kaybolan meslekler listesinde yer alacağı gibi...

Dr. Genco Fas

 

REFERANSLAR

https://tr.wikipedia.org/wiki/Meslek

https://www.tedankara.k12.tr/index.php/9-sinif-velilerimiz-icin/item/111-hayatimizdaki-en-onemli-kararlardan-biri-meslek-secimi

https://ikmagazin.com/ik-blog/nerede-o-eski-esnaflik-diyeceginiz-unutulmus-meslekler/

https://listelist.com/kaybolan-meslekler/

https://www.istesob.org.tr/hallac/

http://bilgilaboratory.blogspot.com/2012/04/kaybolan-bir-meslek-niyetcilik.html

https://www.istesob.org.tr/cercilik/

https://www.istesob.org.tr/divitciler/

https://muratdursuntosun.wordpress.com/2012/02/21/hakkaklik-nedir/

http://www.unutulmussanatlar.com/2015/09/sedef-kakma-sanat-sedefkarlk.html

http://www.forumgercek.com/turk-tarihi/58503-kaybolmaya-yuz-tutmus-meslekler.html

https://www.sabah.com.tr/ankara-baskent/2015/07/27/bal-gibi-meslek-serbetcilik

https://tekstilsayfasi.blogspot.com/2021/04/debbag-nedir-debbaglik-ne-demek-kimdir.html

http://diyarbakırlıoğlu.com/sedefkarlik/

https://sedefkarbekir.com/blog/sedef-ve-sedefkarlik-nedir/

http://diyarbakırlıoğlu.com/niyetcilik/

https://www.renklinot.com/soru-cevap-2/esanscilik-meslegi-ve-ozellikleri-nelerdir.html

http://diyarbakırlıoğlu.com/serbetcilik/