people_2

Kadınlar Günü ve Kadının Maruz Kaldığı Şiddet

Ayşe ne de çok istemişti okuyup doktor olmayı, babasının ‘’Sen kızsın, kızlar okumaz!‘’ demesi ile bütün hayalleri bir anda yıkılmıştı.

Zehra henüz 14 yaşındayken 48 yaşındaki akrabası ile evlendirilmişti.

Fatma bir türlü anlayamıyordu, ağabeyi neden sürekli ona bağırıp aşağılıyordu.

Emine çok mutluydu, kocası şehre gitmişti de üç gündür dayak yemiyordu…

Kadınlarımız, canlarımız, annelerimiz, kardeşlerimiz veya kızlarımız fakat ne yazıktır ki şu yukarıdaki birkaç satıra sığdırdığımız olumsuzlukların çok ötesinde ve hiç yabancı olmadığımız yaşanmışlıklar.

Teknolojinin sürekli geliştiği, her gün yeni bir buluşun hayata geçirildiği ve bilgi çağına girdiğimiz günümüzde, ülkemizde ve dünyada kadınlar ile ilgili çağ dışı olaylar maalesef katlanarak devam ediyor. Kadınlar yüzyıllardır fiziksel güçsüzlüklerinin bedelini, kendilerine yönelik şiddete maruz kalarak ödüyorlar. Hâlbuki insan hakları temelinde kadınlar ve erkekler eşit şartlarda, eşit haklara sahip olarak, cinsiyet ayırımı gözetmeksizin yaşama hakkına sahiptirler. Maalesef ki kadınlar; ekonomik, siyasi ve sosyal alanlarda hep haklarını aramak ya da kendilerini kanıtlamak zorunda kalmış, sürekli bir savaş vermişlerdir.

Kadınların, erkeklere karşı aynı haklara sahip olmak uğruna verdikleri savaşın simgesi haline gelen ve yıllar sonra Kadınlar Günü olarak ilan edilecek acı ve bir o kadar da üzücü olay bundan 164 yıl önce yaşanmıştır. 8 Mart 1857 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nin New York şehrinde 40.000 tekstil fabrikası işçisinin, çalışma koşullarının iyileştirilmesi için başlattığı grev, işçilerin bulunduğu fabrikanın kapılarının kilitlenmesi ile durdurulmaya çalışılmıştır. Fakat fabrikada çıkan yangın sırasında 129 kadın işçi barikatları aşamayıp kaçamamış ve yanarak can vermiştir. Bu grev, kadın işçilerin örgütlediği o güne kadar olan en büyük kadın eylemi olarak tarihe geçmiştir. Olay medyaya fazla yansımamış fakat buna rağmen unutulmamıştır.

8 Mart tarihi ilerleyen zamanlarda da farklı eylemlere sahne olmuştur. Bunlardan biri 1908’de Amerika’nın New York kentinde çoğunluğunu sosyalist kadınların oluşturduğu işçilerin sendika hakları ve kadınlara oy hakkı isteği ile bir miting düzenlemeleridir. Bir diğeri ise Rusya’da 8 Mart 1917 günü yapılan kadın yürüyüşü ve grevlerin çarlığın yıkılmasına yol açan bir ortam oluşturmasıdır.

8 Mart tarihinin Dünya Kadınlar Günü olarak seçilme nedeni, pek çok kaynakta 1857 yılında yaşanan korkunç olay olarak kabul edilmektedir. Diğer taraftan Birleşmiş Milletler‘in resmi internet sitesi, Rusya'da Çarlığa son veren 1917 Şubat Devrimi'nin kadınların protesto eylemleri ve grevler ile başladığını ve bugünün Gregoryen takvimi ile 8 Mart gününe denk geldiği için seçildiğini belirtmektedir.

1910 yılında Kopenhag’da düzenlenen Sosyalist Kadınlar Konferansı’nda Clara Zetkin özellikle 1857 yılında yaşanan fabrika yangınında ölen kadın işçiler anısına 8 Mart gününün Dünya Kadınlar Günü olarak kutlanmasını önermiş ve bu teklif oybirliği ile kabul edilmiştir. 8 Mart tarihinin Dünya Emekçi Kadınlar günü olarak kesinleşmesi ise 1921 yılında gerçekleşmiştir. Pek çok ülke tarafından kutlanması nedeni ile Birleşmiş Milletler 1977 yılında bu tarihi Dünya Kadınlar Günü olarak ilan etmiştir.

Ülkemizde de dünya ile birlikte 1921 yılında Dünya Kadınlar Günü kutlanmaya başlanmıştır. Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk, hak ve özgürlükleri koruyarak ardında kadın ve erkeğin eşit haklara sahip olduğu bir ülke bırakmak adına, 5 Aralık 1934 tarihinde kadınlarımıza seçme ve seçilme hakkını armağan etmiştir. Böylece birçok Avrupa ülkesinden çok daha önce kadınlarımız, seçme ve seçilme hakkına sahip olmuştur.

Günümüzde de 8 Mart Dünya Kadınlar Günü, kadın emeğinin ve kadının her alandaki rolü ve başarısının vurgulanması adına her yıl düzenli olarak kutlanmaktadır. Fakat kadına yönelik şiddet fiziksel, psikolojik, ekonomik, cinsel ya da dijital olsun ev içi ve ev dışında devam etmektedir. Belki kısa sürede olmasa da uzun dönemde yapıcı ve kalıcı çözümler, kadının erkek ile yan yana, eşit, şiddet olmadan saygı ve sevgi ile birlikte olduğu gelecek nesillerin yaratılmasını sağlayacaktır.

Bu sorunun daha hızlı aşılması için biraz da kadınların kendi haklarının farkına varması ve toplumsal hayatta güçlenmesi gerekmektedir. Kadına şiddetin yasalar ile önlenmesi, cezaların artırılması, kadının hem kendisi hem toplum açısından özerk bir birey olduğu farkındalığının yaratılması şarttır. Bunun yanında, şiddet gören ya da istismara uğrayan kadının korunması da hayati önem arz etmektedir. Burada hem devlet koruması hem de sivil toplum kuruluşları ve sığınma evleri devreye girmelidir. Fakat asıl önemli olan toplumsal eğitimdir ve bu eğitim öncelikle aile içinde başlamaktadır. Kız ve erkek çocuğa eşit haklar tanınıp, çocukların cinsiyet ayırımı yapılmadan yetiştirilmesi, erkek çocuğun güç vurgusu yapılmadan eğitilmesi, ailede şiddet ve korkutucu davranışlar yerine sevgi ve saygının hep ön planda tutulması gerekmektedir. En önemlisi toplumsal cinsiyet eşitliği anlayışı üzerine kurulu bir zihniyet dönüşümünün gerçekleşmesi, sorunun çözümü açısından gerçek belirleyici olacaktır.

Toplum, kadın ve erkek üzerine kurulmuştur ve ancak ikisi birlikte olduğu sürece gelişip ilerleyebilir. Ulu Önder Atatürk’ün güzel bir sözü bunu vurgulamaktadır: “Bir toplum, bir millet erkek ve kadından meydana gelir. Mümkün müdür ki bir toplumun yarısı topraklara, zincirlerle bağlı kaldıkça diğer kısmı göklere yükselebilsin.”

Referanslar:
https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/537161
https://evicisiddet.adalet.gov.tr/Ne_Yapabilirim.html
https://t24.com.tr/haber/kadina-siddet-nasil-onlenir,288237
https://www.cnnturk.com/turkiye/kadina-siddete-karsi-50-acil-onlem
https://www.e-psikiyatri.com/kadina-siddet-nasil-biter
https://tr.wikipedia.org/wiki/Dünya_Kadınlar_Günü
https://www.ttb.org.tr/kollar/_kadinhekim/haber_goster.php?Guid=c48042ce-3acd-11eb-82f5-db9559fde996
https://siyasetdergisi.com.tr/8-mart-dunya-kadinlar-gunu/
https://www.milliyet.com.tr/pembenar/dunya-kadinlar-gunu-neden-kutlanir-2023994
https://ailevecalisma.gov.tr/ksgm/siddete-maruz-kalindiginda/
https://morcati.org.tr/kadina-yonelik-siddet-nedir/