Bilim Kurgudan İlham Alan Teknolojiler

Bugün tamamen sıradan sayılabilecek teknolojilerin çoğu, bir zamanlar bilim kurgu yazarları için birer hayaldi. Bilim kurgu edebiyatı, yarının getireceklerini bize ipuçlarıyla sunar. Bu edebiyatın tasarladığı fütüristik dünyalar adeta hayallerin ötesinden gelen bir teknolojiyi yansıtır. Fakat çağlar sonrasına ait gibi görünse de bu olağanüstü hayallerin birçoğunun on yıllar içinde gerçeğe dönüştüğüne sıklıkla şahit oluruz. İşte bilim kurgunun gücü de budur; aslında bir hayal olmadığını, dünyamızın bilim kurguyla şekillendiğini ve geleceğin ise bilim kurguyla yazıldığını şaşırarak hissederiz.

Bu yazımızda bilim kurgu eserlerinde, çoğunlukla da filmlerinde işlenen ve birçoğumuzun aşina olduğu hayal ürünü teknolojilerin zamanla nasıl günlük yaşantımızın bir parçası olduğuna tanıklık edeceğiz. Geçmiş yıllarda seyrettiğimiz filmlerden ve okuduğumuz kitaplardan hatırlayacağımız ve bizden çok ileri teknolojilerle donanan kahramanlarla nasıl olur da aynı teknolojileri kullandığımızı şaşırarak göreceğiz.

İşte bilim kurgunun ilham verdiği teknolojik örnekler:

1.      Cep telefonları

Söylenen o ki, cep telefonunun mucidi Martin Cooper, orijinal adı “Star Trek” olan ve ülkemizde de 70’ler ve 80’ler boyunca televizyonlarda Uzay Yolu ismiyle gösterilen bilim kurgu dizisinden esinlenmiştir. Dizide “Atılgan” adlı geminin kaptan ve mürettebatı haberleşmek veya yardım çağırmak için kapaklı cep telefonlarına benzer bir iletişim cihazı kullanırdı. Atılgan mürettebatı elde taşınan küçük cihazlarla iletişim kurarken, bizler de televizyon başında bu görüntülerin imkânsızlığını tartışırdık. Fakat dizinin gösterildiği yılların üzerinden 20 yıldan daha az bir süre geçtiğinde, akıllı telefonlar ve internet uygulamaları bizi Uzay Yolu dizisinin ilerisine çoktan taşımıştı bile…

www.startrek.com

 

2.      Tabletler

Stanley Kubrick’in bilim kurgu başyapıtı 2001: Bir Uzay Macerası (2001: A Space Odyssey) adlı sinema filminde astronotlar, ihtiyaç duyabilecekleri tüm bilgileri içeren el bilgisayarları taşırlardı. Yine "Star Trek" dizisinde de mürettebat üyeleri Kişisel Erişim Görüntüleme Cihazı anlamına gelen “Personal Access Display Device“ yani PADD'lere sahipti. Bunların her ikisi de ilk tablet kavramlarının örnekleridir.

Astronotların yemek yerken tabletleriyle ilgilendikleri bir sahne - “2001 Bir Uzay Macerası” - Youtube

3.      Otonom araçlar

Önce 80’lerde, ülkemizde yayınlanan adıyla Kara Şimşek (Knight Rider) dizisinde, ardından da Ben, Robot (I-Robot) ve Gerçeğe Çağrı (Total Recall) gibi filmlerde sürücüsüz araç fikri seyircilerle buluşmuştur. Hiç kimsenin işe gidip gelirken araba kullanarak zamanını boşa harcamak zorunda kalmadığı ve trafik kazalarının olmadığı bir gelecek uzun zamandır bilim kurgunun merceğindeydi. Yakın zamana kadar ise bu teknolojik vizyon ancak bilim kurgu filmlerinde var olacak gibi görünüyordu. Fakat bugün biliniyor ki öncülüğünü GoogleX’in yaptığı birçok marka, otonom araçları hayata geçiriyor. Henüz yasal düzenlemeler, şehirlerimizin yolları ve teknolojik altyapımız hazır olmasa da çok yakın bir gelecekte otonom araçların son kullanıcının beğenisine sunulacağı öngörülüyor.

Kara Şimşek (Knight Rider) TV Dizisi - anonim

4.      Holografik performanslar

Bir kişinin temsili için hologram teknolojisinin kullanıldığını gördüğümüz ilk yapıt Yıldız Savaşları: Yeni Bir Umut (Star Wars: A New Hope) filmidir. Bu filmin ikonik sahnelerinden birinde Prenses Leia'nın holografik görüntüsü R2D2 adlı bir robot tarafından filmin diğer kahramanlarına yansıtılır. Bilim insanlarının özel bir ekran ve birbiri üzerine yerleştirilmiş bir dizi yansıtılmış görüntü kullanarak üç boyutlu görüntü yanılsamasını yaratmayı başardıkları bilinmektedir. Bu teknoloji, örneğin müzik performanslar için holografik görüntülerin kullanılmasına yol açmıştır. En akılda kalan örneklerden biri 2014 Billboard Müzik Ödülleri'nde, fonda çalan şarkıya Michael Jackson'ın bir hologramının eşlik etmesidir.

Prenses Leia'nın mesajı

www.cinemablend.com

5.      Görüntülü görüşmeler

Görüntülü görüşmeler bilim kurgu edebiyatında çok erken dönemlerden beri işlenmektedir. İlk örnek, geçen yüzyılın başlarında diyebileceğimiz yıllarda, 1927’de yapılan ve bilim kurgu sinemasının ilk yapıtlarından olan Metropolis filmindedir. Duvara monte edilmiş sabit bir ekrandan yapılan görüntülü görüşme ilk kez bu filmde karşımıza çıkmıştır. O yıllardan beri de görüntülü görüşme sahneleri neredeyse her bilim kurgu filminin değişmezlerinden olmuştur. Bu teknoloji, yukarıda da değindiğimiz filmlerden 2001: Bir Uzay Macerası ve yine bilinen yapıtlardan Bıçak Sırtı (Blade Runner) ve Geleceğe Dönüş (Back to The Future) serilerinde olduğu gibi daha pek çok filmde yer almıştır.

Bugün hepimizin neredeyse her gün deneyimlediği görüntülü görüşme teknolojisi, Facetime gibi mobil uygulamalar ve Zoom, Skype gibi sanal toplantı uygulamalarıyla cep telefonlarımızdan bile erişebileceğimiz hâle gelmiştir. 

“2001 - Bir Uzay Macerası“ adlı filmde uzay mekiğinde bulunan bir kişi dünyadaki kızıyla görüntülü arama yoluyla konuşuyor. -Wikipedia

6.      Sesle etkinleştirilen bilgisayarlar

Görsel ve yazınsal bilim kurgu edebiyatının değişmeyen motiflerinden biri de sesle etkinleştirilen bilgisayarlardır. Bilim kurgu edebiyatının en bilinen öğelerinden biri şudur: Roman ya da film karakteri, bir bilgi veya hizmete ihtiyaç duyduğunda, bunu bilgisayara sesli olarak iletir. Bilgisayar da zeki bir varlık olarak bu isteğe kompleks bir cevap verir...

Ses tanıma teknolojisi bilim kurgu sayesinde hayatımıza giren kavramlardan belki de en erken gerçekleştirdiğimiz bir tanesidir. Çünkü bu yazılımlar neredeyse 80'lerden beri özellikle güvenlik alanında sıklıkla kullanılmaktadır. Ancak bir bilgisayara önceden öğretilmemiş bir soru sormak ve bilgisayarın cevap vermesi için veri tabanında arama yapmasını sağlamak çok daha yeni bir teknolojidir. Doğru yanıtı bulma yeteneği arama motoru teknolojisini gerektirmiş, bu alanda da ilk akla gelen isim olan Google, 2000’lerin başlarından itibaren Google Assistant ile büyük başarılar gerçekleştirmiştir. Ardından başka bir dev, Apple, 2011’de Siri’yi bir cep telefonu özelliği olarak piyasaya sürmüş ve bu teknolojiyi her an herkesin ulaşabileceği bir hâle getirmiştir. 

2001 Bir Uzay Macerası - HAL 9000 bilgisayar arayüzü

-Wikipedia

7.      Akıllı saatler

Akıllı saat ya da smartwatch teknolojisinin ilk göründüğü yapıt 1940'ların ünlü çizgi romanı "Dick Tracy"dir. Çizgi roman kahramanı Dedektif Dick Tracy, konuşabileceği ve ona anında bilgi verecek bir saate sahipti. O zamandan bugüne, akıllı saatler 80’lerin uzay dizisi “Battlestar Galactica”da, tüm zamanların en uzun soluklu casus filmi serisi “James Bond”da ve daha yeni dönemde Siyah Giyen Adamlar (Men In Black) gibi birçok fütürist filmde kahramanın bileğinde görülmüştür.

Bugün birçok cep telefonu üreticisinin ürün gamında farklı özelliklerle akıllı saatleri bulmak mümkündür. Bu cihazlar günümüzde iletişimin de ötesinde kullanıcısının metin okumasına, sağlık değerleriyle ilgili bilgi sahibi olmasına ve internete girebilmesine olanak tanımaktadır. 

1980’ler Battlestar Galactica TV Dizisi

Bilim kurgu… Hayal gücümüzün her zaman bilim ve teknolojinin ilerisinde olduğunun bir kanıtı. O halde teknolojimizin bu hayallere yetişebildiği ölçüde ileri gidebileceğimiz söylenebilir mi?