7 Popüler COVID-19 Aşı Miti ve Komplo Teorileri

COVID-19 aşılarıyla ilgili yanlış bilgiler sosyal medyada en çok konuşulan konuların başında gelmekte. Bu yanlış bilgiler ve adeta mitlere dönüşmüş hikâyeler çoğunlukla arkadaş ortamlarında yapılan sohbetlerden veya COVID-19 aşısını yaptırma konusunda tereddütlü birçok insanın sahip olduğu yanlış düşüncelerden kaynaklanmaktadır. Bu yazımızda, şu anda dolaşımda olan en yaygın mitlerden bazılarına ilişkin gerçekleri paylaşacağız.

1.      Mit: Aşılar işe yaramaz

New York Üniversitesi Tıp Fakültesi dekanı ve bir enfeksiyon hastalıkları uzmanı olan Dr. Robert Amler, aşıların Amerika Birleşik Devletleri'nde (ABD) ve dünya çapında hastalıklarda azalmaya neden olduğunu söylüyor ve ekliyor: “Aşılama yoluyla, çiçek hastalığı dünya çapında ortadan kaldırıldı. Bu sayede çocuk felci Batı Yarımküre, Avrupa ve Avusturalya'dan elimine edildi. COVID-19 aşısı için de aynı şey geçerli. Ayrıca aşının güvenlik profilinin ne olduğunu biliyoruz ve daha fazla aşı kullandıkça vakaların azaldığını, hastaneye yatışların azaldığını ve ölümlerin azaldığını da biliyoruz. Bu durum aşıların gerçekten işe yaradıklarının kanıtıdır.”

Şu ana kadar 170 milyondan fazla dozda COVID-19 aşısı uygulandı ve uygulanmaya devam ediyor. Gelen verilerin sonuçları değerlendirildiğinde aşıların kesinlikle işe yaradığını söyleyebiliriz1.

2.      Mit: COVID-19 aşısı sizi manyetik yapar

Haziran ayının başlarında, Cleveland merkezli Dr. Sherri Tenpenny, COVID-19 aşılarının 5G telekomünikasyon kuleleri nedeniyle insanları mıknatısa dönüştürebileceğini iddia etmiştir. Dr. Amler bu konu hakkında da fikrini açıkça belirtmekte: “Bunun hakkında doğru olmadığı dışında bir şey söylemek zor. Bu durumda aşılı komşularımızın tamamını, üzerlerini metal kaplanmış bir halde görmemiz gerekirdi. Aşı oldum ve sizi temin ederim ki manyetik değilim.”

3.      Mit: COVID-19 aşısı sizi kısır yapar

Onlarca yıldır, kısırlık riskinin insanları korkutup yasal tedavilerden uzaklaştırmanın bir yolu olarak kullanıldığını bilinmektedir. COVID-19 aşıları söz konusu olduğunda da bu yanlış efsanenin yeniden gündeme gelmesi olağan karşılanmaktadır. Bu düşünceyi savunanların bu seferki iddiası ise aşının bir mRNA aşısı olması nedeniyle sanki DNA’mızla etkileşime girdiği ve DNA’yı değiştirerek, hatta bozarak kısırlığa neden olduğudur. Kulağa sanki bir anlamı varmış gibi gelen bu iddiayı Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri şu şekilde çürütmektedir: mRNA aşıları hücrelerinizdeki DNA’nın yakınından bile geçmeyip, hücrelerimize sadece vücudumuzda bağışıklık tepkisini tetikleyen bir proteinin - hatta sadece bir protein parçasının - nasıl yapılacağını öğretmektedir2. Ayrıca Amerikan Kadın Doğum ve Jinekologlar Derneği, insan üreme sistemiyle ilgili olarak topladıkları bir kurula, COVID-19 aşısını inceletmiş ve sonuçlarını paylaşmıştır. Kurul, aşıların hamile kalmayı düşünen, hamile kalmak isteyen, hamile olan veya emziren kişilere önerilmesi gerektiğine ve güvenli olduğu sonucuna varmıştır.

4.      Mit: Hükümet sizi izlemek için COVID-19 aşılarına bir mikroçip koydu

Hükümetlerin, insanları ve Bill Gates gibi zenginleri takip etmek için aşıların içine mikroçip koyduğuna dair komplo teorileri tamamen yanlıştır. Çünkü fiziksel boyutları nedeniyle bir mikroçip, bir iğneyle aşılanabilecek kadar küçük değildir. COVID-19 aşılarının hepimize çocukken uygulanan ve hastalıkların önlenmesi için yapılan aşılardan da bir farkı yoktur.

5.      Mit: Aşılar otizme neden olur

1998'de İngiliz Dr. Andrew Wakefield, otizm ile kızamık, kabakulak ve kızamıkçık aşısı arasında bir bağlantı olduğunu iddia eden bir araştırma yapmıştır. Çalışma, tıp dünyasının saygın dergilerinden olan Lancet’te yayınlanmış olsa da etik ve gerçek dışı olduğu tespit edilerek geri çekilmiştir. Wakefield ayrıca İngiltere’deki doktor lisansını da kaybetmiştir. Bu sav, çok sayıda yapılan bilimsel araştırmalar tarafından tekrar ve tekrar yalanlanmış olsa da Wakefield'in yanlış bilgileri onlarca yıldır yayılmaya devam etmektedir.

6.      Mit: COVID-19 aşıları DNA'nızı yeniden yazıyor

mRNA, DNA ile hiçbir şekilde etkileşime girmez. Sadece hücremizdeki protein geliştirme aparatına bir mesaj vermektedir. Mesajını ilettikten sonra da hemen dağılmaktadır. DNA’yı kesinlikle yeniden kodlamaz.

7.      Mit: COVID-19 aşısı uzun vadeli komplikasyonlara neden olacak

Dr. Amler, onlarca yıldır kullanılan aşıların hiçbirinin uzun vadeli yan etkilere neden olmadığını söylüyor ve ekliyor: "Çoğu insan tam tersini düşünse de aşıyla ilişkili yan etkiler, aşının uygulanmasından 2 ila 3 ay sonra ortaya çıkabilmektedir. COVID-19 aşıları ise son teknolojinin ürünüdür ve bunun da ötesine geçmektedir. Ayrıca milyonlarca doz aşılama hâlihazırda zaten yapılmıştır. Bu yüzden yan etki profilinin ne olduğunu bilmekteyiz.”

Tüm toplumun devletimizin sağladığı aşılarla hızla aşılandığı şu günlerde kısıtlamasız ve sağlıklı günlere kavuşmak artık çok yakın.

Dr. Ahmet Tevfik Albayrak

 

Referanslar

1.      Jeyanathan M, Afkhami S, Smaill F, Miller MS, Lichty BD, Xing Z. Immunological considerations for COVID-19 vaccine strategies. Nat Rev Immunol. 2020 Oct;20(10):615-632. doi: 10.1038/s41577-020-00434-6. Epub 2020 Sep 4. PMID: 32887954; PMCID: PMC7472682.

2.      Polack FP, Thomas SJ, Kitchin N, Absalon J, Gurtman A, Lockhart S, Perez JL, Pérez Marc G, Moreira ED, Zerbini C, Bailey R, Swanson KA, Roychoudhury S, Koury K, Li P, Kalina WV, Cooper D, Frenck RW Jr, Hammitt LL, Türeci Ö, Nell H, Schaefer A, Ünal S, Tresnan DB, Mather S, Dormitzer PR, Şahin U, Jansen KU, Gruber WC; C4591001 Clinical Trial Group. Safety and Efficacy of the BNT162b2 mRNA Covid-19 Vaccine. N Engl J Med. 2020 Dec 31;383(27):2603-2615. doi: 10.1056/NEJMoa2034577. Epub 2020 Dec 10. PMID: 33301246; PMCID: PMC7745181.