1929 Büyük Buhran

1929 Krizi veya daha bilinen adıyla “Büyük Buhran”, o dönemin ekonomik koşulları, krizin büyüklüğü ve sonrasında yaptığı etki dikkate alındığında dünyada geçekleşmiş diğer krizlere göre en ağır ekonomik bunalım olarak değerlendirilmektedir.

Tarihçesine baktığımızda Büyük Buhran’a adım adım giden yol kısaca şöyledir: Amerikan ekonomisi, Birinci Dünya Savaşı sonrası, yani 1920’li yıllarda hızla büyümekte ve özellikle 1924-1929 yılları arasında, ihracat fazlası nedeniyle dünyada net kreditör konumundadır. Üretimin fazla, işsizliğin az olduğu bu yıllarda ülkede birçok alanda üretim yapılmakta, otomotiv ve yapı gibi yeni endüstriler geliştirilmektedir.

Dış ticaret fazlası ve düşük işsizlik, gayrimenkul ve borsaya yansımakta, fiyatlar hızla artmaktadır. Bu olumlu gidişat neticesinde ise Amerikan halkının morali yükselmekte ve spekülasyon yapılması için tüm aranan şartlar yavaş yavaş oluşmaktadır. Öyle ki; yatırım ortaklıkları altında yatırım ortaklıkları kurulup piramit şeklinde yapılar kurulmuş, 1:10 oranında yüksek kaldıraçlı işlemler yapılmıştır. 1924 ve 1929 yılları arasında borsadaki yükseliş sürekli olarak devam ederken Amerikan hisse senetlerine İngiltere gibi ülkelerden bile büyük talep gelmektedir. Bu öyle bir dönemdir ki elinde biraz varlığı olan herkes bunu borsaya yatırmakta, borsada taksitli kâğıt alımı bile söz konusu olabilmektedir. İnsanlar büyük umutlarla borsaya bağlanırken Amerika’da aralarında Charles Mitchell (National Bank), Albert Wiggin (Chase), Irving Fısher, Goldman-Sachs gibi isimlerin bulunduğu çoğu ekonomist, politikacı ve finansal kurum da borsada devam eden bu yükselişi desteklemiştir. Sonraki yıllarda Amerikalılar bu döneme Kükreyen Yirmiler adını takacaklardır.

Kriz öncesindeki fazlaca iyimser hava, likidite bolluğunda tüm varlık fiyatlarının şişmesi ve özellikle hisse senetlerinin gerçeklerden koparak zirveleri zorlaması, 1929 yılına geldiğimizde ABD’nin I. Dünya Savaşı sonrası yakaladığı baş döndürücü refah sıçramasını kesintiye uğratır. O yıllarda altın standardı uygulanmaktadır ve bu nedenle serbest bir para politikası yoktur. 1929’a yaklaşırken talep düşer ve ekonomi yavaşlar. Fed varlık fiyat artışlarını yavaşlatmak için faiz artırır fakat gelir dağılımının bozulduğu ülkede tüketim azalmış ve gayrimenkul, otomotiv gibi sektörlerde hızlı büyüme sonrası arz fazlası oluşmuştur.

Diğer tüm balonlarda olduğu gibi düşüş çok hızlı gerçekleşir. 21 Ekim’de başlayan düşüşe engel olmak için Chase ve National City gibi Amerika’nın büyük bankaları toplanarak alım yaparlar. Fakat 28 ve 29 Ekim’de büyük bankaların da borsadan çıktığı söylentisi halk arasında yayılır. Bu söylentiyle beraber büyük bir satış furyasının önüne geçilemez ve Dow Jones endeksi iki gün üst üste yüzde 12 düşer. Ardından gelen günlerde ise düşüş sürecek ve yıllara yayılacaktır. Golman-Sachs’ın yatırım fonu o dönemki kayıpları anlatabilmek için güzel bir örnektir. 104 Amerikan Doları’ndan halka arz edilen yatırım fonu “Goldman-Sachs Trading Corporation”ın zaman içinde 222,5 Amerikan Doları’na kadar yükselen fiyatı 1932’de 1,75 Amerikan Doları seviyesine kadar iner. O yıllarda dünyada önemli bir güce sahip Amerikan borsasındaki bu çöküş, tüm dünya ekonomisini etkileyen ve çok sayıda bankanın iflas etmesine neden olan büyük bir buhrana dönüşür. Mali piyasalarda baş gösteren bu büyük panik ise kısa bir süre içinde reel sektöre de yansır ve başta ABD olmak üzere tüm dünyayı kısa bir sürede etkisi altına alır.

Sosyolojik etkiler

Büyük Buhran sonucunda birçok insan işinden olmuş, dünyada işsizler ve evsizler ordusu oluşmuştur. Kriz sonrası yaşanan iflaslara ve intihar olaylarına dünya çapında yaklaşık 4000 bankanın batması ve binlerce insanın tüm mal varlığını kaybetmesi eşlik etmiş, Büyük Buhran, özelde Amerikan toplumu için tam bir sosyolojik felakete dönüşmüştür.

Ekonomik etkiler

1929 bunalımının ekonomik etkilerine baktığımızda öncelikle menkul kıymet fiyatlarının ve borsanın tüm dünyada gerilediğini görürüz. Faizlerin yükselmesiyle azalan talep sonucu öncelikle inşaat faaliyetleri durmuştur. Talepteki bu azalma madenciliği de etkilemiş ve ham madde fiyatları dibe vurmuştur. Tarım ürünü fiyatlarında bile düşüşlerin yaşandığı buhranı takip eden bu süreçte dünya ticareti yüzde 60 oranında azalmıştır.

Politik etkiler

Büyük Buhran’ın Amerikan politikasında yarattığı en önemli değişiklik Roosevelt’in başa geçmesiyle izlenmeye başlanan “New Deal” isimli yeni ekonomik program olmuştur. Bu programla Amerikan ekonomisi ilk defa devlet müdahalesine maruz kalmış ve bankacılık sistemine yeni düzenlemeler getirilmiştir. Küresel ölçeğe çıktığımızda ise 1929 bunalımının tüm dünyada yeni bir paylaşım savaşına yol açtığını görürüz. Buhran sonucunda sömürgecilik karşıtı ve bağımsızlık yanlısı hareketler güçlenirken kapitalizmin tehdit altına girdiği, sosyal devlet tarzının ortaya çıktığı ve benimsenmeye başlandığı bilinmektedir.

Dr. Genco Fas ve Prof. Dr. Cenktan Özyıldırım