Paraların Geleceği: Elektronik Paralar

Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası ve diğer önemli merkez bankalarının dijital paralarla ilgili yaptıkları proje çalışmalarını açıkladıkları bu dönemde, bitcoin başta olmak üzere kripto paralar da artık kurumsal yatırımcıların portföyünde yer almaya başladı.Elektronik yani “fiziki olmayan” paraların günlük yaşamımızdaki kullanımının hızla artacağı öngörülürken bu yazımızda her gün daha fazla duymaya başladığımız sanal para, dijital para, elektronik para ve kripto para terimlerinin ne olduklarına ve aralarındaki farklara değineceğiz.  

İlk olarak henüz hukuki düzenlemelerinin bile tam olarak yapılmadığı bu kavramların farklı kurumlar tarafından birbirlerinin yerine kullanılabildiği görülmektedir. Örneğin elektronik para Avrupa Merkez Bankası tarafından bir fon karşılığında, bir kurum tarafında ihraç edilen ve ödeme amacıyla kullanılabilen parasal değer olarak ifade edilmektedir. Fakat buna karşı aynı terimin, 2017 yılında Bett ve Garratt’ın BIS bünyesinde yayınlanan bir makalesinde fiziksel olmayan paralar için bir şemsiye kavram olarak kullanıldığını görüyoruz.

Söz konusu makalede paralar, ulaşılabilirlik (evrensel olup olmadığı), parayı çıkaran kurum (merkez bankası tarafından çıkarılıp çıkarılmadığı), formu (fiziksel veya elektronik) ve transfer mekanizmasına (merkezi veya dağıtık) göre sınıflandırılmaktadır.

Fiziksel paralar bu sınıflandırmada yerel para, nakit ve emtiadan oluşmaktadır. Bu yazının konusu olan elektronik paralar ise aşağıdaki şemada mavi elipsin içerisinde yer almaktadır. Burada yer alan ilk grup sanal paralardır. Sanal para evrensel olarak ulaşılabilir olmayan elektronik para olarak sınıflandırılmıştır. Merkez bankası parası dışında oluşturulan ve bu parayı geliştiren kişi veya kuruluşların kontrol edebildiği kapalı bir platformda sadece bir grup tarafından kullanılabilen paralara sanal para (jeton) denilmektedir. Bir bilgisayar oyunu içerisinde, oyunda kullanılan araçları kullanıcıların birbirlerinden ya da geliştiriciden alabilmek için kullandıkları oyun parası, sanal paralara örnek olarak verilebilir. Oyun parası sadece oyun içinde kullanılabilmekte, oyun geliştiricileri tarafından çıkarılmakta ve kontrol edilmektedir.

Buradan ikinci gruba yani dağıtık defter üzerinde işlem gören kripto paralara geçebiliriz. Elektronik para ile dijital olarak, örneğin bir bilgisayar dosyası gibi saklanabilen parasal değerlerden bahsedilmektedir. Bu tür parasal değerlerin ödeme amaçlı bir ağ üzerinde kullanılabilmesi için blokzincir teknolojisinden önce mutlaka bir merkezi kurum tarafından transferlerin gerçekleştirilmesi, mutabakatının yapılması, takasının gerçekleştirilmesi ve bir problem durumunda doğrulanması gerekmekteydi. Merkezi bir kuruluşun dijital paraların kayıtlarını tutmadığı bir yapıda, örneğin dijital paranın kopyalanarak çoğaltılmasını veya aynı anda iki kişiye birden gönderilmesini engellemek ya da bunun doğrulamasını yapmak mümkün değildi. Fakat blokzincir ile artık bir ağ içerisindeki transferler bir bloğa kaydedilmekte ve merkezi bir kuruluş olmadan ağ içerisindeki katılımcılar tarafından doğrulanarak blok zincirine eklenmektedir. Bu şekilde transferler, katılımcılar tarafından doğrulanmakta, transfer sonunda tüm kullanıcıların hesaplarındaki paralar bloğa kaydedilmekte ve yine kullanıcılar tarafından onaylanmaktadır. Çoğunluğun onayladığı kayıtları içeren blok geçerli olmakta ve bu şekilde transferler merkezi bir kurum onayına ihtiyaç duyulmadan doğrulanabilmektedir. Bu yapılar bir merkezi yapıya ihtiyacı duymadığı için bunlara dağıtık defter teknolojisi denmektedir. Bu şekilde merkez bankası gibi bir kurum olmadan para çıkarmak mümkün hâle gelmiştir. 

Elektronik paralar içerisinde üçüncü grup evrensel olarak ulaşılabilir ancak merkez bankaları tarafından çıkarılmamış paralardır. Banka mevduatı, yani elektronik ortamlarda kaydı tutulan kaydi paralar bu grup altında sınıflandırılmıştır. Kaydi paralar her ne kadar merkez bankaları tarafından basılmış olan fiziki paraları temsil etmekte olsalar da bankalar tarafından yaratılmıştır ve evrensel olarak ulaşılabilir durumdadır. Bu sınıf içerisinde aynı zamanda bizde de mevzuatı bulunan ödeme hizmetleri kuruluşları tarafından çıkarılan e-paralar ya da mobil paralar bulunmaktadır. Bizim mevzuatımızda ve Avrupa Birliği düzenlemesinde bunlar elektronik para olarak adlandırılmaktadır. Bu sınıf, fon karşılığında ihraç edilen, başka bir ifadeyle ön ödemeli, banka kartı gibi manyetik ortamlar dâhil elektronik olarak saklanan ödeme işlemlerinde kullanılmak için çıkarılmış parasal değerler olarak tanımlanmıştır. Merkez bankası parasını temsil etmekle beraber ödeme şirketleri tarafından çıkarılmıştır ve evrensel olarak da ulaşılabilir durumdadır.

Bu sınıflandırma içerisinde merkez bankaları tarafından çıkarılmış tek elektronik para, bankaların merkez bankalarında tuttukları rezerv paralardır. Merkez Bankası dijital paraları ise henüz çıkarılmamış ancak merkez bankalarının üzerinde çalıştıklarını duyurdukları ve dağıtık defter üzerinde işlem görecek olan, başka bir ifadeyle merkez bankaları tarafından çıkarılacak dijital paralardır. Bu dijital paraların dağıtık defter üzerinde işlem görürken blokzincir ağının halka açık olup olmayacağı ise yani başka bir ifadeyle evrensel olarak ulaşılabilir olup olmayacağı üzerinde tartışılan konulardan birisidir. 

Referanslar:

Bech M. L., Garratt R. (2017) Central Banl Cryptocurrenceis,  BIS Quarterly Review  

/4843 nolu Avrupa Birliği Direktifi