‘Taş’ın Hikayesi

Çoğumuz taş evlerde oturmanın ve yaşarken taşa temas etmenin bize nasıl hissettireceğini düşünüp hayal kurmuşuzdur. Belki de süs taşlarıyla bezenmiş bir yüzük veya küpemiz vardır. Gözlerimizi kamaştıran renkleriyle bu takılar bize ne kadar da yakışmaktadır! Acaba daha önce hiç düşünme fırsatınız oldu mu? Bu taşlar nasıl oluştu, bizlere tarihten ne haberler getirdi ve taşları bugüne kadar hangi alanlarda kullandık?

Taşın doğal yapısı ve estetik görünümü bizi kendine çeker. Bu yüzdendir ki taşlar insanoğlu tarafından kullanılan en kadim inşaat ve süs malzemesidir. Biz de bu yazımızla, üzerine yüzyıllar içinde mimarlık ve sanatın inşa edildiği taşın hikâyesine kulak vereceğiz.

Taşın insan hayatındaki yeri uygarlığımızla eşdeğerdir. İnsan, taşı kullanarak günümüze kadar ulaşan eserler, saraylar, mabetler ve kaleler inşa etmiş, heykel ve putlar yontarak tapınmış ve alet, edevat, kap, kacak yaparak hayatta kalmıştır. Doğada her taş aynı miktarda bulunmaz. Bazı taşlar diğerlerine göre daha nadirdir. İşte bu nadir olan değerli ve yarı değerli taşlara insanlar ilgi duymuş ve bu taşlarla da takılar süsler ve süslemeler yapmışlardır.

Taş çeşitleri nelerdir?

Taşlar, jeolojik geçmişimize ışık tutan, bizlere geçmişin doğal ortamını anlatan önemli belgelerdir. Taşları üç ana grupta inceleyebiliriz1.

1.      Granit, bazalt, andezit gibi taşlar magmatik (püskürük) taşlar arasındadır. Bu taşlar magmanın kristalleşerek soğuması ve ardından katılaşmasıyla oluşmaktadır.

2.      Mermer, gnays, şist gibi taşlar ise başkalaşmış (metamorfik) taşlara örnektir. Bu taşlar, basınç ve ısı etkisiyle yapısal bir değişime uğrayarak oluşmuştur.

Kireçtaşı, çakıl taşı ve travertenler tortul (sedimanter) kayaçlardır. Bu taşlar, mevcut olan taşların zaman içinde aşınması, ayrışması ve rüzgar-su etkisiyle deniz veya göl gibi yerlerde depolandıktan sonra zamanla sertleşerek yeniden taşlaşmasıyla oluşur. Tortul taşlar bizler için çok önemlidir, çünkü bu taşlar fosil içermektedir. Daha açık bir ifadeyle tortul taşlar insanların en çok fayda sağladığı petrol, demir, kömür, altın ve elmas gibi madenleri içerir.

Geçmişten günümüze taşın kullanımı

İnsanlar ilk çağlarda taşlar içerisindeki doğal ya da kendilerinin açtıkları yapay oyuklarda yaşamışlardır. Böylece en temel ihtiyaçlarımızdan biri olan barınma ihtiyacımız taşlar sayesinde karşılanmıştır. İnsanlara yuva olan bu mağaralarda o zamanlardaki yaşam, duvarlara resmedilmiştir. Taşlara bakmak, onları anlamaya ve tanımlamaya çalışmak bir zaman tünelinde tarih yolculuğuna çıkmak gibidir. Geçmişimize ışık tutan bu örneklerden en bilinenlerinden biri ise Orhun Yazıtları’dır. Moğolistan’da Orhun Vadisi'nde 1889 yılında bulunan bu yazıtlar, Türkçe’nin tarihsel süreçteki gelişim ve değişimine ait bilgiler vermekte, aynı zamanda Türklerin devlet anlayışıyla kültürel ve sosyal yaşamından önemli kesitler sunmaktadır2.

Taş, sağlamlığı sayesinde antik uygarlıklara ait birçok eserin de günümüze ulaşabilmesini sağlamıştır. Örneğin, Şanlıurfa Göbeklitepe kalıntıları 12 bin yıl öncesine aittir. Dünyanın harikalarından sayılan Mısır Piramitleri 2000-3000 yıl öncesine tarihlenmektedir. Güney Amerika’da And Dağları’nda yaşayan İnka ve Maya medeniyetlerinin yapıları da yine insanlığın hazinelerindendir. Ülkemizde ise uzak ve yakın geçmişe ait ve her biri bir dünya mirası sayılabilecek; Ayasofya Cami, Selimiye Cami, Efes Harabeleri ve Pamukkale (Hieropolis Antik Kenti) gibi birçok örnek, taşın ve tarihin hikâyesini bugüne taşır.

Taşlar sadece evlerimiz ya da tapınaklarımız olmakla kalmamış, gündelik hayatımızda da çok kullandığımız araç ve gereçlere dönüşmüştür. Ekmek için kullanılan değirmen taşından tutun da mezar taşımıza kadar taşın adeta hayatımıza hükmeden bir kullanım alanı vardır. Günümüz modern mimarisinde de estetik olarak hoş gözükmesi ve tabi sağlamlığı nedeniyle taşlar tercih edilmektedir. Doğal taşlar; kamu, özel ve açık meydan yapılarında kullanılmaktadır. Parklardan yaya yollarına, çeşme ve heykellerden mutfak ve banyomuza kadar hayatımızın her alanında taşı işliyor ve kullanıyoruz.

Pamukkale (Hieropolis Antik Kenti) 

Ayasofya Cami

Orhun Yazıtları

 

Ülkemiz 400’den fazla doğal taş kaynaklarına sahiptir3.

Dünyada üretimi yapılan 90 maden çeşidinin neredeyse 80’inin Türkiye’de bulunduğunu biliyor muydunuz? Mermer Türkiye’de ilk kez 4000 yıl önce Marmara Adası’nda çıkarılmaya başlanmıştır. Jeolojik özellikleri bakımından Alp-Himalaya kuşağında yer alan ülkemiz, 650’ye varan renk ve dokuda mermer cinsine sahiptir4. Türkiye’de, bugünkü verilere göre; 4 milyar metreküp işletilebilir mermer, 2,8 milyar metreküp işletilebilir traverten, 1 milyar metreküp granit rezervi bulunmaktadır. Bu değerlere göre; Türkiye, dünya doğal taş rezervinin yaklaşık yüzde 40'ına sahiptir. Türk doğal taş sektörü; sektör deneyimi, ham madde bolluğu, çeşit ve rezerv zenginliği, geniş renk yelpazesi, deniz ulaşımı sayesinde sahip olduğu nakliye kolaylığı ve kullanılan yeni teknolojilerle dünya piyasasında hatırı sayılır bir yere sahiptir. Mermer ve doğal taş sektöründe dünyada ilk beş ülkeden biri olan Türkiye, 2020 yılında doğal taş sektöründe yaklaşık olarak 1.7 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirmiştir.

Şevket Küpeli

Kaynak

1.      https://www.mta.gov.tr/v3.0/sayfalar/bilgi-merkezi/maden-serisi/dogaltas.pdf

2.      https://en.wikipedia.org/wiki/Orkhon_inscriptions

3.      http://www.tasdunyasi.com.tr/tr-TR/tasin-tarihi/2/9/1196/

4.      https://maden.mu.edu.tr/Icerik/maden.mu.edu.tr/Sayfa/Mermer%20ve%20%C3%87evre-Kitap-Son%20g%C3%BCncel-A5%20format(1).pdf