Kurumların Prestijini Artıracak Adımlar:

Kurumsal Sürdürülebilirlik ve Kurumsal Sosyal Sorumluluk

Son yıllarda, dünya ölçeğindeki işletmelerin, sürdürülebilirliğe ve sürdürülebilir yatırımlara daha fazla önem verdiğini görüyoruz. Gelişmiş ülkelerdeki şirketlerin, yaklaşık yüzde 30’u, maliyetleri düşürmek ve operasyonel verimliliği artırmak için sürdürülebilirliğe öncelik veriyor. Geri kalan yüzde 70’lik kısımda yer alan ve bu yatırımlara ilgi gösteren diğer şirketler ise kısa süreli de olsa medya desteğine sahip olmayı hedefliyor1. Dolayısıyla bu şirketler, sürdürülebilir proje hedefiyle yola çıkmış olsalar bile, aslında çok uzun ömürlü olmayan sosyal projelerle gündeme geliyor.

Dünya genelinde şirketler daha sürdürülebilir bir yapıya ulaşmak için adımlar atmaya devam ederken, bu yazımızda içerik olarak, birbiriyle karıştırılan "kurumsal sürdürülebilirlik" ve "kurumsal sosyal sorumluluk" (KSS) kavramlarına bir göz atacağız. Kurumsal sürdürülebilirliğin, kurumsal sosyal sorumluluktan nasıl ayrıldığı ve şirketinizde her iki girişimi de nasıl uygulayabileceğiniz konusunda aşağıdaki satırlarla sizlere yardımcı olabilmeyi umuyoruz.

Kurumsal Sürdürülebilirlik nedir?

Kurumsal Sürdürülebilirlik ve kalkınma kavramı, üç ahlaki zorunluluğa dayanmaktadır: İnsan ihtiyaçlarını karşılamak, sosyal eşitlik ve çevresel sınırlara saygı göstermek2. Genellikle sürdürülebilirlik; çevresel, sosyal ve finansal/ekonomik olmak üzere, toplumun içinde yaşadığı üç farklı alanı kapsayan üç sütun modeli olarak karşımıza çıkar. Dolayısıyla amacını da bu üç sütuna atıfta bulunarak, insanlardan, dünyadan veya ekonomiden ödün vermeden büyümeyi, kârlılığı ve paydaşlar için uzun vadeli değer üretmeyi sağlamak olarak tanımlar.

Şimdi Kurumsal Sürdürülebilirlik’in üç temel sütununu kısaca inceleyelim:

Çevre Sütunu: Çevre sütunu, Kurumsal Sürdürülebilirlik’te, üç temel model arasında en ön planda olanıdır. Şirketlerin, çevreye olan etkilerini ve karbon ayak izlerini azaltmak için alabilecekleri çeşitli önlemleri ve stratejileri içerir.

Örnekler arasında; ambalaj atıklarının ve su kullanımının azaltılması, malzemelerin geri dönüştürülmesi ve sürdürülebilir enerji kaynaklarının kullanılması yer alır.

Sosyal Sütun: Sosyal sütun paydaşlarının, çalışanlarının ve toplumun onayını arayan bir şirkete odaklanır. Kurumsal Sürdürülebilirlik’in sosyal sütunu, bir şirketin, çalışanların ve şirket dışındaki insanların yararını gözetmesidir.

Sosyal sütunun temel uygulamaları arasında, çocuk işçiliğinin ortadan kaldırılması, anne ve babalar için doğum izni ile Batı toplumlarında “giving back the community” deyimiyle yerleşmiş sosyal hizmetler yer alır. Bu sosyal hizmet anlayışına örnek olarak; özel bir hastanede çalışan doktorların, maddi gücü iyi olmayan kişilere ücretsiz sağlık taraması yapması için çalıştıkları kurum  tarafından imkân sunulması verilebilir.

Ekonomik Sütun: Ekonomik sütun, uzun vadeli kârlılığı teşvik etmek için sürdürülebilir iş uygulamalarının hayata geçirilmesini içerir. Sonuçta, bir şirket kârlı değilse çevre veya toplum üzerinde olumlu bir etkiye sahip olamaz.

Ekonomik sütunun unsurları arasında, uyum ve iyi kurumsal yönetim yer alır. Yani, paydaşların ve yönetimin değerleri, kaynakların nasıl harcanacağı konusunda birbiriyle uyumludur. Ekonomik sütun, bir şirketin yeni kurumsal sürdürülebilir yöntemler için strateji oluşturmasına ve bunlara yatırım yapmasına olanak tanır.

Kurumsal Sosyal Sorumluluk nedir?

Kurumsal Sosyal Sorumluluk (KSS); geçici olmayan, sürekli gelişen uzun vadeli bir stratejidir. KSS projeleriyle ilgilenen bir şirket, hem yerel hem de küresel olarak toplumu geliştirecek şekilde çalışmayı hedefliyor demektir.

Dünya çapındaki perakende kahve satıcılarının, küresel çiftçi ağını memnun edecek şekilde, yani etik değerlere sadık kalarak üretim yaptırması veya şirketlerin çalışanları için sürekli eğitim merkezleri kurması, KSS projeleri için örneklerden bazılarıdır.

Kurumsal Sürdürülebilirlik ve KSS arasındaki farklılıklar

Hem Kurumsal Sürdürülebilirlik hem de KSS, şirketlerin etik açıdan prestij sağlamasına odaklanır. Yani sürdürülebilir projeler ve KSS projeleri, şirketlerin, piyasadaki paydaşları ve toplum üzerinde olumlu bir etki yaratmasına yardımcı olur. Bu iki kavram yakından ilişkili olsa da aralarında bazı temel farklılıklar vardır. Bunlar:

Vizyon: KSS genellikle geriye bakar ve bir şirketin topluma katkıda bulunmak için ne yaptığını yansıtır. Kurumsal sürdürülebilirlik ise ileriye bakar ve gelecek için sürdürülebilir bir strateji geliştirir.

Hedef: KSS girişimlerinin hedefleri medya veya politikacılar gibi fikir odaklarıdır. Kurumsal sürdürülebilirlik ise son tüketicilerden hisse sahiplerine kadar tüm üretim ve tüketim zinciriyle ilgilidir.

Motivasyon: KSS girişimlerinin arkasındaki motivasyon ve itici güç, bir şirketin itibarını korumaktır. Kurumsal sürdürülebilirlik için dürtü, daha çok gelişmekte olan pazarlar için yeni fırsatlar yaratmakla ilgilidir.

Her ikisi de öncelikleriniz arasında olsun

Kurumsal sosyal sorumluluk ve kurumsal sürdürülebilirlik birbirinden farklı uygulamalardır. Bununla birlikte, olumlu bir ticari itibar ve uzun vadeli başarı oluşturmak söz konusu olduğunda, en iyisi her iki girişime de yatırım yapmaktır.

Referanslar:

1.                  https://assets.kpmg/content/dam/kpmg/xx/pdf/2020/11/the-time-has-come.pdf

2.                  Holden vd., 2017: 4

The Imperatives of Sustainable Development, Erling Holden, Kristin Linnerud, David Banister, DOI: 10.1002/sd.1647