Tüketimin İnsan ve Çevre Üzerindeki Etkileri, Bilinçli Tüketim, Satın Alma Kararlarında Dikkat Edilmesi Gerekenler

(Duygusal boşlukların tüketim ile doldurulması, gerçek ihtiyaçların belirlenememesi)

Bugün insanlığa neredeyse sınırsız imkânlar ve kaynaklar sunan dünya, nüfusun hızla artması ve aşırı tüketim nedeni ile bir gün gelecek beklentileri karşılamakta zorlanacaktır. Çevre kirliliği ve iklim değişikliği ile de geri dönüşü olmayan sonuçlar yaşamamız kaçınılmaz olacaktır.

7.8 milyar civarında olduğu tahmin edilen dünya nüfusunun, yüzyılın sonunda 11 milyarın üzerine çıkacağı öngörülmektedir. Bu nüfus artışı çeşitli açılardan tehlikeli görülse de karşılaşacağımız asıl problem bu sayının bilinçsiz ve sınırsız tüketim ile dünyaya ve ekosisteme vereceği zarardır. İlginçtir ki dünya nüfusunun %23’ünü oluşturan gelişmiş ülkeler, doğal kaynakların %85’ini ve besinlerin %60’ını kullanmaktadır. Yeşil politikanın öncüsü Barry Commoner asıl sorunun nüfus artışından değil sanayi toplumlarının tüketime bağlı yaşam biçimlerinden kaynaklandığını ileri sürmektedir. Gerçekten de özellikle tüketim kültürüne sahip modern ülkelerde insanlar sahip oldukları ile yetinmeyip, ihtiyaç dışı mal ve hizmetlere aşırı talep göstermektedir.

Değişen trendler, teknolojinin çok hızlı ilerlemesi, kentleşme, reklamlar, kitle iletişim araçları tüketim alışkanlıklarının değişmesinde etkili olmaktadır. Diğer ve belki de en önemli unsur ise günümüz insanının tükettikçe mutlu olduğu veya olduğunu sandığı gerçeğidir. Bir şeylere sahip olmanın verdiği geçici mutluluk uzmanlara göre temelde duygusal ve ruhsal açlıktan kaynaklanmaktadır. Gündelik hayatta yaşanılan sevgi, başarı ve güven eksiklikleri aşırı satın alma ve alışveriş ile giderilmeye çalışılmaktadır. Duygusal boşlukları tüketim ile doldurmak, önüne geçilmez bir israf ve tüketim çılgınlığına neden olmaktadır.

Genel olarak bakıldığında, ihtiyaç dışı oluşan tüketim toplumda üç şekilde kendini göstermektedir. Sembolik tüketim; kişinin sosyal statüsünü ve kimliğini ifade etmek için yaptığı tüketimdir. Hedonik tüketim; duygusal tatmin amaçlı haz almak için yapılan ihtiyaç dışı alımlardır. Gösterişçi tüketim ise ihtiyaç ve maddi imkânlar gözetilmeksizin yapılan lüks tüketimi kapsar. Bunların sonucu olarak ortaya çıkan, daha çok tüketmek isteği pek çok sorunu da beraberinde getirmektedir.

Tüketim için üretim gerekirken, dünya ekonomilerinin güçlenmesi ve yüksek gelişmişlik düzeyi için de sanayileşme gerekir. Fakat diğer yandan tüketim toplumunun sınırsız ihtiyacını karşılamaya çalışan üretimin yarattığı endüstrileşme çevre, dünya ve canlılar üzerinde olumsuz etkilere neden olmaktadır. Doğal kaynakların tahribatı, küresel iklim değişikliği, çevre kirlenmesi gibi sorunlar ortaya çıkmakta, her geçen gün orman alanları azalmakta, sera gazı etkisi atmosfere zarar vermekte, buzullar erimekte ve doğanın bozulan dengesi canlı yaşamını tehdit etmektedir.

Tüketim toplumunun büyümesi deniz ekosistemine de zarar vermektedir. “Kullan-at” düşüncesinin bir sonucu olarak oluşan ve geri dönüşümü yıllar alan plastik atıklar ile bilinçsiz avlanma denizlerdeki canlı türlerini tehdit etmektedir. Atık sorunu gittikçe çözümsüz hâle gelmekte, insanların her yıl yarattığı milyarlarca tonluk çöp ciddi bir sorun oluşturmaktadır.

Daha çok tüketmek, doğaya verdiği zarar yanında sosyolojik, psikolojik sıkıntıları ve sağlık problemlerini de beraberinde getirmektedir. Alım gücünün yetersizliği, toplumda geri plana itilmeye, sosyal problemlere, ahlaki çöküşlere neden olmaktadır. Bunun ve doyumsuzluğun yarattığı psikolojik problemler toplumu yıpratmaktadır. Daha çok ve sağlıksız gıda tüketimi de pek çok hastalığa ve obeziteye neden olmaktadır.

Gereksiz tüketim ve israfın giderilmesi ancak çevre ile dost, etik değerlere saygılı ve doğru satın alma kararları verebilen müşteri olarak tanımlayacağımız bilinçli tüketiciler ile mümkün olacaktır.

Bilinçli bir tüketicinin özelliklerini aşağıdaki şekilde sıralamak yanlış olmayacaktır. Tüketici:

  • Alışverişe gerçekten ihtiyacı olup olmadığına karar verir.
  • Alışverişe çıkmadan önce liste yaparak listenin dışında ürün almamaya özen gösterir.
  • Alacağı ürün ile ilgili ön araştırma yapar.
  • Ürünün içeriği, son kullanma tarihi, TSE ve CE damgalarını inceler.
  • Ödeme fişini saklar ve gerekli durumda ürün iadesini gerçekleştirir.
  • Garanti belgesini onaylatır ve ürünün garanti sürelerine dikkat eder.
  • Haklarını iyi bilir.

Sınırsızca tüketmenin, doğayı, doğal kaynakları bilinçsizce kullanmanın önüne geçmek, gelecek nesillerin gereksinimlerini tehlikeye atmadan günlük ihtiyaçları temin ederek kalkınmayı devam ettirmek yani “sürdürülebilirlik” kavramı ile olasıdır. Bu insanlığın kendinden sonraki kuşaklara en büyük sorumluluğu olacaktır.

Kaynakça

https://www.aa.com.tr/tr/dunya/dunya-nufusu-yuzyilin-sonunda-11-milyari-gecebilir/1905712

https://www.cekud.org.tr/wp-content/uploads/gazete/gazete-mart-2016.pdf

https://en.wikipedia.org/wiki/Barry_Commoner

https://www.cekud.org.tr/wp-content/uploads/gazete/gazete-mart-2016.pdf

https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/965228

https://www.bilgiustam.com/asiri-tuketim-nedenleri-dogurdugu-sonuclar/

https://oncecouponatime.com/tr/inshopping/degisen-alisveris-aliskanliklarimiz-ve-asiri-tuketim

https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/913540

https://ekolojist.net/endustri-devriminin-cevresel-etkileri/

https://ekolojist.net/surdurulebilirlik-nedir/