Organik Gıdanın Yükselişi: Sağlık, Sürdürülebilirlik ve Yeni Öncelikler

Dünya ekonomileri için 2020 yılı, Koronavirüs (COVID-19) salgınının bir sonucu olarak en büyük buhranlardan biriyken, görece yüksek fiyatlarına rağmen organik ürünler için bir yükseliş yılı olmuştur. Örneğin ambalajlı organik ürünlerin satışında yaşanan %13’lük büyüme oranı1 2020'de tüm sağlık ve zindelik (wellness) kategorileri arasında en yüksek seviyedeydi. Tüm organik ürünler düşünüldüğünde ise sadece Kuzey Amerika (%16) ve Batı Avrupa (%9) gibi gelişmiş bölgelerde değil, aynı zamanda Asya Pasifik (%12) ve Latin Amerika (%8) gibi gelişmekte olan bölgelerde de yüksek büyüme oranları1 görüldü.

Klasik tüketim kalemlerinin pandeminin etkisiyle hızla gerilediği 2020’de organik gıda büyümesini destekleyen üç ana nedenin varlığından söz edebiliriz. Bunlar: önleyici sağlık ve gıda güvenliği, sürdürülebilirlik ve tüketici önceliklerindeki değişikliklerdir. Biz de bu yazımızda pazarın yeni eğilimi organik gıdaları bu etmenlerin perspektifinden inceleyeceğiz.

1. Önleyici sağlık ve gıda güvenliği

Halen devam etmekte olan COVID-19 salgını nedeniyle artık daha fazla sayıda kişi, tüketecekleri gıdaların nerede ve nasıl üretildiğini bilmek istemektedir. Bu nedenledir ki önleyici sağlık ile ilgili ürünler, salgın süresince en çok konuşulan konulardan olmuştur. Önleyici sağlık ürünlerinin en bilineni ise organik gıdalardır. Organik gıdalar, özellikle GDO içermedikleri ve daha düşük seviyede pestisit ve antibiyotiklere maruz kaldıkları için geleneksel ürünlere göre daha az zararlı bir alternatif olarak görülmektedir. Yine, organik gıdaların beraberinde sunulan organik sertifikalar ise birer kalite, şeffaflık ve güven sertifikası olarak düşünülmektedir.

2. Sürdürülebilirlik ve hayvan hakları

Tüketicilerin organik gıdalara yönelmelerinin bir nedeni de çevresel kaygılardır. Organik ürünlerin üretiminde kullanılan yöntemler, geleneksel tarım yöntemlerinde başvurulan kimyasal gübreleri içermediği için gezegenimizi toprak ve su kirliliğinden korumaktadır. Kimyasalların kullanılmaması, daha düşük sera gazı emisyonlarının yanı sıra ekolojik sistemin biyolojik çeşitliliğini artırmaktadır. Tüm bu unsurlar, iklim değişikliğinin önlenmesinde olumlu bir etki yaratmaktadır.

Öte yandan, tüketicilerin önemsediği bir başka konu da hayvan haklarıdır. Hayvan haklarını gözetmenin organik gıdaya yönelimde etkili bir neden olduğu düşünülmektedir. Çünkü organik gıdalara yönelmiş tüketiciler daha çok ev yapımı yemekler hazırlamakta ve yiyeceklerinin menşei konusunda daha bilinçli davranmaktadır. Kullanacakları malzemeleri seçerken, organik tarımın izlediği yol paralelinde, doğal koşullarda yetiştirilmiş hayvanları tercih etmektedirler. Bu davranış da, bu tip bir tüketici profilinin temelde, hayvan haklarına saygılı bireylerden oluştuğunu söylemektedir.

3. Tüketici önceliklerindeki değişiklikler

COVID-19’un, 2020'de, hane halkı harcanabilir gelirini, farklı ülkelere göre farklı oranlarla da olsa düşürdüğü2 görülmektedir. Aile bütçelerindeki bu düşüş ve organik ürünlerin geleneksel ürünlere göre yüksek olan etiketleri, bu ürünlere ulaşımda zorluk teşkil etmektedir. Bununla birlikte, ABD ve Avrupa gibi gelişmiş pazarlarda yaşanan rekabet, organik ve organik olmayan ürünlerin birim fiyatları arasındaki farkı azaltmaya yardımcı olarak tüketicilere uygun seçenekler sunmaktadır.

Gıda kategorileri arasındaki farklar da fiyatlandırmada önem taşımaktadır. Örneğin bebek maması ürünleri söz konusu olduğunda, organik veya organik olmayan ürünler arasında fiyat farklılıkları ihmal edilebilir seviyededir. Fakat et fiyatlarına baktığımızda organik ve organik olmayan arasındaki fark çok yüksek olabilmekte, bu da gelişmekte olan pazarlarda organik seçeneklerin daha az olabileceği anlamına gelmektedir.

COVID-19’un da etkisiyle, organik ürün taleplerinin beklenenin ötesine geçmesi Kuzey Amerika ve Kıta Avrupası gibi olgun pazarlara sahip coğrafyaların yanında gelişmekte olan ülkeleri de organik gıdalar için cazip kılmıştır. Hatta öyle ki; Euromonitor International'ın Eylül 2020'de gerçekleştirdiği araştırmaya3 göre, Fransa'da tüketicilerin %22'si organik ürünleri talep ettiğini belirtirken, bu oran Çin’de %44’tür. Bu da organik ürünlerin yeni odak noktasının gelişmekte olan ülkeler olduğunun bir göstergesidir. Nihayet aralarında Türkiye’nin de bulunduğu gelişmekte olan ülkelerde, gıda güvenliği ve büyüyen orta sınıf gibi faktörlerin etkisiyle organik ürün pazarında güçlü bir genişleme beklenmektedir.

Kaynakça

1.      https://www.euromonitor.com/organic-food-coronavirus-and-the-future/report?utm_source=blog&utm_medium=blog&utm_campaign=ecomm_report

2.      http://www.ecineq.org/milano/WP/ECINEQ2020-565.pdf

3.      https://www.euromonitor.com/voice-of-the-industry-consumer-health/report