Senior farmer looking over the drought stricken land, during summer and fire season.

Dünya’daki Bir Numaralı Tehlike: Kuraklık

Dünyada canlı yaşamının devam etmesi için gerekli bir numaralı faktör su, fakat dünya çok uzun zamandır kuraklık tehlikesiyle karşı karşıya. Yapılan araştırmalar dünyada yaşanan en önemli sorunlar arasında ilk sırayı iklim değişikliği ve kuraklık tehlikesinin aldığını gösteriyor. Gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakmak için kuraklık sorunuyla hem bireysel hem de toplumsal anlamda mücadele edilmesi şüphesiz ki çok önemli.

Kuraklığı önlemek adına alınması gereken bireysel tedbirlerin önemi yadsınamaz olsa da ülkemizde ve dünyada tüketilen su miktarlarına bakıldığında evlerde kullanılan su miktarı oldukça minimal düzeyde.Tema vakfının yayınladığı verilere göre; dünyadaki tatlı su kaynaklarının %71’i tarım sektöründe kullanılıyor. Türkiye’de ise bu oran %73. Endüstride kullanılan su miktarı ise dünyada %18 iken Türkiye’de %11. Bu veriler göz önüne alındığında, artan dünya nüfusu ve gelişen teknoloji kuraklığın bir numaralı sebebi olarak gösterilebilir. 2050’ye kadar dünyada su talebinin yüzde 55 artış göstermesi bekleniyor, buna karşılık küresel ısınma ve nüfus artışı gibi nedenlerle tatlı su kaynakları giderek azalıyor.

Dünya Nüfusunun %40’ı Su Sıkıntısı Çekiyor

Birleşmiş Milletlerin (BM) Mart ayında yayımladığı Dünya Su Gelişim Raporuna göre, küresel su kullanım oranı son 100 yılda 6 kat arttı, fakat aynı zaman diliminde dünyadaki doğal sulak alanların yarısı kaybedildi. Dünyanın 2030 yılına kadar %40 oranında küresel su açlığıyla karşılaşabileceği de raporda bahsedildi. Maalesef, suyun tükenmesi ve kirlenmesi biyolojik çeşitlilik kaybının ve ekosistemin bozulmasının başlıca nedenlerinden. Hali hazırda dünya nüfusunun dörtte biri su sıkıntısı çekiyor. Dünya Doğal Kaynaklar Enstitüsü’nün (WRI) hazırladığı ‘su riski’ atlasında Birleşik Arap Emirlikleri, Katar, İsrail, Lübnan, İran, Hindistan, Pakistan, Kuveyt aşırı su sıkıntısı çeken ülkeler arasında. Raporda su sıkıntısının en çok Kuzey Afrika ve Orta Doğu ülkelerinde görüldüğü dikkat çekiyor. Türkiye ise listede 32. sırada ve riskli ülkeler arasında.

Türkiye Kurak Bir Ülke mi?

Evet, kuraklık dünyadaki çoğu ülkeyi ilgilendiren bir konu ve bu ülkeler arasında Türkiye de yer alıyor. Sanılanın aksine Türkiye yarı kurak bir ülke. Dünya Doğayı Koruma Vakfı’na (WWF) göre, dünyanın dörtte üçü sularla kaplı olsa da bu kaynakların sadece % 2.5’i tatlı su kaynaklarından oluşuyor. Ülkemizde 25 su havzası var fakat her havza kendi içerisinde farklı sorunlara sahip. Örneğin Büyük Menderes ve Ergene Kapalı Havzalarında kirlilik sorunu ön plandayken, Konya Kapalı Havzasında tarımda aşırı sulama sorunu öne çıkıyor. Başka ülkelerde görülen nüfus oransal dağılımı ve su miktarı dengesizliği Türkiye’de de mevcut. Hal böyle olunca Türkiye su zengini bir ülkedir demek maalesef mümkün olmuyor.

Yağışlar Kuraklığa Çözüm Olmayabilir

2021 Ocak ayı verilerine bakıldığında İstanbul’da baraj doluluk oranı %19, Ankara’da ise %20. Bu oranlar oldukça düşük ve son 20 yıldır neredeyse her yıl olduğu gibi daha şimdiden yazın zor geçeceği tartışılıyor. Yağış beklentisi haberleriyle rehavete kapılıyoruz ancak ne yazık ki düzenli olmayan ya da sağanak şeklinde yağan yağmurlar barajları doldurmaya yetmiyor. Bununla beraber şubatın ortasında tüm ülkenin yaşadığı soğuk hava dalgası ve kar yağışı barajları doldurdu deniyorsa da kuraklık bir mevsimlik veya bir yıllık bir sorun değil. Ayrıca evet, kar yağışları barajları besleyen asıl faktör olmakla beraber değişen iklimin de etkisiyle azalışta. Sonuçta tasarrufu elden bırakmadan iklimimiz üzerinde etkisi olan kuraklığın her yıl yaşanabileceğini aklımızdan çıkarmamamız gerekiyor.

Su Tasarrufu İçin Bireysel Anlamda Yapabilecekleriniz

  • Bulaşıklarınızı bulaşık makinesinde yıkamayı tercih edin.
  • Duş sürenizi kısaltın.
  • Sifon kullanımına dikkat edin.
  • Elinizi sabunlarken veya dişinizi fırçalarken suyu kapalı tutmaya dikkat edin.
  • Su tasarruflu beyaz eşyaları tercih edin.
  • Sebze ve meyveleri akan suda yıkamak yerine bir kabın içerisinde yıkamayı deneyin.
  • Bulaşıkları makineye koymadan önce ön yıkama yapmak yerine peçeteyle silin.

İşte bireysel su tasarrufu bu kadar basit! Evlerde kullandığımız su miktarı çok küçük gibi gözükse de toplum olarak farkındalığımız arttığında, tasarrufun kuraklığa karşı altın değerinde olduğunu görüyoruz. Her geçen gün değerini daha iyi anladığımız suyumuzu korumak için bu basit adımları evimizde ve çevremizde uygulayalım.

Referanslar:
https://www.wwf.org.tr/calismalarimiz/tatli_su/
https://www.unwater.org/publication_categories/world-water-development-report/
https://sutema.org/suyun-mirasi.5.aspx
https://www.wri.org/