Stres İle Başa Çıkma Rehberi

Duygusal ya da fiziksel bir gerginlik hissi anlamına gelen stres, hepimizin günlük yaşantısının içinde yer alıyor. Stres sizi sinirli, gergin ya da tehdit altında hissettiren bir olaydan beslenebilir ve sizde kaygı yaratabilir. Fiziksel olarak ise kalbinizin hızla çarparak nefesinizin sıkışmasına ve alnınızda ter damlacıklarının oluşmasına sebep olur. Ancak bu, stresin bizi her durumda olumsuz yönde etkileyeceği anlamına gelmez. Az düzeyde stresin kısa vadede bizi algıları daha açık bir insan yapabildiğini, odaklanmamıza yardım ettiğini ve işlerimizi tamamlamak için enerji verdiğini de unutmamak gerekir. Her şeyin daha hızlı ve karmaşık olduğu günümüz dünyasında, hayatımızın büyük bir bölümünü geçirdiğimiz işyerlerimizde stres düzeyimizin artması mümkün. Ancak söz konusu stres uzun vadede bize yardımcı olmamakla beraber, zihnimizi ve bedenimizi kötü yönde etkileyecektir. Sevdiğimiz işi yapsak bile hepimiz işe bağlı stresin yaratacağı baskıyı üzerimizde hissederiz. O halde işyerinde kendimizi çaresiz ve aşırı meşgul hissetmemek mümkün mü? Baskı altında nasıl sakin kalabiliriz? Bu yazıda işyerinde kaygıyı azaltmak için neler yapabileceğimize odaklanıyoruz.

İşe Bağlı Stresin Üzerimizdeki Etkileri

İşe bağlı stres uzun vadede baş ağrısı, uykusuzluk, anksiyete, kas gerginliği ve hatta depresyonu tetikleyebilir. Kronik stres, yüksek kan basıncı, kardiyovasküler hastalıklar, cilt problemleri ve obeziteye sebep olabilir. Bu nedenle bu sorunun üstüne gidelim ve işyerinde stres düzeyini arttıran etkenleri inceleyelim.

İşyerinde Stres Düzeyini Arttıran Etkenler

  • Düzensizlik 
  • Aşırı iş yükü
  • Gerçek dışı beklentiler
  • İletişimsizlik
  • Kişilerarası sorunlar

İşyerinde Stresi Azaltmanın Yolları

İşe bağlı stres, kronik uykusuzluğu veya sağlıksız ve aşırı beslenme gibi davranışları tetikleyebilir. Stresle mücadele ederken sağlıksız yollara başvurmak yerine, sağlığınızı korumanın yollarını arayın. İyi beslenme ve egzersizle sağlığınızı koruyun. Her gün egzersiz için en az 15 dakika ayırarak kendinize özel bir zaman yaratın. Fiziksel aktivite enerjinizi arttıracak ve sizi daha mutlu bir insan haline getirecektir. Su tüketiminizi de arttırın. Susuz kalmak kortizol seviyenizi arttıracak, günlük problemlerle başa çıkmanızı zorlaştıracaktır. Su, kortizol seviyenizi düşürerek vücudunuzun sağlıklı kalmasına yardımcı olur.

Zamanınızı iyi yönetmek ve her duruma hazırlıklı olmak, iş yerinde daha az sıkışmanıza ve stres düzeyinizi büyük ölçüde azaltmanıza yardımcı olacaktır. Planlı ve hazırlıklı olmanız halinde, kendinizi baskı veya stres altında hissetmeyeceksiniz. Ayrıca, planlı olmak karışıklığın önüne geçer ve daha önemli sorumluluklarınız için zaman yaratabilirsiniz.

Çalışan sağlığı, işyerinde verimliliği doğrudan etkilemektedir. Bu yüzden işverenler, çalışanların sağlığını gözeten bir iş ortamı yaratmalıdır. Stres etkenlerini ortadan kaldırmak için işvereninizle yapacağınız bir fikir alışverişi bu konuda yararlı olabilir. Bu fikir alışverişinin amacı, çalışanları çaresiz hissettiren durumların önüne geçerek en yüksek verimle çalışmalarının yollarını aramak olmalıdır.

Mola vakitlerinizde telefonunuzla vakit geçirmek yerine telefonunuzu bir kenara bırakın ve çalışma arkadaşlarınızla iletişim kurun. Bazen iyi ilişkiler kurmak stresi azaltmanın en iyi yoludur. İyi ilişkiler takım çalışmalarında verimliliği arttırır ve bu artış sizi daha mutlu ve üretken bir insana dönüştürür. Ayrıca, ortalama bir günün üçte birini çalışarak geçirdiğimizi düşünürsek, işyerinde kuracağımız olumlu ilişkiler sosyal etkileşim ihtiyacımızın önemli bir kısmını karşılayacaktır.

Elbette ki elinizden gelenin en iyisini yapacaksınız, fakat bunu amaçlarken kendinize aşırı yükleniyor, stres düzeyinizin artmasına sebep oluyor olabilirsiniz. Her şeyi zamanında ve en güzel şekilde yapmak isteseniz de, aynı iş üzerinde saatler harcayarak detaylarda boğulmamaya dikkat edin. Mükemmeli ararken bir işi zamanında bitiremeyebilir, kendinizi yetersiz hissedebilir ve kaygılanabilirsiniz. Böyle hissettiğiniz anları farketmeye ve bu anlarda akılcı bir bakış açısıyla hareket etmeye gayret edin. En önemlisi, kendinizi her zaman takdir edin. 

Birleşik Devletler’de 30.000 yetişkin ile 8 yıl süresince devam eden çalışmalar, strese bakışınızı değiştirmenizin de stres ile başa çıkabilmenize yardımcı olabileceğini söylüyor. Yani toplumsal bir düşmana dönüşen stres, aslında tamamen zararlı olduğuna inandığınız durumlarda ölümcül sonuçlara yol açıyor. Bu anlamda stresin sadece negatif bir faktör olacağı yönündeki düşüncelerinizi değiştirmeye çalışın. Araştırma kapsamında devamlı olarak sorulan; “Stresin sağlığınız için zararlı olduğunu düşünüyor musunuz?” sorusuna verilen yanıtlar ile ölüm kayıtları karşılaştırıldığında aşırı stres altında kalmanın ölümcül sonuçlar doğurabileceğine inananlar için erken ölüm riskini % 43 oranında artırdığını gösterdi. * Dolayısıyla strese bakışınızı değiştirdiğinizde, vücudunuzun da strese karşı tepkisini değiştirmeniz mümkün. 

* 1998 Ulusal Sağlık Görüşmesi Araştırmasından elde edilen veriler, 2006 yılına kadar ileriye dönük Ulusal Ölüm İndeksi mortalite verileriyle ilişkilendirilmiştir. Health Psychol. 2012 Sep;31(5):677-84. doi: 10.1037/a0026743. Epub 2011 Dec 26. https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/22201278/  (Erişim Tarihi 11 Aralık 2020).