Yatırım ve Emeklilik Fonuna Yatırım Yapalım, Ama Hangisine?

Sabah evimizden çıkarken ne giyeceğimize nasıl karar veririz? Çoğunlukla önce havanın o anki durumu için pencereden dışarı bakar, sonra da o gün havanın nasıl olacağını özetleyen hava raporuna bir göz atarız. Dolayısıyla hava şartlarına göre kendimize uygun olanı seçerek giyer ve dışarı öyle çıkarız. Bunları yapamayacak bir çocuğumuz varsa ona ne giymesi gerektiğini ise biz söyleriz.

İşte birikimlerini yatırım ve emeklilik fonlarında değerlendirmek isteyenlerin de yapacakları kabaca buna benzemektedir. Hangi fona yatırım yapacağına karar veren eğer sizseniz bu, pencereden dışarı bakıp, hava durumunu gözden geçiren birinin davranışına benzer. Ne yapacağına kendi karar vermek istemeyen, profesyonel bir danışmanın tavsiyesiyle hareket etmek isteyenlerimiz ise hikâyemizdeki çocuğa benzerler. Her iki durumda da amaç aynıdır: havaya aldanmamak! Ne çok kalın giyinip terlemek, ne de çok ince giyinip üşütmek istemeyiz. Bu benzetmede kalın giyinip terleyen kişi yatırım seçimlerinde tutucu davranıp portföyünün göğüsleyebileceğinden daha az risk alarak kendisini bekleyen getiriden mahrum kalan yatırımcıya benzer. Gereğinden ince giyinip hasta olan yatırımcı ise gereğinden fazla risk alıp piyasa şartları kötüleşince kayıp yaşayan yatırımcıdır.

Aslında bu senaryoda bize gereken bellidir. Ya dolabımızdaki giysilerimizin cinsini ve dokusunu bilmemiz ya da güvenebileceğimiz birinden yardım almamız gerekmektedir. Bir başka deyişle, ya farklı yatırım fonlarının yapısını, içerdiği riskleri ve getiri potansiyellerini bilmemiz; ya da bize ve yapımıza uygun yatırım tavsiyelerinde bulunacak bir uzmana danışmamız gerekmektedir.

İsterseniz önce ilk durumla karşı karşıya olduğumuzu varsayalım. İpleri elimizde tutmak, birikimimizin fonlara dağılımına kendimiz karar vermek istiyoruz. Temel birkaç kuralı takip edeceğiz. Bir; risk algımız ve finansal okuryazarlığımızın ölçüldüğü yatırım risk profil anketini samimiyetle doldurup, sonucuna uygun hareket edeceğiz. Zamanla finansal okuryazarlığımız ilerledikçe de daha rahat hareket edeceğiz. İki; kısa vadeli değil uzun vadeli plan yapacağız ki bu noktada ekonomi ve piyasaların genel durumunu biraz bilmek ve geleceğinizle ilgili kaba bir plana sahip olmak yeterli. Sonuçta biz kısa vadeli spekülatör değil uzun vadeli yatırımcıyız. Yani, yatırım fonu veya emeklilik fonu olsun, hisse senetleri piyasasında yaşandığı gibi ne bugün alıp iki gün sonra satmaya kalkacağız, ne de herhangi bir fona sonsuza dek tutkuyla bağlanacağız. Finansal piyasalarda bireysel yatırımcının en çok yaptığı iki hata, birikimleriyle gereğinden fazla alım satım yapmak ya da kendine aşırı güvenle yatırımlarıyla uzun süre ilgilenmemektir. Genel olarak tavsiye edilen, ilerleyen yaşla beraber fon portföyünüzün riskini azaltmanızdır. Zira yaşanacak bir kaybı tekrar yerine koymak zaman alacaktır ve eğer zamanınız kısıtlıysa aşırı riske girmeye gerek yoktur.

Gelelim fon türlerine. Hepsini bir arada görebileceğiniz, basit dönemsel getirilerine ve içeriklerine bakabileceğiniz en güncel kaynak “Türkiye Elektronik Fon Alım Satım” platformu TEFAS’tır. TEFAS’a www.tefas.gov.tr adresinden ulaşabilirsiniz. Ancak aklımızda bulunması gereken bir nokta şudur ki yönetici kurumların fonlarını TEFAS’ta alım satıma açmadığı durumlar olabilmektedir. TEFAS’a kayıtlı tüm fonlar en basit tanımıyla günün sonunda sizden teslim alacakları birikiminizi bu sepetler içine koydukları varlıklara dağıtacaklardır. Fon menüsü oldukça çeşitlidir. Merak eden okurlarımız yazının sonundaki listede fon tanımlarını bulabilirler. Burada her birini detaylı olarak tartışmaktansa temel faktörler üzerinde duracak ve bakış açımızı belirleyen temel prensibe eğileceğiz. Yani her bir fonun risk ve getiri potansiyelinin, fonun içeriği tarafından belirleneceği.

Bu prensip ışığında en az riske sahip fon, en az riske sahip olduğu kabul edilen finansal varlığı içeren fon olacaktır. Bu noktadan sonra vermeniz gereken karar ne kadar risk almak istediğinizdir. Diyelim ki birikiminizi düşük, orta ve yüksek riskli fonlar arasında paylaştırmak istiyorsunuz. Düşük riskli fonlar sabit getirili varlıklara, devlet borçlanma kâğıtlarına yatırım yapan fonlar olacaktır. Para piyasası fonları, likit fonlar, sabit getirili varlık fonlarının arasından bir seçim yapmanız gerekecektir. Fon sepetindeki varlıklarda sabit getirili varlıkların payı azalıp, değerinin değişimi daha fazla belirsizlik içeren hisse senedi benzeri varlıkların payı arttıkça fonun riskinin de arttığı kabul edilebilir. Devlet kâğıtlarıyla aynı prensiplere bağlı olarak değeri değişen ancak onlardan biraz daha riskli olan özel sektör tahvil fonları bir sonraki basamak sayılabilir. Bu sıralamayı izlersek merdivenin son basamağı yüksek riskli fonlar, hisse senedi ya da endeks fonları olacaktır. Bu iki ucun arasında kalan diğer basamaklar ise sabit getirili varlıkların ağırlıklı olduğu dengeli fonlardan başlayarak karma ve değişken fonlardır.

İkinci Bölüm: Eurobond ve altın fonları gibi farklı fonlar.

Prof. Dr. Yaman Ömer Erzurumlu

Belli başlı fon türlerinin TEFAS web sitesindeki tanımları

Borçlanma Araçları Şemsiye Fonu: Fon toplam değerinin en az yüzde 80’i devamlı olarak, yerli ve/veya yabancı kamu ve/veya özel sektör borçlanma araçlarına yatırılan fonları kapsayan şemsiye fonlardır.

Hisse Senedi Şemsiye Fonu: Fon toplam değerinin en az yüzde 80’i devamlı olarak, yerli ve/veya yabancı ihraççıların paylarına yatırılan fonları kapsayan şemsiye fonlardır.

Kıymetli Madenler Şemsiye Fonu: Fon toplam değerinin en az yüzde 80’i devamlı olarak, borsada işlem gören altın ve diğer kıymetli madenler ile kıymetli madenlere dayalı sermaye piyasası araçlarına yatırılan fonları kapsayan şemsiye fonlardır.

Fon Sepeti Şemsiye Fonu: Fon toplam değerinin en az yüzde 80’i devamlı olarak, diğer fonların ve borsa yatırım fonlarının katılma paylarından oluşan fonları kapsayan şemsiye fonlardır.

Para Piyasası Şemsiye Fonu: Portföyünün tamamı devamlı olarak, vadesine en fazla 184 gün kalmış likiditesi yüksek para ve sermaye piyasası araçlarından oluşan ve portföyünün günlük olarak hesaplanan ağırlıklı ortalama vadesi en fazla 45 gün olan fonları kapsayan şemsiye fonlardır.

Katılım Şemsiye Fonu: Portföyünün tamamı devamlı olarak, kira sertifikaları, katılma hesapları, ortaklık payları, altın ve diğer kıymetli madenler ile kurulca uygun görülen diğer faize dayalı olmayan para ve sermaye piyasası araçlarından oluşan fonları kapsayan şemsiye fonlardır.

Değişken Şemsiye Fonu: Portföy sınırlamaları itibarıyla yukarıdaki fon türlerinden herhangi birine girmeyen fonları kapsayan şemsiye fonlardır.

Serbest Şemsiye Fon: Katılma payları sadece nitelikli yatırımcılara satılmak üzere kurulmuş olan fonları kapsayan şemsiye fonlardır.

Garantili Şemsiye Fon: Uygun bir yatırım stratejisine ve garantör tarafından verilen garantiye dayanılarak taahhüt edilen fonları kapsayan şemsiye fonlardır.

Koruma Amaçlı Şemsiye Fon: Uygun bir yatırım stratejisine dayanılarak en iyi gayret esası çerçevesinde amaçlanan fonları kapsayan şemsiye fonlardır.

Hisse Senedi Fonu: Fon portföyünün en az yüzde 80’ini düzenli temettü ödemesi yapan ve fiyat oynaklığı nispeten daha az olan ortaklık paylarına yatıran ve temettü geliri elde etmeyi hedefleyen fondur.

Kamu Borçlanma Araçları Fonu: Fon portföyünün en az yüzde 80’ini, kamu borçlanma araçlarının konu olduğu ters repoya ve devlet iç borçlanma senetlerine yatıran ve faiz geliri elde etmeyi hedefleyen fondur.

Özel Sektör Borçlanma Araçları Fonu: Fon portföyünün en az yüzde 80’ini özel sektör borçlanma araçlarına yatıran ve faiz geliri elde etmeyi hedefleyen fondur.

Kira Sertifikası Fonu: Fon portföyünün en az yüzde 80’ini kira sertifikalarına yatıran ve kira sertifikası geliri elde etmeyi hedefleyen fondur.

Karma Borçlanma Araçları Fonu: Her birinin değeri fon portföyünün yüzde 20’sinden az olmayacak şekilde, fon portföyünün en az yüzde 80’ini kamu borçlanma araçlarına ve özel sektör borçlanma araçlarına yatıran ve faiz geliri elde etmeyi hedefleyen fondur.

Altın Fonu: Fon portföyünün en az yüzde 80’ini ulusal ve uluslararası borsalarda işlem gören altın ve diğer kıymetli madenler ile bunlara dayalı varlıklara yatıran fondur.

Dengeli Fon: Fon portföyünün tamamını, ortaklık payı, borçlanma araçları ve kira sertifikalarının karmasından oluşturan ve hem sermaye kazancı hem de temettü, faiz ve kira sertifikası geliri elde etmeyi hedefleyen fondur.

Endeks Fon: Hisse Senedi Endeks Fonu, Tahvil Endeks Fonu, Sektör Endeks Fonu veya benzer fonlar olmak üzere, baz alınan ve kurulca uygun görülen bir endeks kapsamındaki varlıklara, fon portföyünün en az yüzde 80’ini yatıran ve baz alınan endeks ile fonun birim pay değeri arasındaki korelasyon katsayısının en az 0,9 olmasını ve endeksteki artış kadar bir getiri elde etmeyi hedefleyen fondur.