Suç Gelirleri ve Kayıtdışı Ekonomi Gerçeği 2

Suç gelirlerini aklamanın tarihçesi ve aklamada kullanılan yöntemler ile kayıt dışı ekonomi ve suç gelirleri arasındaki farklara ilk yazımızda yer vermiştik. Bu yazımızda öncelikle klasik aklama yöntemlerine değinilecektir. 

İlk olarak Şirinler yani Mantarlama ve Parçalama Yöntemi ile başlayalım.

Devamlı bilgi verme ve kimlik tespiti yükümlülüğü konusunda ülkelerin getirmiş oldukları yasal sınırların altında işlem yaparak, anılan işlemlerin devamlı bilgi verme kapsamında yetkili kurumlara bildirilmesinin veya kimlik tespiti yapılmasının engellenmesi yöntemidir.

Eldeki fonu küçük parçalara bölüp bunları bankaya yatıracak çok sayıda kişiyi yani şirinleri bulmak her zaman mümkün olmayabilir. Bu durumda insan sayısı yerine işlem sayısını artırmak için parçalama yöntemi ile bildirimden kaçınmak ve aklama işlemini gerçekleştirmek olasıdır.

Klasik aklama yöntemleri arasında 2. olarak ise paravan yani hayali şirketlerin kullanılması sıralanır.

Bu şirketler herhangi bir ticaret ya da imalat faaliyetinde bulunmayan ve genellikle sınır-ötesi merkezlerde kurulan şirketlerdir. Peki, bu yöntemle suç geliri nasıl aklanmaktadır?

Aklama işi yapanlar benzeri birçok şirkete sahip olabilirler ve izlerini karmaşık hale getirmek için fonları bir şirketten diğerine aktarabilirler. Bir paravan şirket maskelemeyi artırmak için gerçekten yasal işlemlere de girişebilir. Şirketler arasında yapılan transferler sonucu; paravan şirket çok kârlı bir işletme gibi gösterilebilir. Böyle bir durumda kağıt üzerinde görünen kârın yerine kasaya suç geliri konur. Böylece suç kaynaklı paranın vergisi ödenir ve bu para yasallaştırılmış olur.

c- Fiktif veya yanlış isim ile hesap açma: 

Dikkat çekmemek ve sağlıklı bir inceleme yapılmasına mani olmak için işlem tamamen kurgusal ya da başka birisinin ismi kullanılarak yapılmaktadır. Bu yöntemin geçmişinde aklama işlemleri için mezar taşlarının üzerindeki isimler alınarak bu isimler üzerine hesaplar açıldığı için Mezarlık Hesapları da denilir.                                                                       

d- Vergi Cennetleri:

Ülke dışından sağlanan fonların yine ülke dışında kullandırılmasını amaçlayan ve ülkede bankacılık sektörü için düzenlenmiş her türlü yasa ve yönetmeliğin dışında kalan dıştan dışa bankacılık ya da serbest bölge bankacılığı diyebiliriz.

Yapılan işlemlerle ilgili gizliliğe çok önem verilen ve yasal düzenlemeler ile denetimlerin sıkı olmadığı bu merkezler, uluslararası alanda suç gelirlerinin en yoğun biçimde aklandığı yerlerdir. 

e- Döviz büfeleri: 

Nakit halindeki yasadışı gelirin döviz büroları tarafından alınarak finansal sistem içerisine eklenmesi ile gerçekleştirilen aklama yöntemidir.

f- Sahte veya içeriği nedeniyle yanıltıcı ithalat/ihracat faturaları: 

İthalat ve ihracat faturalarının olduklarından düşük veya yüksek gösterilerek aradaki farkın kara para aklamak için kullanılması işlemidir.

Bu yöntem ile 15.000 TL değeri olan bir mal 20.000TL değerinde bir mal olarak, yurtdışında ithalatçı görünümdeki paravan şirketlere ihraç edilmiş gibi gösterilebilir. Sonrasında yurtdışında toplanan suç gelirleri sanki ihracat geliri gibi yurda transfer edilerek aklanmaktadır. Bu yöntemde sadece suç gelirleri aklanmamakta, aynı zamanda da devletten önemli tutarda KDV iadesi alınmaktadır. 

g- 900’lü telefon hatları : 

Suçtan, özellikle de uyuşturucudan elde edilen gelirin nakit olduğu varsayımı bütün dünya tarafından kabul görür. Hal böyle olunca tüm önlemler bu varsayıma göre alınır. Bu teknikte aklayıcılar uyuşturucu satışından sonra alıcıdan parayı nakit almak yerine, işlettikleri erotik telefon hatlarının numaralarını verirler. Bu hatlarda, uyuşturucuyu alan borcu kadar telefonla konuşarak borcunu bu yolla öder. Paranın kaynağı sorulduğunda ise, söz konusu ticari faaliyetler gösterilir ve böylece suç gelirleri aklanır. 

h- Sigorta Poliçeleri : 

Bazı ülkelerde, hayat sigortası poliçesi sahibi öldüğünde, poliçeyi satmışsa satın alan kişinin poliçeden doğan tüm haklarını sigorta şirketinden talep etme hakkı vardır. Örneğin AİDS hastalığının artmasıyla birlikte hastaların sahip olduğu poliçelerin bir ikincil piyasası oluştuğunu söyleyebiliriz. Hastalar öleceklerini bildiklerinden poliçelerini kalan günlerini iyi geçirmek için satarken, alanlar ise iskontolu olarak poliçe aldıklarından aradaki fark kadar kar elde ederler. Aklayıcılar ise bu poliçelere nakit karşılığı ve ikinci el piyasalarda oluşan fiyatından fazlasını vererek, yani gerçek bedeline göre indirimli olarak sahip olurlar. 

ı- Talih oyunlarından kazanılan ikramiyeler: 

Bu yöntemde; ikramiyeyi kazanan talihli, ikramiyesini almadan önce aklayıcılar tarafından bulunur ve kazandığı ikramiyeden daha fazlası kendisine verilerek elindeki bilet ya da kupon alınır. Böylece elde edilen suç gelirlerinin, talih oyunlarından kazanıldığı izlenimi verilir.

i- Gazinolar, kumarhaneler vb. işletmeler : 

Aklayıcıların elinde bulunan nakitler kumarhanelerden fiş almak için kullanılsa da aslında neredeyse hiç kumar oynanmaz ve fişler kumarhanelerden alınan çeklerle değiştirilir. Bu çekler daha sonra bir bankaya yatırılarak, çek bedelleri buradan başka bir ülkeye transfer edilir ya da emlak alımında kullanılır. Öte yandan suç gelirleri doğrudan kumarhaneye de aktarılabilir ve karşılığında komisyondan sonra kalan para kumar kazancı olarak düzenlenen çeklere çevrilir. 

j- Oto Finans Borç Yöntemi:

Kıyı bankacılığında mevcut finans kurumları vasıtasıyla elde edilen suç geliri, sahibine kredi olarak döner. İşlemleri şu şekilde sıralanabilir;

  • Suç geliri aklayacak kişi kıyı bankalarına gider ve suç gelirini burada faaliyet gösteren A bankasına yatırır.
  • Daha sonra kendi ülkesindeki C bankasına başvurarak A bankasındaki hesabını teminat gösterip kredi talebinde bulunur. C bankası da bu krediyi kendisine verir.
  • Aklayıcı aldığı kredi ile istediği yatırımı yapar, örneğin otel ya da plaza satın alabilir.
  • Ardından kredisini C bankasına geri ödemez. C bankası da bu kişinin teminat gösterdiği A bankasındaki parasına haciz koyarak yurda getirir.
  • Böylece bu kişinin suç geliri, otel veya bir başka yatırım şeklinde aklanmış olur.