Neden Yatırım Fonlarına Yatırım Yapmalıyım?

Birikim yapmak hiçbirimiz için kolay değil. Sonuçta en basit tanımıyla bugünümüzden, gelecekteki finansal rahatımız için vazgeçiyoruz. Bu fedakârlığı yıllar içinde düzenli olarak yaptığımızda ise yönetmemiz gereken birikim hatırı sayılır büyüklüğe ulaşabiliyor. Çünkü hedef; bizi ileri yaşlarımızda, emekliliğimizden sonraki yıllar boyunca rahat ettirecek bir birikime ulaşmak.

Bu bizi ciddi bir kararla da karşı karşıya bırakıyor. Birikimlerimi nasıl değerlendirmeliyim? Anne ve babalarımız için bu sorunun yanıtı biraz daha kolaydı. Çünkü sermaye piyasaları bugün oldukları kadar gelişmiş değillerdi. Çoğu zaman meşhur dörtlü arasında bir seçim yapmak yeterliydi. Yani; mevduat, altın, döviz ve emlak dörtlüsü arasında. Bu araçlar bugün de mevcut, bugün de birer alternatif. Ancak her birinin kendine göre dikkat edilmesi gereken önemli noktalar var. Altın, döviz benzeri yatırımlar piyasanın dalgalanmalarına bağımlı. Dolayısıyla belli dönemlerde yüksek getiri sağlıyorlar. Fakat sonrasında düzeltmelerden veya piyasanın dalgalanmalarından yatırımcıları koruyamıyorlar. Altının getirisi kendisine olan talebebağlı. Döviz ise aslında kendi başına bir yatırım aracı değil. Uzun vadede defalarca görüldü ki enflasyona karşı sizi korumakla beraber ek reel getiri sağlama potansiyeli neredeyse yok. Burada bir parantez açıp belirtelim ki, dövize endeksli Eurobond benzeri varlıklara yapılan yatırımları döviz alıp yastık altı yapmaktan ayrı tutuyoruz.  Gayrimenkulun en önemli problemi ise yüksek oranda birikimi tek bir varlığa bağlaması. Bugünlerde ve özellikle 2020’deki ralliden sonra yine gözde hale geldi. Ancak çoğumuz bu ralliden önceki on yıl boyunca en azından İstanbul’da emlak fiyatlarında ortalama artışın yüzde 6 olduğunu hatırlamıyoruz.

Sonuç olarak eski konvansiyonel yatırım araçları seçenek olarak hala masada olmakla beraber sürdürülebilir çözüm araçları değiller. Kaldı ki finansal piyasalar geçen zamanla gelişti ve artık profesyonel varlık yönetimi bizlere ücreti karşılığı sunuluyor. Üstelik çok farklı varlık çeşitlerine yatırım yapma imkânıyla beraber. Yatırım fonları ise bunun en önemli araçlarından biri. Emeklilik fonları da aynı mantıkla çalıştığı için burada yazılanların hemen hepsini her ikisi için de geçerli kabul edebilirsiniz.

Yatırım fonlarına yatırım yapmak aslında açık büfe önünde tabağınızı doldurmaya benziyor. Malum açık büfede her birinin içinde farklı malzemeler bulunan türlü yemekler sergilenir. Bizler de tabağımızın büyüklüğü ve sağlığımızın durumuna göre seçimimizi yaparız. Nasıl yemekler içlerindeki malzemelere göre ayrılıyorsa, yatırım fonları da içlerindeki finansal varlıklara göre ayrışıyorlar. Bir başka deyişle yatırım fonu dediğimiz aslında bir sepet. Yatırım fonunun türüne göre içinde ne olabileceği önceden kurallarla belirlenmiş bir sepet. Bunların her biri farklı bir yemek adeta. Yemek istediğiniz ne ise o içerikle yapılan bir yemek. Bizim tek tek malzemeleri bulacak bilgimiz yoksa ya da bilgimiz var ama bunları doğru oranlarda bir araya getirip yemek yapacak zamanımız yoksa profesyonel fon yöneticileri aşçıbaşı gibi devreye giriyor. Yemeğin malzemelerini bir araya getiriyor ve biz hazırlanan yemekten bir kaşık istiyorsak bir kaşık, bir tabak istiyorsak bir tabak alabiliyoruz. Örneğin hisse fonu dediğimiz ağırlıklı hisse senedi barındırıyor veya tahvil fonu dediğimiz ağırlıklı tahvil içeriyor. Karma fon bunların tamamından doğru miktarlarda bir araya getiriyor. Ayrıca bunları sadece bir araya getirmekle kalmıyor değişen piyasa koşullarına bağlı olarak oranları yeniden hesaplıyor, ayarlıyor ve gerekli değişiklikleri yapıyor. İşte bizim için avantajları da bu noktada başlıyor. Sergilenen yemeklerin hiçbirinin nasıl yapıldığını bilmemiz gerekmiyor. Bizim tek yapmamız gereken "yönetim ücreti" karşılığı tabağımıza istediğimiz kadar doldurmak.

Aslında çoğumuzun kabul edeceği bir gerçek var. Yatırım dünyasının profesyonelleri piyasalar hakkında bilgi edinmek için, bu bilgileri değerlendirmek için, sonrasında da kendilerine emanet edilen birikimleri yönlendirmek için bizlerden daha fazla zaman ve enerji harcıyorlar. İşleri bu. Bizler sabah kalkıp işimize okulumuza giderken onlar piyasaların karşısına geçiyorlar. Bizlerin var olan yeni yatırım araçlarını tam olarak kavramak için yeterli zamanımız yok. Zahmete katlanıp özelliklerini öğrensek de parayı bu araçlar arasında pay ederek yönetecek bilgiyi toplayıp değerlendirecek zamanımız çoğu zaman olmuyor. İşte yatırım fonları da tam bunlara bir alternatif ve çözüm olmak için oluşturuluyor. Burada bilinmesi gereken kritik nokta yatırım yaptığımız fonun ne kadar risk içerdiği ve hangi piyasa faktörlerinden etkileneceği. Bu nedenle yatırım öncesi bizden doldurmamız istenen risk profili anketi bunu belirlemek için kullanılıyor. Yani bir defa daha iş dönüp dolaşıp temel finansal okuryazarlığa gelip dayanıyor.

Finansal piyasalar hakkında bilgisi olanlarımız haklı olarak diyecek ki, tahvili hisseyi biz de alabiliyoruz, repoyu biz de yapabiliyoruz. Doğru. Ancak bu varlıkların vadelerine ve kupon benzeri özelliklerine göre yönetilmeleri durumunda daha fazla getiri sağlamaları mümkün. Hisselerin piyasa şartlarına göre doğru zamanda alınıp satılmaları ve gerektiği durumda risk azaltıcı araçlarla hedge edilmeleri yani koruma altına alınmaları gerekebilir. Yabancı varlıklara ise bireysel yatırımcı olarak bizim yatırım yapmamız oldukça maliyetli olacaktır.

İşte, birikimlerin yatırım fonları altında profesyonel yatırımcılar tarafından yönetilmelerinin en önemli avantajı da bu noktada ortaya çıkar. Birincisi bu fonların yöneticileri performanslarının benzerleriyle ya da pazar ortalaması ile karşılaştırılacağını bilmektedirler. Keza maliyetlerinin de karşılaştırıldığını biliyorlar. Bütün bunları TEFAS sistemi üzerinden yapmak artık son derece kolay. Yani ortalama kalite bir aşçılık sergilemeleri durumunda yaptıkları yemeği isteyen çıkmayacak. Yatırım fonları getiriyi maksimize ederken bunu mümkün en düşük risk ile gerçekleştirmek için çabalıyorlar.

Yatırım dünyası artık altın, döviz, mevduat ve emlak benzeri eski bildik yatırım araçlarıyla sınırlı değil. Yatırım fonları, şirket tahvilleri dâhil bizim nitelikli yatırımcı olmadan alamayacağımız varlıklar da dâhil bütün varlıklara erişebiliyor. Bunlardan kuralları önceden belirlenmiş karmalar oluşturarak portföyler yaratabiliyorlar. Bunları yaparken profesyonel birikimlerini kullanıyorlar. Benzerleri arasından sıyrılmak için işlerini mümkün olan en iyi şekilde yapmanın baskısı ile her gün bu yatırım fonlarının yönetimiyle ilgileniyorlar. Bizler kanun koyucunun getirdiği üst sınırlar çerçevesinde belli bir yönetim ücreti karşılığı bu bilgiyi hizmet olarak satın alabiliyoruz.

Günümüzde birikimlerini yatırım fonlarında değerlendirmek isteyen yatırımcıların eskiye göre çok önemli iki avantajı daha var. Birincisi fon yönetim ücretlerine yukarıda belirttiğimiz gibi kanun koyucu tarafından üst sınır getirilmiş durumda. Yatırımcının yüzde üç üzeri yıllık maliyetlerle karşılaşması günümüzde olanaksız. Asıl önemli avantaj TEFAS ve onun ikiz kardeşi BEFAS sistemleri. TEFAS’ı yatırım fonlarının hepsini bulabileceğiniz dev bir pazar yeri gibi düşünün. TEFAS öncesi bütün yatırım fonlarını tek bir platformda karşılaştırabileceğiniz ve yatırım yapabileceğiniz bir ortam yoktu. Genelde çalıştığınız kurumun yönettiği yatırım fonları arasından seçim yapmanız isteniyordu. TEFAS ile birlikte tek bir noktadan tüm piyasadaki fonlara erişim ve yatırım yapabilme imkânı getirildi. Adeta yatırım fonu borsası gibi bir ortam oluşturuldu. Bunun yatırımcıya getirdiği kolaylık ve avantaj çok büyük. Günümüzde hangi kurumla çalışırsanız çalışın, hem o kurumun hem piyasadaki diğer fonların arasından kendinize fon portföyü oluşturabiliyorsunuz. Bunun fon yöneticileri üzerindeki olası motive ve disiplin edici etkisini de unutmayalım. Artık iyi performansla parlamak ne kadar kolaysa, kötü performansı saklamak da o kadar zor. TEFAS’ın yatırım dünyasına getirdiği katkıları gören kanun koyucu, sistemin bir benzerini BEFAS adı altında emeklilik fonları için de oluşturdu. BEFAS henüz yeni ve yatırımcı tarafından tam olarak bilinir değil. Aynı avantajları çok daha büyük olan emeklilik fonları pazarı için getiriyor. TEFAS’a tefas.gov.tr adresinden ulaşabilirsiniz.

Bir sonraki yazımızda fonların türlerine bağlı olarak içeriklerine, ne tür risk ve getiri imkânları barındırdıklarına değineceğiz.

Prof. Dr. Yaman Ömer Erzurumlu