Kredi Yönetim Sürecinin Aşamaları

Bankalarca kredi kullandırımında kredinin sağlıklı bir döngüde, zamanında ve uluslararası standartlara  uygun olarak sürdürülmesi çok önemlidir. Bu konuda, uluslararası düzenlemeler, BDDK düzenlemeleri ve bankacılık usulleri uygulama açısından önem taşır. 

Kredi yönetim sürecine ilişkin olarak, Avrupa Bankacılık Otoritesi (EBA) bu yıl içerisinde Kredi Yönetim ve İzleme Sürecine İlişkin Rehberin yeni sürümünü yayımladı.  Ayrıca, BDDK tarafından da bu rehberin ilk sürümüne paralel olarak “Kredi Yönetimine İlişkin İyi Uygulama Rehberi” yayımlandı. Bu rehberde, kredi yönetim sürecinin vazgeçilmez aşamaları; 

  • Kredi riski yönetişimi ve kültürünün oluşturulması
  • Kredi stratejilerinin oluşturulması
  • Kredi risk politikaları ve prosedürlerin belirlenmesi
  • Kredi karar alma süreçlerinin tanımlanması, yetki ve organizasyon yapısı
  • Kredi pazarlama süreçlerinin yönetimi ve fiyatlama 
  • Kredi tahsis süreçlerinin yönetimi 
  • Borçlunun kredi değerliliğinin ölçülmesi ve derecelendirme faaliyetleri
  • Limitlerin belirlenmesi ve limitlere uyum
  • Teminatların değerlemesi ve izlenmesi
  • Yeniden yapılandırma
  • Kredi izleme süreçleri
  • Kredi takip süreçlerinin yönetimi

olarak gösteriliyor. 

Kredi tahsis süreçlerini; tüketici kredileri, mikro, küçük ve orta ölçekli işlemler ve büyük işletmeler, ticari gayrimenkul kredileri, gemi kredileri olarak ayırabiliriz. 

Süreçlerin yönetiminde görevler ayrılığı ilkesine uyumun gözetilmesi ve işlemi yapan, kontrol eden ve onaylayan yapıların ayrı kademeler tarafından yapılması ve sonuçlandırılması, pazarlama, tahsis, izleme ve takip süreçlerinin birbirinden kesin çizgilerle ayrılması, tüm süreçlerde risk yönetimi ilkelerine uyumun gözetilmesi büyük önem taşıyor.

Kredi riski dokümantasyonu oluşturulurken bankanın risk stratejisi ve politikasının, risk iştahının, risk limitlerinin ve yetki onay gruplarının belirlenmesi, uygulamaya ilişkin kredi politikaları, yönetmelikleri ve prosedürlerinin belirlenmesi gerekir. Yetki ve onay yapıları ile organizasyon yapısının belirlenen risk limitleri ile uyumlu olarak yönetilmesi önemlidir.

Kredi pazarlama süreçleri oluşturulurken; kullandırılacak ürünlerin risk ve getirilerini de kapsayan bir katalog hazırlanmalı, müşteri seçimi ve yönetiminde tüm yasal düzenlemeler göz önünde tutulmalıdır. Bunlara ek olarak pazarlama hedeflerinin olası olumsuz etkileri ve kredi portföyünün kalitesi arasındaki dengenin korunmasına yönelik tedbirler alınmalıdır.

Fiyatlamanın belirlenmesinde ise fon transfer fiyatlandırması (FTP) ilkelerine uygun olarak fonlama maliyeti ile diğer operasyonel maliyetlerinde dikkate alınmasının yanı sıra ilgili işkolunun stratejisine uygun bir kâr marjı (spread) ile fiyatın oluşturulması gerekir. Fiyat belirlenmesinde müşterinin risk yapısının da gözetilmesi ve “risk bazlı fiyatlama” yapılarak ürünün ve müşterinin içerdiği risklerin fiyatlamaya yansıtılması beklenir.

Kredi tahsis süreçlerinin yönetiminde, yasal sınırlamalar, kredinin büyüklüğü ve sektör, bölge, ürün, müşteri grubu gibi kriterler göz önüne alınmalı, ilgili kredi gruplarına göre yeterli ve etkin bir organizasyon yapısının oluşturulması, mali tahlil ve istihbarat süreçlerinin düzgün yürütülmesi, kredi derecelendirme sisteminden gelen verilerin dikkate alınması, derecelendirme sisteminin düzenli aralıklarla gözden geçirilerek validasyonunun yapılması ve validasyon kurallarına uygun olarak gerekli ince ayarların yapılması şarttır. Borçlunun kredi değerliliğinin ölçülmesinde, sadece derecelendirme sisteminden gelen veriler ve ölçüm sonuçları ile yetinilmeden, borçluya ilişkin çeşitli kanallardan gelen bilgilerin de tahsis sürecinde dikkate alınması gerekir.

Limitlerin belirlenmesinde, yasal sınırlara Banka’nın risk iştahına ve stratejisine uygun bir limit yapısı hazırlanması  aynı zamanda borçlunun nakit akış yapısı ve ödeme kapasitesinin de limit tesisinde göz önünde bulundurulması önemli bir kriter olarak karşımıza çıkıyor. 

Teminatlar sadece kredilendirme aşamasında değil, kredi ömrü boyunca izlemeye alınmalı, belirlenen aralıklarla teminatlar yeniden değerlemeye tabi tutularak teminat vasıflarının devamlılığı sorgulanmalıdır. Büyük ölçekli teminatlar düzenli aralıklarla, diğer teminatlar ise örnekleme usulü ile seçilip değerlemeleri gözden geçirilmelidir. 

Kredi izleme ve tahsilat prosedürleri sürekli olarak takip edilmeli ve teminatlara benzer şekilde, belli bir büyüklüğün üzerindeki krediler sık aralıklarla gözden geçirilmeli, diğer krediler ise örnekleme çalışmalarına dahil edilmelidir.

Bir müşteri ve/veya müşteri grubu için yeniden yapılandırmanın gündeme gelmesi durumunda, kredinin canlılığı ve sıhhati açısından gerekli önlemler alınmalı ve gerektiğinde ek teminatlar ve koşullar talep edilmelidir.

Kredilerin normal ve sağlıklı işlemediğinde Karşılıklar Yönetmeliği’ne göre temerrüt halinin oluşması durumunda kredi takip mekanizmaları otomatik olarak çalıştırılmalıdır. Gecikmeye düşen kredilerin izlenmesi ve tahsilat prosedürlerinin oluşturulması için banka içinde ayrı bir birim görevlendirilir. 

Kredi süreçlerinde UFRS hükümleri dikkate alınarak kredilere ilişkin her düzenlemenin bankanın bilançosuna yapacağı etki göz önünde bulundurulmalıdır. Kredi süresince UFRS 9 nedeniyle beklenen kredi zararı karşılığı ayrılacağı için UFRS 9’un muhtemel etkilerinin de dikkate alınması gerekir.

Tüm kredi süreçleri birbirleriyle bağlantılı olarak dizayn edilerek, bu süreçlerin bilgi sistemlerindeki yerlerinin ideal şekilde tasarlanması ve sistemsel süreçlerle iş akış süreçlerinin birbiriyle uyumlu olarak işlemesi sağlanmalıdır.