Connecting last jigsaw puzzle piece.

Girişimcilik Mi, Bir İşte Çalışmak Mı - Hangisi Size Daha Uygun? Bölüm 1

Girişimcilik; tarihin başlangıcından beri az sayıda kişinin başarısı  ancak birçok kişinin arzusu...

Bundan yirmi ya da otuz yıl önce, istikrarlı bir işin konfor alanının dışına çıkmaya istekli veya yaptığı girişimlerde başarıya ulaşmış çok sayıda kişi bulmakta zorlanırdınız. Çoğu insan muhtemelen serbest meslek trenine atlamak için günlük işlerini bırakmayı hayal etse de sorumluluklar ve riskler bu atılımı yapmakta kişileri engellerdi. Ancak günümüzde girişimcilik arzusu artık boş bir hayal olarak görülmüyor hatta destekleniyor, teşvik ediliyor ve yüceltiliyor.

Yine de kendi işinizi kurmanın ya da başkaları için çalışmanın farklı zihniyetler ve beceriler gerektirdiğini ve her birinin kendi artılarıı ile eksileri olduğunu unutmamak gerekiyor. İstihdamın herkes için uygun olmaması gibi girişimcilik de herkese uygun olmayabilir. İki yazıdan oluşacak bu dizide her birinin avantajlarını ve dezavantajlarını tartarak bir çalışan ve bir girişimciyi karşılaştırmaya ve incelemeye çalışacağız.

İstihdam

İstihdamın gerçekleri ve şartları çalıştığınız şirkete bağlı olarak büyük ölçüde değişebilir. Örneğin bir şirket çok sıradan bir ürün veya hizmet satarken size ve kişiliğinize uygun bir şirket kültürüne sahip olabilir tıpkı heyecan verici ve yenilikçi bir şirketin hiç tercih etmeyeceğiniz bir kültüre sahip olması gibi... İnsanlar ve liderlik çok önemli faktörlerdir. Bu nedenle istihdamın genel gerçeklerine, onun alternatifi olan girişimcilik merceğinden bakacağız.

Temel olarak istihdam başka biri adına çalışmak olarak tanımlanır. Çalışan olmak genellikle bir organizasyon içinde belirli bir rolünüz olduğu anlamına gelir. Çalışanlar çoğunlukla istikrar, güvenlik ve uzmanlaşma önceliklerine sahiptirler.

İstihdamın avantajları:

Dostluk: İstihdamla, ekibinizde meslektaşlarınız ve çalışma yaptığınız farklı insanlar olacaktır. Bu, yeni fikirler için ilham alabileceğiniz, iş yüklerini ve sorumluluklarını paylaşabileceğiniz, birbirinizin becerilerini tamamlayabileceğiniz ve genellikle sosyalleşebileceğiniz insanlara sahip olacağınız anlamına gelir. 

İş-yaşam dengesi:  Bir kuruluş için çalıştığınızda, çalışma saatleriniz (fazla mesai maddeleri de dahil) genellikle sözleşmenizle belirlenir ve siz işe alınmadan önce kararlaştırılır. 09:00-17:00 olarak tabir edilen çalışma temposunu tercih ediyorsanız mantıklı bir tercihtir. Bu sayede, işiniz ile ev yaşamınız arasında daha iyi bir denge sağlayabilirsiniz.

Daha az sorumluluk:  Şirket içinde yalnızca belirli işlevlerden sorumlu olduğunuz için yaptığınız işin sorunsuz bir şekilde yürüdüğünden emin olmanız daha kolaydır. Bu nedenle de genellikle gece gündüz çalışmanıza gerek kalmayacaktır. Yalnızca atanan görevlerinizden sorumlu olacak ve kuruluştaki diğer kişilerin nasıl performans gösterdiği konusunda endişelenmenize –işlerinizi etkilemediği sürece- gerek kalmayacaktır. Bu, elbette, organizasyon içindeki rolünüze bağlıdır. Tabii ki dev bir ekibi yönetiyorsanız işler değişir, ekibinizdeki kişilerin sorumluluğu da size aittir. 

Sabit ücret ve avantajlar:  İstihdam seçeneğinde işe alınmadan önce maaş üzerinde anlaşacak ve belirlenen aralıklarda (genelde aylık) sabit bir maaş alacağınızdan emin olacaksınız. Tabii ki hiçbir iş tamamen güvenli değildir ancak sözleşmenize bağlı olarak işinizin genellikle istikrarlı olacağına güvenebilirsiniz. Ayrıca sözleşmenize dahil edilmiş ve çeşitli avantajları kapsayan bir pakete de sahip olabilirsiniz. Bu paketin içeriğinde; sağlık sigortası ve izin (doğum, tatil, tıbbi vb.) gibi haklar ile gider hesabı, şirket arabası ve ofis içi ikramiyeler (alışveriş çeki, yılbaşı hediyeleri vb.) gibi diğer avantajlar olabilir. 

Geliştirme, öğrenme fırsatları ve kaynaklar:  Bir kuruluşta çalışırken, genellikle diğer insanlardan öğrenmek için daha fazla fırsatınız olur. Çoğu zaman, becerilerinizi geliştirmek için kendilerinden öğrenebileceğiniz, sizden daha üst pozisyonlarda çalışan insanlar ve meslektaşlarınız olacaktır. Ayrıca birçok kuruluş öğrenme ve gelişim için kaynaklara sahip olacak;çalışanlarının becerilerini ve kariyerlerini daha da ilerletmelerine yardımcı olacaklardır. Günümüzde çalışanlarının yüksek lisans  ücretlerini karşılayan çok sayıda şirket bulunmaktadır.

İstihdamın dezavantajları:

Bağımlılık: Bir çalışan olarak İK (İnsan Kaynakları) tarafından belirlenen kural ve düzenlemelere bağımlısınız ve patronunuzun talimatlarına uymak zorundasınız. Talimatlara, yönetimin yöntem ve stratejilerine katılmasanız bile görüşünüzü ifade etme noktasında dikkatli olmalısınız. Ayrıca fikirleriniz için onay beklemeniz gerekmektedir. Genellikle bürokrasi yüzünden ve biri veya birilerinin çalışmanızı imzalaması gerektiğinden birden fazla kanaldan geçmeniz gerekir.

Sınırlı kapsam: Yukarıda belirttiğimiz gibi bir şirket için çalışmak genellikle o kuruluş içinde belirli bir role veya işleve sahip olduğunuz anlamına gelir. Şirket içinde örneğin insan kaynakları veya satış-pazarlama gibi bir kategoride değerlendirilirsiniz. Belirlenmiş bu tanımın dışına çıkarak farklı alanlarda gelişme ve kariyer imkanları için ise sınırlı seçeneğiniz olacaktır.

Sınırlı gelir: Bir çalışan olarak geliriniz, maaşla sınırlıdır ve herkes için yapılan yıllık artışlar dışında sabittir. Şirket o yıl kârlı olsa veya iyi performans gösterse bile maaşınız artmayacaktır (teşvik veya ikramiye yoksa). Maaşınızı artırmak için zam talep etmeli, terfi denemeli veya iş değiştirmelisiniz.

Rekabet ve ofis siyaseti: Meslektaşlarınızdan yukarıda bir avantaj olarak bahsetmemize rağmen, kuruma (ve insanlara) bağlı olarak onlar da bir dezavantaja dönüşebilir. Diğer kişilerle çalışmak; tanınmak veya fikirlerinizi uygulamak için başkalarıyla rekabet etmeniz gerektiği anlamına gelir. Genelde meslektaşlarınızı ve kimin işe alınacağını seçemezsiniz yani davranışlarına bakılmaksızın onlara katlanmak zorunda kalacaksınızdır. Bir kuruluş, değişen güç ve otorite yapılarına sahip olacak, bu nedenle işyeri politikasını öğrenmeniz gerekecektir. İlerlemek için her zaman performansa ve liyakate dayalı olmayan farklı formüller olabilir. Bu nedenle kariyeriniz üzerinde gücü ve etkisi olan insanlarla ilişkileri dikkatlice yönetmeniz gerekir.