Gerçek Olmayacak Kadar İyi Yatırımlar: Ponzi Sistemleri

“Ponzi Sistemi” yıllardır bilinmesine ve toplum tarafından acı şekilde tecrübe edilmiş olmasına rağmen bugün hâlâ kullanılan bir düzenbazlık yöntemidir. İsmini, bu sistemi 1920’de uygulayan Charles Ponzi’den almıştır. Ponzi, bu sisteme ismini verecek kadar bilinen bir dolandırıcıdır fakat en büyük Ponzi düzenbazlığı 2008 yılında Bernard L. Madoff tarafından gerçekleştirilmiştir. Madoff’un fonlarına yatırım yapan yatırımcıların toplam kaybının 65 milyar dolar olduğu ileri sürülmektedir. Türkiye’ye döndüğümüzde ise 1990’lı yılların ortasında kurulan Titan Saadet Zinciri ve 2020’de yaşanan Çiftlik Bank vakası Ponzi Sistemi’nin en bilinen örnekleri olarak öne çıkmaktadır.

Charles Ponzi, 20. yüzyıl başında zengin olma hayaliyle Amerika’ya göç etmiş bir İtalyan’dır. Başarısız birkaç iş denemesinden sonra zengin olma hayallerini gerçekleştirebileceği bir fırsat bulur. İş yapmak için Avrupa’daki şirketlerle yazışmaktadır. O dönemin cevap beklenen yazışmalarında, mektubun içine pula da dönüştürülebilen cevap kuponlarından koymak uygulanan bir adettir. Ponzi’ye de, bu yaptığı yazışmalardan birisinde karşı taraf, broşür göndermesini talep ederek bir adet uluslararası cevap kuponu gönderir. Charles Ponzi bu kuponların fiyatlarının farklı ülkelerde birbirinden farklı olduğunu fark eder. Özellikle Avrupa ülkelerinin para birimlerinin o dönemde Amerikan dolarına karşı değer kaybetmesi nedeniyle, Avrupa’dan gönderilen bir kupon, Amerika’da pula çevrildiğinde pulu piyasa fiyatının çok altında bir fiyattan almak mümkün olmaktadır. Charles Ponzi bu şekilde düşük fiyattan aldığı pulları piyasa fiyatından satarak her seferinde yüzde 400 oranında kâr elde edebileceğini fark eder. Bunu bir yatırım stratejisine dönüştürür ve çok yüksek getiri fırsatı vaat ederek fon toplamaya başlar.

Yıllık banka faizlerinin yüzde 5’ler civarında olduğu bir ortamda Charles Ponzi, 45 günde yüzde 50 getiri sağlayabileceğini iddia etmiştir. Bu yüksek getiri yatırımcılara cazip gelir ve kısa süre sonra Ponzi’nin fonuna günlük para girişi milyon dolarları bulur. Ancak söz konusu kuponları pula çevirip satmak çok kolay değildir. Fonun büyüklüğünü karşılayacak sayıda kuponu Avrupa’dan getirmek de çok mümkün görünmemektedir. Başka bir ifadeyle Charles Ponzi aslında iyi bir fırsat gibi görünen bu yatırım stratejisini böyle yüksek bir hacimle gerçekleştirmenin yolunu bulamaz. Parasını çekmek isteyenlerin taleplerini de ancak yeni yatırımcılardan topladığı fonlarla karşılayabilmektedir. Bu noktada aslında en azından kısa dönemde bir sorun yaşamayacağı aşikârdır. Çünkü cazip getiri nedeniyle genelde yatırımcılar paralarını sistemde tutmaya devam edeceklerdir.

Sistem bir yıl sonra çöktü

Fakat bir yıl kadar çalışan bu sistem 26 Temmuz 1920’de Boston Post gazetesinde çıkan bir yazıyla sorgulanır. Yazıda değinilen nokta, Charles Ponzi’nin şirketinin gelir elde eden hiçbir faaliyetinin bulunmaması, fakat buna mukabil çok yüksek getiri vaat etmesidir. Bu makaleyle paniğe kapılan yatırımcılar paralarını çekmek isteyince de sistem çöker ve Charles Ponzi tutuklanır. Yüksek getirili bir yatırım ortaya çıkarmak amacıyla kurulan sistem artık bir saadet zincirine dönüşmüştür. Yatırımcıların kaybının 20 milyon dolar civarında olduğu iddia edilmektedir.

Ponzi sistemi yüksek getiri vaadiyle yeni yatırımcılar çekerek mevcut yatırımcılara yüksek getiriler ödemek üzerine kurulmuştur. Sistem herhangi bir engellemeyle karşılaşmadan başarıyla büyümeye devam etse bile, tüm potansiyel yatırımcılara ulaştıktan sonra artık sisteme yeni girecek yatırımcı kalmadığı için bir noktada tıkanacak ve ödeme yapamayacaktır. Sistem bu nedenle sürdürülebilir değildir. Ancak bu sistemler özellikle ilk zamanlarda mevcut yatırımcılara taahhüt ettikleri yüksek getiriyi ödeyebildiği için yatırımcıların güvenini kazanabilmektedir.

Wikipedia’da, Ponzi dolandırıcılığının listelendiği bir sayfada 2010 yılından bugüne Amerika Birleşik Devletleri’nde (ABD) 32 tane benzer dolandırıcılık olayı yaşandığına değinilmiştir. Bu sayfaya göre aslında Ponzi Sistemi’nin geçmişi, Charles Ponzi’den öncesine, 1860’lı yıllara kadar gitmektedir. Benzer yapılar 1869’da Adele Spitzeder tarafından Almanya’da ve William Miller, nam-ı diğer “Yüzde 520 Miller” tarafından 1899’da New York’da kullanılmıştır. William Miller’a “Yüzde 520 Miller” denmesinin nedeni haftalık yüzde 10 faiz, dolayısıyla basit faiz düşüncesiyle yıllık yüzde 520 faiz vaat etmesinden kaynaklanmaktadır. Ancak hem kaybedilen tutarın büyüklüğü hem de Charles Ponzi’nin kısa süreli olsa da popülerliği sistemin onun ismiyle anılmasına neden olmuştur.

İlk fırsatta fark edilmesi zor

Gerek Türkiye’deki, gerekse yurt dışındaki örnekler Ponzi düzenbazlığının, bilgiye ulaşmanın çok kolay olduğu ve düzenleyici kurumların yatırım piyasalarını çok sıkı denetlediği günümüz piyasalarında bile hâlâ yaşanabildiğini ortaya koymaktadır. Bunun nedeni bu sistemlerin başlangıçta sorunsuzca yüksek getiri sağlayan bir geçmişe sahip olmaları ve bu açıdan güven verebilmeleridir.

Yakın zamanın en bilinen Ponzi vakalarından biri de 2000’li yılların en önemli finansçılarından olan Bernard Madoff tarafından gerçekleştirilmiştir. Madoff, muhasebe kayıtlarını geriye dönük değiştirerek önceki dönemlerde, yüksek getiri sağlayan finansal araçlara yatırım yapmış gibi göstermiş ve yatırımcılarına yüksek getiri kazandıklarını gösteren sanal kayıtlar sunmuştur. Bu şekilde bir saadet zinciri yaratan Madoff, bu düzenbazlığının 2008 yılında ortaya çıkmasıyla hapse girmiş ve 14 Nisan 2021’de hayatını kaybetmiştir.

Ponzi sistemlerini belki ilk anda fark etmek zor olabilir. Bu tuzağa düşmemek için yatırımcının öncelikle, gerçek olamayacak kadar iyi bir yatırımla karşılaşıp karşılaşmadığına dikkat etmesi gerekir. Tüm Ponzi sistemlerinin ortak yanı; piyasanın çok üzerinde, yüksek getiri vaat etmeleridir. Vaat ettiği getirileri geçmişte ödeyebilmiş olması bu yatırımların gerçek olduğu anlamına gelmeyebilir. Eğer faaliyetleri ve gelir kaynakları şeffaf değilse bu daha da dikkatli olmak için ikinci bir işarettir. Söz konusu şirketin faaliyetlerini denetleyen bir kurumun olmaması ise bu yatırım için tehlike çanlarının çaldığının işaretidir.

Prof. Dr. Cenktan Özyıldırım

Referanslar

Zuckoff, Mitchell (January 10, 2006). Ponzi's Scheme: The True Story of a Financial Legend. New York: Random House Trade Paperbacks.

Quisenberry, William L. (2017) Ponzi of All Ponzis: Critical Analysis of the Bernie Madoff Scheme, International Journal of Econometrics and Financial Management, Vol. 5, No. 1, 1-6