Dünyada Sağlık Sigortası Sistemleri

COVID-19 pandemisi, hiçbir kıtaya sınırlı kalmadığı, insanlar tarafından oluşturulmuş hiçbir sınırı tanımayarak her ülkeyi etkilediği için tüm ülkelerin sağlık sistemlerinin sorunlarını, işleyen ve işlemeyen yönlerini gözler önüne sermiştir. Bazı gelişmiş ülkelerde dahi bu hastalığa yakalanan insanların sağlık hizmetlerine ulaşmakta yaşadığı zorluklar haberlere konu olmuştur. Bu yazımızda dünyadaki farklı sağlık sigorta sistemlerini olumlu ve olumsuz yanlarıyla incelemek istedik.

Amerika Birleşik Devletleri

Artık tüm dünyada bilindiği gibi, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) sağlık sektörünün en pahalı olduğu ülkelerden biridir. ABD’de tüm vatandaşların temel sağlık giderlerini karşılayan bir sağlık sigorta sistemi bulunmamaktadır. Her ne kadar sistem 2010’da dönemin Başkan’ı Obama tarafından ‘Obamacare’ olarak anılan bir reformla düzenlenmiş olsa da ABD’de toplumun hatırı sayılır bir kesimi halen temel sağlık hizmetlerine ulaşmada zorluk yaşamaktadır. ABD sağlık sisteminde her vatandaş kendi sigortasını yaptırmakla yükümlüdür. Sağlık sigortası işveren tarafından yaptırılabilir veya kişi kendisi özel sigorta şirketlerinin oluşturduğu ‘sigorta pazarından’ sigorta satın alabilir. ABD’de devlet hastanesi ve özel hastane ayrımı bulunmamaktadır. Hastaneler kâr amacı güden ve kâr amacı gütmeyen olarak ayrılsa da tamamı özel hastane statüsündedir.

Hükümet tarafından sunulan sigorta sistemleri Medicare ve Medicaid belirli yaş üzerindeki vatandaşlara, yoksulluk sınırının altındakilere ve bazı özellikli gruplara sigorta olanağı sağlamaktadır. Buna rağmen 2018 verilerine göre ABD nüfusunun yaklaşık yüzde 14’ünün herhangi bir sağlık sigortası bulunmamaktadır. Bunun da yaklaşık 60 bin önlenebilir ölüme sebep olduğu düşünülmektedir.

Ülkeyi ziyaret edecek turistlerin yaptırabileceği geçici sigorta poliçeleri bulunsa da bu poliçelerin kapsayıcılığı oldukça kısıtlı olmaktadır. Beklenmedik bir hastalık veya kaza durumunda sağlık giderleri kolaylıkla astronomik rakamlara ulaşabildiğinden, ülkeyi ziyaret etmeden sağlık sigortası konusunda araştırma yaparak ihtiyaçlara uygun bir sigorta yaptırmak gereklidir. Unutulmaması gereken nokta, ABD’de sağlık alanında yaşanacak bir olumsuzlukta giderlerin kısıtlı seyahat sigortalarındaki üst limitleri kolayca geçebildiğidir.

İngiltere

İngiltere’de, vergilerle finanse edilen ve nüfusun büyük bir çoğunluğunu kapsayan National Health System (NHS) yani ulusal sağlık sistemi ismi verilen bir sistem bulunmaktadır. Bu sisteme bağlı hastanelerde, Türkiye’de Sağlık Bakanlığı’na bağlı çalışan hastanelere benzer şekilde tüm sağlık hizmetleri ücretsiz alınabilmektedir. Yine Türkiye’ye paralel bir şekilde devlet hastanelerinin yanında özel sağlık sigortası veya doğrudan ödemeyle hizmet alınabilecek özel hastaneler de bulunmaktadır.

Halkın, İngiltere sigorta sisteminden memnuniyetinin yüksek olduğu otoritelerce bildirilmektedir. Tüm İngiltere vatandaşları ve ülkede geçici ikamet edecek kişiler bu sigorta sisteminden yararlanabilmektedir. Bu sistemin öne çıkan problemi ise bazı tıbbi tetkikler ve işlemler için uzun bekleme sürelerine sahip olmasıdır.

Avrupa Birliği

Her ne kadar Avrupa’daki ülkelerin sağlık sistemlerinde bazı farklılıklar olsa da tüm Avrupa Birliği (AB) üyelerinin sistemleri büyük ölçüde birbirlerine benzemektedir. Sigorta primleri genelde vergiler veya işverenler tarafından ödenir ve toplumun tamamını kapsayıcıdır. Sistemler arasında en belirgin farklılık hastanelerin yönetim biçimidir. Sosyal sistemde devlet, vatandaşlarına sağlık sigortası sağlamasının yanında hastanelerin yönetimini de yürütür. Fransa, İtalya, Norveç ve İsveç bu sistemi kullanmaktadır. Özelleştirilmiş sistemde ise devlet sadece sigorta sağlamakla yükümlüdür. Sağlık hizmetleri özel hastaneler tarafından sunulmakta, verilen hizmetlerin fiyatlandırılması ise devlet tarafından yapılmaktadır. Bu sisteme örnek olarak Almanya gösterilebilir. Birçok Avrupa ülkesi sağlık sistemini toplumun geniş kesimlerine ulaştırmayı başarabilmiş olsa da toplumun farklı kesimleri arasında sağlık hizmetlerine ulaşım açısından eşitsizliklerin devam ettiği halen görülmektedir.

Asya

Asya’da genel olarak özel sigortalar ve devlet tarafından karşılanan sağlık hizmetlerinin bir karışımı görülmektedir. Örneğin, Hindistan’da hükümet tarafından yönetilen hastanelerde herkese ücretsiz sağlık hizmeti verilmektedir. Ancak bu hastanelerdeki insan gücünün ve kaynakların yetersizliği birçok Hindistan vatandaşının özel sigorta yaptırarak özel hastanelerde hizmet almayı tercih etmesine neden olmaktadır. Çin’de ise temel sağlık hizmetleri devlet tarafından karşılanmaktadır. Devlet tarafından karşılanmayan hizmetler için ise özel sigorta seçenekleri bulunmaktadır.

Güney Amerika

Güney Amerika’da sigorta sistemleri genelde toplumun tümünü kapsayacak şekildedir. Güney Amerika ülkelerinde sağlık hizmetleri dünyanın kalanına kıyasla daha düşük ücretlerle sağlandığı için bazı ülkeler sağlık turizmi açısından merkez hâline gelmiştir. Örneğin, Kolombiya son yıllarda sağlık sistemini geliştiren Güney Amerika ülkelerinin arasında başı çekmektedir. Kolombiya nüfusunun yaklaşık yüzde 97’sinin sigortalı olduğu bilinmektedir. Yine de özellikle gelişmekte olan ülkelerde altyapı eksiklikleri nedeniyle sağlık hizmetine ulaşmada problemler olduğu görülmektedir.

Afrika

Afrika kıtası dünya nüfusunun sadece yüzde 13’ünü içeriyor olsa da dünya hastalık yükünün yüzde 25’i bu kıtadadır. Birçok Afrika ülkesinde oturmuş bir sağlık sigorta sistemi bulunmadığından, toplumun yüksek gelirli kesimleri özel sağlık hizmetlerini tercih etmektedir. Ülkede tam kapsayıcı sağlık sistemi bulunsa bile ulaşım ve altyapı problemleri neredeyse tüm toplumun sağlık hizmetlerine ulaşımını kısıtlamaktadır.

Dünyada bulunan farklı sağlık sigorta sistemlerini incelediğimiz bu yazımızda görüldüğü gibi mükemmel ve toplumun tüm ihtiyaçlarına cevap verebilen ideal bir sağlık sigorta sistemi henüz oluşturulamamıştır. İdeal bir sistemde, düşük gelirli kesim de dâhil olmak üzere, tüm toplumun sağlık hizmetlerine erişimi mümkün olmalı ve alınan hizmet kalitesi standardize edilmelidir. Bunun da ancak insan kaynaklarına, sağlık altyapısına yapılacak uzun dönem yatırımlarla ve birinci basamak sağlık hizmetlerinin geliştirmesiyle olabileceği düşünülmektedir.

Dr. Egehan Salepci