Studio headshot on white background. Spanish model.

Aile Şirketlerinde Kadınların Gücü

Bu yazımızda toplumun değişen demografik yapısının aile şirketlerinde kadınlar için yarattığı yeni rollere ve liderlik fırsatlarına değineceğiz. Bu avantajların yanında bilinçsiz cinsiyet önyargısı ve aile gelenekleri gibi dış faktörleri, geleceğin kadın aile şirketi liderlerine bir yol haritası sağlamak için yıkılması gereken klişeler olarak ele alacağız.

"Gizli" CEO

Geçmişte toplumsal önyargının ve bazı durumlarda kültürel geleneklerin etkisinden dolayı, kadınlar bilerek veya bilmeyerek aile şirketlerinde "duygusal şef" rolüne sevk edilmişti. Bu "gizli" CEO rolüyle ailenin duygusal ihtiyaçlarını karşıladılar, aileyi bir arada tuttular ve ailenin değerlerini ve geleneklerini sürdürdüler. Rollerin hem evde hem de işte cinsiyete dayalı olarak ayırımı 19.yy sanayi devrimine kadar uzandı. Erkekler bağımsızlık, özerklik ve başarı gibi özelliklerle ilişkilendirilirken, kadınlar genellikle besleyici olmaları ve şefkat duygularıyla sınıflandırıldı. Bu cinsiyet önyargısının bir kısmı bugün hala bilinçli olmasa bile devam ediyor. 

Sadakat, ilgi, başkalarının ihtiyaçlarına duyarlılık, problem çözme ve çatışma çözümü gibi özellikler geleneksel olarak kadınlara atfedilir. Halbuki bu özellikler aslında hem kadınlar hem de erkekler için gerçekte bütüncül bir liderlik tarzını yansıtır. Bir aile şirketinde, bu değerli özellikler ve ilişki yönetimiyle, hem aileyi hem de işletmeyi birarada tutmak mümkündür. Dolayısıyla kadınların, bireylerin ihtiyaçlarına duyarlılıkla, içgüdü ve sezgiye dayalı bir karar alma süreciyle yaklaşmaları şirkete ve aileye bağlılığı artırırken işletmelere potansiyel bir rekabet avantajı yaratabilir.

Kadınlar "Kadın İşi”ni nasıl yeniden tanımlıyor?

Günümüzün aile şirketi lideri olan kadınlar, toplumsal engelleri başarıyla yıkıyor ve geçmişte aile işletmelerinde kadının nasıl algılandığını yeniden tanımlıyorlar. Geleneksel olarak erkeklerin hakim olduğu endüstriler, diğer iş alanlarına göre daha fazla cinsiyet önyargısı gösterme eğilimindedir. Geçmişte geleneksel olmayan bir kadın mesleği olarak kabul edilebilecek işlerde, örneğin ağır imalat, çelik ve metal işleme veya çimento üretimi gibi erkek egemen sektörlerde, giderek artan sayıda ve son derece yetkin kadın liderler dikkatleri üzerlerine çekmektedir. Bu kadın liderlerin ortak görüşleri ise hiçbir işte kadınlara veya erkeklere yönelik bir önyargı olmaması gerektiğidir. Aksine, farklı fikirlerin ve deneyimlerin bir takıma büyük değer kattığına, onu daha ilginç hale getirdiğine ve daha inovatif bir ortam oluşturduğuna inanırlar. Bugün hala dünyanın bazı bölgelerinde, endüstrilerinde ve bazı iş ailelerinde önyargılar devam ediyor olabilir. Fakat süregelen gelişmeler kadınların aile işlerindeki rolünün değiştiğini ve yeni nesil kadın haleflerin işin dizginlerini devraldıkça bu önyargıların ortadan kalkacağını göstermektedir.

Modası geçmiş zihniyetlere meydan okurcasına...

Bazı durumlada aile şirketi bir miras olarak kendilerine devredilmiş olsa da kadınlar, iş dünyasında ve ailede çoğu zaman çocukların ve ev halkının birincil sorumluluğunu üstlenerek birden fazla rol oynamayı tercih edebiliyorlar. Bir lider olarak 'meşruiyetlerini' kanıtlamanın zorluklarıyla yüzleşirken bir yandan da aile bireylerine, özellikle de kendilerinden sonra gelecek kadın nesillere rol model oluyorlar. Aile firmalarındaki kadınlar gibi aile dışı işletmelerdeki kadınlar da kendilerinden daha genç nesil kadınlara bu zihniyet değişikliğini aktarıyorlar ve birbirlerine destek veriyorlar.

Aile şirketlerinde liderlik için yeni bir bakış açısı

Kadınlar ve erkekler, birbirlerine karşı savaşmadan ve farklı oldukları noktaları bilerek aile şirketlerini güçlendirebilirler. Aile şirketlerinde eğer bir kurumsal kültür yerleştirilmek isteniyorsa bunun yolu yeni bir bakış açısına açık olma cesareti ve modası geçmiş anlatıları değiştirme gücünden geçecektir. Bu da ancak kadınların aile işletmelerinde oynadıkları rollerin gelişmesiyle mümkün olacaktır. Kadın liderlerin, şirketlerinin yetenek havuzuna sunacakları katkılar ve getirecekleri rekabet avantajı tartışılmaz. Bu sayede şirketler ve genel olarak topluma ait yerleşik ama verimsiz  ve eşitlikçi olmayan düşüncelerin terk edilmesi mümkün kılınacaktır. Zaten toplumun yarısını oluşturan kadınların her alanda olduğu gibi liderlikte de hak ettikleri yeri almaları tüm toplum için en dengeli ve en ideal hal olacaktır.

Dr. Genco Fas