Varlıkların Token Haline Getirilmesi

Dağıtık defter teknolojisi sayesinde yatırım araçlarının ihraç, yönetim, saklama ve takas süreçleri günümüzde dijital işlemlere doğru dönüşmektedir. Bu dönüşüm işlemi, likit olmayan varlıkların yatırım yapılabilir dijital varlıklara, yani token haline getirilmesidir. Varlıkların token haline getirilmesi bir ihraççının, dağıtık defter veya blok zincir üzerinde, maddi ya da maddi olmayan varlıkları temsil eden dijital varlıklar oluşturması işlemidir. Basit bir deyişle token haline getirme veya tokenizasyon işlemi; reel veya sanal hemen her varlığı dijitalize etmek demektir. Böylece bu varlıkların dağıtık defter üzerinde merkezi bir üçüncü tarafa veya aracıya ihtiyaç duyulmadan dijital transferlerinin, arzlarının ve depolanmasının önü açılmaktadır.

Dağıtık defter üzerinde token haline getirme, ihraç ve yatırım imkanlarını demokratik hale getirmekte ve likit olmayan varlıkların da ihraç edilmesine imkân sağlamaktadır. Basit bir örnek vermek gerekirse; 1 milyon TL değerinde bir sanat eserine sahip olduğunuzu varsayalım. Bu eseri token haline getirerek eserin sadece bir kısmını, örneğin %10’unu satmanız mümkündür. Bu işlem sayesinde satılması çok zor, likit olmayan bir varlık aracısız bir şekilde satılabilir hale gelmektedir. Her bir tanesi bu eserin milyonda birini temsil eden tokenlerden, örneğin yüz bin tane ihraç ederek 100.000 TL’lik, nakit girişi yaratabilirsiniz. Pahalı bir sanat eserine yatırım yapacak maddi varlığa sahip olmayan küçük yatırımcılar da bu tokenler yardımı ile bu tür varlıklara yatırım yapabilecektir. Yukarıdaki örnekle bir adet tokene sahip olan bir yatırımcı, bu eserin milyonda birine sahip olacak ve bu tokeni isterse farklı borsalarda üçüncü kişilere satabilecektir. 

Bu tokenlerin sahipliği ve transfer geçmişi dağıtık defter üzerinde kayıt altında olduğundan değiştirilemez ve şeffaftır. Dolayısıyla varlıkları token haline getirme işlemi, örneğimizdeki gibi likit olmayan ve yüksek yatırım değeri içeren varlıkların daha kolay yatırım yapılabilir hâle gelmesini sağlamaktadır. Bu şekilde farklı maddi gelire sahip yatırımcılar bu varlıklara ulaşabilmekte ve varlığın satış değerinin de adil değerine eşit olmasına imkân sağlanmaktadır. 

Varlıkları token haline getirmenin başka bir avantajı da ihraç, takas ve doğrulama gibi aracılık gerektiren işlemlerin maliyetlerindeki düşüştür. Bugün token haline getirme işlemine konu olabilecek sanat eseri, emlak, finansal yatırım araçları gibi varlıkların, özellikle bu varlığın tamamının değil de bir kısmının satışı ve takası, hukuki işlemleri de içerecek şekilde aracılık hizmetleri gerektirmektedir. Aynı varlığın token haline getirilmesi, merkezi olmayan bir platform veya pazar üzerinden gerçekleştiğinde bu tür aracılık maliyetlerinden kurtulmak mümkün olacaktır. Ayrıca merkezi bir yapıda aracılara ve aracıların tuttuğu kayıtlara güven esastır. Hâlbuki merkezi olmayan dağıtık defter teknolojisinde, kayıtlar tüm ağ üzerinde değiştirilemez şekilde tutulduğu için aracılara güven ihtiyacı ortadan kalkar. Bu nedenle bu sistemler; “güvensiz”, yani güvene ihtiyaç duymayan anlamında “trustless” kelimesiyle tanımlanmaktadır.

Diğer yandan token haline getirme işlemi, dağıtık defter üzerinde olmayan süreçlerde yatırımcının ihraççıya güven duymasını gerektirmektedir. Her token haline getirme işlemi, yatırımcısına sağladığı hakları ve ihraççısının taahhütlerini temsil etmektedir. Bu taahhütlerin bir kısmı blockchain üzerinde akıllı kontratlarla sağlanabilmektedir. Fakat bir kısmı sanal ortam dışında kalmakta ve blockchain üzerinde kontrol edilememekte ya da yönetilememektedir. Örneğin, bir token ileride bir indirime sahip olmayı ya da bir hizmeti temsil ediyorsa, bu tokenin yatırımcısı o indirimi ya da hizmeti ileride ihraççının kendisine sunmasını beklemek zorundadır. Yine farklı bir örnekle eğer bir token, sanat eserleri ya da gayrimenkuller gibi somut varlıklara sahipliği temsil ediyorsa, yatırımcı o varlığın fiziki durumunun ve değerinin ihraççı tarafından en iyi şekilde korunacağına güvenmek zorundadır. Token alarak %10’una sahip olduğunuz bir heykelin ihraççı tarafından doğru şekilde saklanıp korunmaması hukuki bir süreç gerektirecektir ve bu sorun dijital ortamdaki dağıtık defter yapısı üzerinde çözülememektedir.

İlgili bir başka sorun ise blockchain ya da dağıtık defter teknolojilerinin kapalı sistemler olmalarıdır. Bu nedenle sistem dışı kaynaklardan tokeni etkileyecek bilgilere ulaşmak ya da dışarıya bilgi sağlamak sorun yaratmaktadır. Örneğin, bir tarla ve tarlada üretilen ürünlerle ilgili bir token için bilgi akışı kısıtlı olacaktır. Çünkü en basit haliyle, ürünün rekoltesini ve sonuçta tokenin kuralları ile ilgili koşulları etkileyebilecek hava durumu bilgilerine akıllı kontratlarla ulaşmak mümkün olmayabilir.

Neler Token Haline Getirilebilir? 

Şu anda çoğunlukla dijital varlıkların token haline getirildiğini görmekteyiz. Twitter CEO’su Jack Dorsey’in Twitter’ın kurulduğu tarih olan 21 Mart 2006'da attığı ilk tweet ve Beeple’nin yaklaşık 70 milyon Amerikan Doları’na satılan dijital eserleri en yaygın bilinen örneklerdendir. Ancak gayrimenkul, klasik otomobiller, saatler, finansal enstrümanlar gibi reel varlıkların yanı sıra kullanım hakkı ya da hizmetlerin de token haline getirildiğini görmekteyiz. 

Varlıkların token haline getirilmesi işleminde tokenler, ürüne bağlı olarak misli (fungible) ya da gayri-misli (non-fungible) olabilmektedir. Misli tokenlerde ihraç edilen tüm tokenler aynıdır. Bu tokenler aynı klasik para birimleri gibi değiştirilebilir ve bölünebilirdir. Örneğin bir Bitcoin aldığınızda, tüm Bitcoin’ler aynı olduğu için, bunu kimden ve nereden aldığınızın bir önemi yoktur. Gayri-misli tokenler ise özgün bir değeri temsil etmektedirler ve bu nedenle birbirlerinin yerine geçemezler ve değiştirilemezler. Örneğin, özgün bir sanat eserini temsil eden bir tokenin de aynı şekilde benzeri yoktur ve gayri-mislidir. 

Varlıkların dijitalleştirilerek bir dağıtık defter üzerinde işlem görmesi her düzeyde yatırımcıya çok önemli avantajlar sunmaktadır. Likit olmayan varlıklara küçük miktarlarda dâhi yatırım yapılabilmesine imkân sağlamaktadır. Reel varlıkların token haline getirilmesi işleminde ise reel dünya ile ilgili gerekli hukuki bağlantıların oluşturulması, dijital varlıkların daha da yaygınlaşmasına imkân verecektir.

Prof. Dr. Cenktan Özyıldırım

Referanslar

1.      Freni, P., Ferro, E., & Moncada, R. (2020). Tokenization and Blockchain Tokens Classification: a morphological framework. 2020 IEEE Symposium on Computers and Communications (ISCC), 1-6.

2.      Heines, Roger; Dick, Christian; Pohle, Christian & Jung, Reinhard: The Tokenization of Everything: Towards a Framework for Understanding the Potentials of Tokenized Assets. 2021. - Twenty-fifth Pacific Asia Conference on Information Systems. - Virtual AIS Conference.