Sağlık Sektörüne Yatırım Yapmak

Yeni geliştirilen kemoterapi ilaçları, akıllı hasta takip sistemleri, teletıp hizmetleri, son teknolojiyle donatılmış cerrahi sistemler… Sağlık hizmetlerinin sadece bilimsel ve teknolojik yönden büyümekle kalmayıp aynı zamanda milyarlarca liralık bir sektör haline geldiği, yatırımcılar tarafından bilinmektedir. Örneğin, Amerika Birleşik Devletleri’nde Gayri Safi Yurt İçi Hasıla’nın yaklaşık yüzde 18’ini sağlık harcamalarının oluşturduğu göz önüne alındığında, sağlık sektörünün ekonomi üzerindeki etkisi açıkça görülmektedir. Önemli kredi değerlendirme firmalarının indekslerine göre de sağlık sektörü her zaman ilk 500 sektör içinde ilk beştedir. Bu nedenlerle yazımızda sağlık sektöründe son yıllarda değer kazanan ve büyüme yakalayan alanlara dikkat çekmeyi ve sağlık sektörüne yatırım yaparken göz önünde bulundurulması gereken noktaları incelemek istedik.

Hangi sektörler var?

Sağlık sektörü tek bir başlık altında incelense de aslında oldukça geniş bir yelpazede birbirinden bağımsız birçok alt sektörü bünyesinde bulundurmaktadır. Ana iki dalı farmakoloji, yani ilaç ve hastane sektörleridir. Farmakoloji, henüz tedavisi bulunmayan hastalıklara yönelik tedavi yöntemleri geliştirmeye veya mevcut tedavileri daha iyi hâle getirmeye çalışır. Hastane sektörü ise hastalara verilen hizmetleri en yüksek seviyeye çıkarmayı hedeflemektedir. Diğer alt sektörler arasında ise biyoteknoloji, medikal cihaz geliştirme ve sağlık sigorta hizmetleri sayılabilir.

Sağlık sektörü, bu çeşitliliği sayesinde büyükten küçüğe birçok yatırımcıyı cezbetmektedir. İlaç sektöründe kimisi yüz yıldır faaliyetine devam eden büyük firmalar, garanti bir getiri isteyen ve risk almak istemeyen büyük yatırımcılara hitap etmektedir. Diğer yanda ise neredeyse her gün yeni gelişmelerin ortaya çıktığı biyoteknoloji alanında değeri günden güne değişen hisseler, macera arayan daha küçük yatırımcılara yatırım imkânı sunmaktadır. Unutulmaması gereken, bu alt sektörlerin farklı regülasyonlara tabi olduğu ve dinamiklerinin ülkeler arasında büyük değişiklikler gösterebildiğidir.

İlaç sektörü

Sağlık alanında ekonomik açıdan en büyük oyuncu elbette ilaç sektörüdür. Çok uzun süredir hayatımızda olan herkesin ismini bildiği ağrı kesici, ateş düşürücü ilaçlar, yaygın kullanılan antibiyotikler ilaç sektöründeki şirketlerin gelirinin büyük bir kısmını oluşturmaktadır. Elbette bu ilaçların çoğu ilaç sektörünün büyük oyuncuları olan ve İngilizcede ‘Big Pharma’ olarak isimlendirilen eski ve büyük şirketlere aittir. Bu bilindik şirketlerin hisselerine yapılacak yatırımlar, düşük riskli kabul edilmekte ancak hisselerin değerlerinde büyük dalgalanmalar beklenmediğinden kâr marjı da kısıtlı olabilmektedir.

Büyük ilaç firmaları kimi zaman hiçbir tedavi alternatifi bulunmayan bir hastalık için tedavi geliştirmekte, piyasada rakibi olmayan bir ilaç piyasaya sürdüklerinde de hisse değerlerinde büyük artışlar olabilmektedir. Ancak bu ilaçların patentleri belirli bir süre sonra açık hale gelmekte ve tüm firmalar bu ilaçları üretme şansı bulmaktadır. Bu durumda da ilaçların daha az maliyetli alternatiflerini sunabilen ve daha fazla kişiye ulaşmasını sağlayan yerel ilaç firmaları devreye girmektedir.

Biyoteknoloji

Biyoteknoloji sektörü, ilaç sektörüne göre daha dinamik, değişken ve kısmen daha riskli yatırım imkânları sunmaktadır. Yukarıda bahsettiğimiz ilaç firmaları birçok ilaçtan uzun dönem gelir elde etmeyi planlarken, biyoteknoloji firmaları daha çok hızlı çıkış yakalayacağı düşünülen bir iki tedavi çözümü veya teknolojisi üzerinde çalışmaktadır. Özellikle pandemi döneminde geliştirilen aşılarda veya gen modifikasyonlarını kolaylaştıran CRISPR teknolojisinde görüldüğü gibi bu tip firmalar kimi zaman büyük etki yaratan çözümler bulup hisselerine kısa sürede büyük değer kazanımları sağlayabilmektedir.

Biyoteknoloji firmaları startup düzeyinde olabildiği gibi daha büyük şirketlerin bünyesinde etkinlik gösteren firmalar şeklinde de karşımıza çıkabiliyor. Biyoteknoloji alanına yatırım yaparken yeni geliştirilen teknolojilerin onay alabilmesi için kimi zaman seneler geçmesi gerektiğinin ve uzun süre hisselerden geri dönüş alınamaması ihtimalinin göz önünde bulundurulması gerekmektedir.

Medikal cihaz

MR cihazlarından cerrahi ekipmanlara medikal cihaz sektörü belki de gelişen teknolojiye en hızlı adapte olan sektörlerden biridir.Sağlık sektöründe harcamalar artma eğiliminde olduğundan ve cihazlar artık sağlık hizmetlerinin değişmez bir parçası olduğundan, bu alana yapılacak yatırımlar uzun vadeli geri dönüş sağlayabilir.Biyoteknoloji ve ilaç sektörleri büyük yatırımlarla bilgi gerektirirken, medikal cihaz sektöründe kısıtlı yatırım ve teknik detayları bilen az kişilik ekiplerle kâr getiren sonuçlar alınabilmektedir.

3 boyutlu yazıcı teknolojisinin tıbbi uygulamaları, robotik cerrahi gelişmeleri ve ‘teletıp’ denen uzaktan sağlık hizmeti sağlayan çözümler bu alanda dikkat çeken bazı örneklerdir. Biraz teknik donanım gerektirse de bu alana yapılacak yatırımların da daha kısa vadede geri dönüşü olabileceği düşünülmektedir.

Hastane sektörü

Tek hekimlik muayenehanelerden yüzlerce yatak kapasiteli hastanelere kadar özel sağlık sektörü ülkemizde ve dünyada giderek değer kazanmaktadır. Bu sektörde firmalar birkaç ortakla ve kısıtlı sermayeyle iş hayatına başlayabildiği gibi bazen bilindik büyük hastaneler hisselerini halka açarak yatırım imkânı sağlayabilmektedir. Türkiye, sağlık turizmi konusunda son yıllarda önde gelen ülkelerden biri haline gelmiş, bu da özellikle sağlık hizmeti sektöründe birçok fırsat oluşturmuştur.

Hastane ve sağlık hizmetleri sektörü hem ülkemizde hem de dünyada politikalardan en çok etkilenen sektörlerdendir. Sağlık politikalarında ve regülasyonlarda yapılan küçük değişikliklerin bile bu sektörde önemli sonuçları olabileceği yatırımcıların aklında bulunmalıdır.

Dr. Egehan Salepci