Otomotivde Operasyonel Kiralamanın Avantajları

Otomotivde Operasyonel Kiralamanın Avantajları

Türkiye gibi zaman zaman enflasyonun yükseldiği ülkelerde yapılan önemli finansal yanlışlardan birisi, enflasyonu dikkate almadan araçların zamanla değer kazandığının düşünülmesi ve araç alımının bir yatırım gibi görülmesidir. Aslında; bir otomobile sahip olmanın da, kiralamanın da maliyeti vardır. Her iki seçenek de kendine göre avantajlara ve dezavantajlara sahiptir. Bu yazımızda, operasyonel kiralamanın avantajlarından bahsedeceğiz.

1-      Bilanço etkisi

Firmalar; krediyle araç satın aldıklarında, bu taşıt kredileri bilançolarının pasif tarafında yer alır ve firmanın borçluluk rasyolarını etkiler. Firmalar ihtiyaçları olan araçları nakit aldıklarında ise işleri için gereken sermayeyi harcamış ve firmanın likidite rasyosunu negatif etkilemiş olurlar.

Operasyonel kiralama yapan firmalarda ise, firmanın hem sermaye harcamasına gerek yoktur hem de sözleşme boyunca firmanın ödemeyi taahhüt ettiği kiralama bedelleri bilançoda borç olarak gözükmez. Firma her ay kiralama ödemelerini yaptıkça, söz konusu ödemeler gelir tablosunun içinde gider olarak yer alır.

2-      Kiralama finansmanı banka kredi limitlerimi bitirir mi?

Hayır! Firmalar, taşıt alımları için çalıştıkları bankalardan kredi kullanmaları durumunda, kendi işleri için kullanmaları gereken kredi limitlerini kullanmış ve olası nakit sıkışıklığında kendilerini zor duruma sokmuş olurlar. Diğer taraftan, operasyonel kiralama şirketleri sadece araç kiralaması için kredi limiti çalışırlar. Firmalar bu limiti kendi işleri için kullanamayacaklarından dolayı, araç ihtiyaçlarını operasyonel kiralama vasıtasıyla gideren firmaların kredi limitlerinde bir değişiklik oluşmaz.

3-      Zaman maliyeti

Firmalar, araç satın almaları durumunda araçla ilgili; lastik, sigorta, vergi, muayene, bakım ve hasar giderleri gibi birçok masraf kalemini kendileri üstlenmek zorundadırlar. Bu durum, hesapta olmayan maliyetler yarattığı gibi aynı zamanda araç filosuyla sürekli ilgilenecek bir personel ihtiyacı da doğurur. Diğer taraftan, araçlarını operasyonel kiralama vasıtasıyla temin eden firmaların tüm bu ihtiyaçları, ilgili kiralama şirketi tarafından yönetilir ve vergi artışları ile alkollü araç kullanarak kazaya sebebiyet vermek gibi istisnai durumlar dışında, tüm bu giderler operasyonel kiralama şirketi tarafından ödenir.

4-      Değer kaybı riski nedir?

Firmalar; satın aldıkları araçla kaza yapmaları durumunda, hasar bedeli sigorta şirketi tarafından yani kasko sigortası yoluyla ödense dahi, araçlarının hasar geçmişi Tramer kayıtlarına (araç hasar kaydı) yansımış olacaktır. Bu kayıt ise firmanın sahip olduğu aracı, piyasadaki rayiç fiyatın oldukça altında bir bedelle satmasına neden olabilir. Firmanın araç ihtiyacı için kiralama yapması durumunda ise; sözleşmede aksi belirtilmediği takdirde, araçta oluşan hasarlar sebebiyle meydana gelen değer kaybı, aracı kiralayan firmaya yansıtılmaz.

5-      Araç kiralamada vergi avantajı var mıdır?

Evet. Firmalar araç satın aldıklarında, aracın özel tüketim vergisine (ÖTV) ilaveten katma değer vergisini de (KDV) ödemeleri gerekir. Fakat araç kiraladıkları zaman, aydan aya ödenen kiralama faturalarındaki KDV tutarını,  firma gideri olarak gösterebilecekleri KDV olarak kullanabilirler.

Bu konuyla alakalı olarak; 7 Aralık 2019 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanan 7194 Sayılı Dijital Hizmet Vergisi ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun kapsamında aşağıdaki şekilde bazı kısıtlamalar getirilmiştir;

‘’Faaliyetleri kısmen veya tamamen binek otomobillerinin kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olanların bu amaçla kullandıkları hariç olmak üzere, kiralama yoluyla edinilen binek otomobillerinin her birine ilişkin aylık kira bedelinin 5.500 Türk lirasına kadarlık kısmı ile binek otomobillerinin iktisabına ilişkin özel tüketim vergisi ve katma değer vergisi toplamının en fazla 115.000 Türk lirasına kadarlık kısmı gider olarak dikkate alınabilir.

(Şu kadar ki faaliyetleri kısmen veya tamamen binek otomobillerinin kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olanların bu amaçla kullandıkları hariç olmak üzere, binek otomobillere ilişkin giderlerin en fazla %70’i indirilebilir.

Faaliyetleri kısmen veya tamamen binek otomobillerinin kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olanların bu amaçla kullandıkları hariç olmak üzere, özel tüketim vergisi ve katma değer vergisi hariç ilk iktisap bedeli 135.000 Türk lirasını, söz konusu vergilerin maliyet bedeline eklendiği veya binek otomobilin ikinci el olarak iktisap edildiği hâllerde, amortismana tabi tutarı 250.000 Türk lirasını aşan binek otomobillerinin her birine ilişkin ayrılan amortismanın en fazla bu tutarlara isabet eden kısmı gider yazılabilir. Bu hükmün uygulanmasında binek otomobilin iktisap edildiği tarihte yürürlükte olan tutar dikkate alınır.’’

Söz konusu limitler; 2021 yılı için de aşağıdaki şekilde güncellenmiştir;

-Binek araçların alımında gider yazılabilecek azami KDV ve ÖTV tutarı toplamı 150.000 TL’ye,

-KDV ve ÖTV hariç tutar üzerinden amortisman ayrılmasının tercih edilmesi durumundaki tutar sınırı 170.000 TL’ye,

-KDV ve ÖTV’nin aracın maliyetine eklenerek toplam tutar üzerinden amortisman ayrılmasının tercih edilmesi durumunda ise sınır 320.000 TL’ye,

-Kiralanan binek araçlara ilişkin gider yazılabilecek azami tutar aylık 6.000 TL’ye çıkartılmıştır.

Kaynaklar:

https://tokkder.org/tokkder-dergi/1734

2-      7 Aralık 2019 Tarihli Resmi Gazete

https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2019/12/20191207-1.htm

3-      29 Aralık 2020 Tarihli Resmi Gazete

https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2020/12/20201229M1.pdf