Kadın Girişimciler İçin Alternatif Finansman Yöntemleri

Girişimcilikle ilgili daha önce yayınlanan yazılarımızın devamı ve tamamlayıcısı niteliğindeki bu makalede genelde girişimciler, özelde ise kadın girişimciler için alternatif finansman yöntemlerini araştırıyoruz.

Girişimcilik nedir?

Girişimciliği yeniden hatırlamak gerekirse, en genel anlamıyla “kâr amacı ile riski üzerine alan ve iş kuran kişinin yaptığı atılım” olarak tanımlanabilir. Girişimcilik, teknolojinin ve farklı finansman metotlarının gelişimi, büyük şirketlerin temel işlevleri dışında kalan işlerini dışarıya yaptırmalarındaki yani “taşere” etmelerindeki (outsourcing) artış gibi nedenlerle son yıllarda ciddi bir ilerleme kaydetmiş ve ekonomi için eskiye göre çok daha önemli bir hâle gelmiştir.

Kadın girişimciler

Toplumun yarısını oluşturan kadınların, çalışma hayatında popülasyondaki oranlarının altında ama eskiye göre daha fazla katılım göstermesi ve daha aktif rol almaları girişimciliğin kadınlar arasında da yaygınlaşmasına neden olmuştur. Kadın girişimcilerin dinamik, bağımsız, özgüvenli, rekabetçi ve amaçlarına odaklanmış olmaları, kullanılmayan kaynakları etkin hale getirerek yeni istihdam yaratmada etkili olmaktadır. Bu nedenle kadın girişimcilerin daha aktif olmalarını sağlayacak politika ve projelere öncelik verilmesi gerekirken kadınların girişimci olarak özellikle yeterli finansman bulamaması karşılaştıkları önemli zorlukların başında gelmektedir.

Kadın girişimciler için finansman yöntemleri nelerdir?

Aile ve yakınlarının maddi desteği dışında, kadın girişimcilerin, işlerinin yapısı ve büyüklüğüne göre kullanabilecekleri başlıca dört finansman yöntemi bulunmaktadır:

1. Mikro borç vericiler: Bankalardan kredi alma kapasitesine sahip olmayan yeni işlere küçük miktarda (genellikle 100,000 TL civarı) çekirdek sermaye sağlayan kurumlardan oluşmaktadır.  Bu kurumlar genellikle kuluçka mekânlarının ortakları, işlerini taşere etmek isteyen firmalar veya kâr amacı gütmeyen vakıf ya da dernekler olup, ümit vaat ettiğini düşündükleri yeni fikir ve projelere 1 veya 2 yıl süreli, düşük faizli, küçük miktarlarda finansman sağlamaktadırlar.

2. Girişim sermayesi: Girişimcilerin yeni projelerine ortaklık karşılığı finansman sağlayan ve projenin başarıya ulaşması durumunda ortaklık paylarını satarak kâr elde etmeyi amaçlayan kuruluşlardan oluşmaktadır. Yüksek miktarlarda (genellikle 5 milyon TL ve üstü) sermaye sağlama olanağı olan bu firmalar genellikle girişimcilere finans, muhasebe, pazarlama gibi alanlarda destek olarak proje veya fikrin ticarileşmesine yardımcı olurlar. Firmanın yönetim kurulunda temsil edilen bu kurumların amacı, işin belirli bir büyüklüğe ve kârlılığa ulaşmasından sonra oldukça yüksek bir getiri karşılığında hisselerini satarak yüksek kâr elde etmektir. Türkiye’de girişim sermayesi şirketleri, Girişim Sermayesi Yatırım Ortaklığı (GSYO) adı altında bir sermaye piyasası kurumu olarak kurulmak zorunda olup SPK kural ve mevzuatına tabidir.

3. Melek yatırımcılar: Girişim sermayesi çekecek kadar büyük finansman ihtiyacı olmayan veya girişim sermayesi firmalarının istediği kadar yüksek getiriyi sağlayacak potansiyeli bulunmayan girişimci projelerine finansal destek sağlayan kişilerdir. Genellikle melek yatırımcılar girişimcilere küçük miktarlarda yatırım yapan bir grup yatırımcıdan oluşur. Dolayısıyla her melek yatırımcının aldığı risk düşük olmasına rağmen toplamda sağlanan finansman olanağı büyük olmaktadır. Genellikle melek yatırımcılar bir dernek veya kuruluş şemsiyesi altında toplanırlar. Bu kuruluşlara başvuran yatırımcılar, kuruluşun düzenlediği toplantılar veya bilgilendirmeler yoluyla kuruluşun üyesi olan melek yatırımcılara projeleri hakkında bilgi sunarlar. Projeye yatırım yapmayı uygun gören melek yatırımcılar küçük miktarlarda (genellikle 50,000 TL civarı) ortaklık karşılığı yatırım yaparlar. Projenin başarıya ulaşması durumunda melek yatırımcılar ortaklık paylarını belirli bir getiri karşılığı satarak kâr elde ederler.

4. Kitlesel fonlama (Crowdfunding): Yeni bir iş girişiminin ihtiyacını karşılamak amacıyla kitle platformları aracılığıyla halktan para toplanarak finansman sağlanma yönetimidir. Türkiye’deki uygulaması SPK kapsamı altında, SPK tarafından belirlenen esaslar dâhilinde kurulan, ancak SPK kanununun yatırımcı tazminine ilişkin hükümlerine tabi olmayan aracılar şeklindedir. Kitlesel fonlama sayesinde, girişimciler bir aracı veya fonlama platformu vasıtasıyla yatırım yapma olanağına sahip olurlar. Fonlama platformu genellikle yatırım fırsatlarını tanıtan ve yatırımcıdan girişimciye yapılan ödemeyi kolaylaştıran bir web sitesi şeklindedir. Dünya genelinde, “bağış”, “ödül”, “borç verme” ve “öz kaynak” olmak üzere beş temel kitle fonlama yöntemi olmasına rağmen, Türkiye’de SPK kanunu sadece öz kaynak usulü kapsamında olan Paya Dayalı Kitlesel Fonlama yöntemine izin vermektedir.

Kadın girişimciliğin geliştirilmesi

Kadın girişimciliğin geliştirilmesi için ilk planda aşağıdaki maddeler düşünülebilir.

1.      İş Geliştirme Merkezleri’nin (İŞGEM) sayılarının ve kapasitelerinin, kadınlara avantaj sağlayacak şekilde artırılması.

2.      Kitle fonlaması metodunu daha etkili kılmak üzere SPK Kanunu’nun öz kaynak usulü kapsamında olan Paya Dayalı Kitlesel Fonlama dışındaki yöntemleri içerecek şekilde genişletilmesi.

Girişim sermayesi yatırımlarının yeni girişimlerin hayat evreleriyle paralel olacak şekilde kademelendirilmesi ve girişimlerdeki tohum döneminin yatırım için daha cazip tutulması gibi yöntemler düşünülebilir.

 

 

 

 

Referanslar

Bedük, A. 2005., “Türkiye’de Çalışan Kadın ve Kadın Girişimciliği,” Elektronik Sosyal Bilimler Dergisi, 3/12, 106-117.

Bovee, C. L., Thill, J. V.  2017. Business in Action Eighth Edition, England: Pearson.

Ebert, R. J., Griffin, R. W. 2015. Business Essentials Eighth Edition, Pearson Education, Inc.

Soysal, A. 2010. “Türkiye’de Kadın Girişimciler: Engeller ve Fırsatlar Bağlamında Bir Değerlendirme”, Ankara Üniversitesi SBF Dergisi, 65-1, 84-114.