Finansal Risk Bileşenleri: Dağıtılabilir ve Sistematik Risk

Finansal risk, bir yatırımın gerçekleşen getirisinin yaşanabilecek piyasa şokları nedeniyle beklenen getiriden farklı olması ihtimalidir. Gelecek dönemlerde yaşanabilecek finansal şokların rastlantısal olduğu, başka bir ifadeyle öngörülemediği kabul edilmektedir. Bu nedenle bu şoklar, finansal yatırımın getirisi için belirsizlik kaynağıdır ve gerçekleşme ihtimalleriyle yarattıkları etkinin genişliği finansal riskin büyüklüğünü belirlemektedir.

Daha çok risk daha çok getiri mi?

Yatırımcıların satın aldıkları varlıklardan elde etmeyi bekledikleri getiri de aslında varlığın riskine bağlıdır. Finansal modeller yatırımcıların rasyonel olduklarını yani akılcı davranışlar içinde yatırım kararlarını aldıklarını ve mümkün olduğu kadar riskten kaçındıklarını varsayar. Bu varsayım, yatırımcıların riski ve riski oluşturan belirsizlikleri sevmediğini ve şokların yaşanma ihtimalinin yüksek olduğu finansal varlıklara yatırımın cazip hale gelmesi için ekstra bir getiri, yani finans jargonundaki adıyla “risk primi” talep ettiklerini kabul eder. Özellikle etkin finansal piyasalardaki varlıkların geçmiş verilerini incelediğimizde getirilerinde yüksek oynaklık bulunan varlıkların aynı zamanda geçmiş dönem getirilerinin ortalamasının da getiri oynaklığı düşük olan varlıkların getirilerinden daha yüksek olduğu görülmektedir. Başka bir ifadeyle geçmiş verilerin analizi riskten kaçınmayı ve risk priminin varlığını ortaya koymaktadır.

Finansal şoklar nelerdir?

1. Firmalara özel şoklar veya dağıtılabilir riskler: Riskin nedeni olan finansal şoklar iki başlık altında sınıflandırılabilir. Bunlardan ilki “firmaya özel” şoklardır. Bu tür şoklar ya sadece tek bir firmanın hisse senedini ya da bir grup firmanın hisse senetlerini etkiler. Örneğin, bir firmanın çalışanlarının greve gitmesi, ürünlerinde sorun yaşanması, bir sektöre uygulanan vergi oranlarının yükseltilmesi gibi şoklar firmalara özel şoklar kategorisinde incelenebilir. Bu tür şokların etkisinden portföy çeşitlendirmesiyle kurtulmak mümkündür. Bu şoklar sadece bir ya da birkaç firmayı etkilediği için, farklı sektörlerden firmaların hisse senetlerinden oluşan bir portföye yatırım yapılması durumunda, yani çeşitlendirmeyle bu riskten korunmak mümkün olabilir.

Çeşitlendirme yapıldığında ve yaşanacak olası bir olumsuzlukta, bir hisse senedini etkileyen büyük bir şok, bağımsız diğer hisse senetlerini etkilemeyeceği için o hisse senedinde meydana gelen kayıp diğer hisse senetlerinin bağımsız hareketleri arasında eriyip gidecektir. Böylece portföyün getirisinin oynaklığı, başka bir ifadeyle riski, içindeki finansal varlıkların tekil oynaklığından ortalamada daha düşük olacaktır.

Firmalara özel şoklar için örnekler

Bir otomotiv firmasının sattığı araçları teknik bir sorun nedeniyle geri çağırmak zorunda kalması sonucu ortaya çıkan maddi kayıp ya da bir Ar-Ge projesi sonucunda çıkarılan yeni bir ürünün yarattığı kazanç firmalara özel riskler hakkında örnekler olarak verilebilir. Bu olaylar sadece ilgili şirketin hisse senetlerini etkileyeceği için portföyünüzdeki diğer varlıkların bağımsız fiyat hareketleri arasında etkisi azalacak ve portföy getirisi hem pozitif hem de negatif yönde daha az oynaklığa, başka bir ifadeyle daha az riske maruz kalacaktır. Birbiriyle ilişkisi olmayan çok sayıda finansal varlığa yatırım yaparak, diğer bir ifadeyle yatırımlarınızı çeşitlendirerek, firmalara özel bu tip tekil risklerden kurtulabildiğimiz için bunlar “dağıtılabilir risk” olarak da adlandırılmaktadır.

2. Piyasa riski veya sistematik risk: Diğer taraftan ise bazı şokların tüm firmaları etkileme gücü vardır. Ekonomilerin resesyona girmesi, 2019 yılı sonundan itibaren yaşadığımız Covid-19’a benzer bir pandeminin yaşanması bu tür sistematik şoklara örnek olarak verilebilir. Bir firmanın sistematik riski ise bu tür makro şoklara olan duyarlılığıyla ölçülmektedir. Firmaların sistematik şoklara olan duyarlılığı faaliyet alanı ve şirketin finansal yapısı gibi faktörlere bağlı olarak değişiklik göstermektedir.

Piyasa riski örnekleri

Örneğin, bir resesyon durumunda hastaneler, elektronik eşya firmalarına göre daha az etkilenirler. Gelirlerinin azalacağından ya da işini kaybedebileceğinden korkan bir tüketici keyfe keder harcamalarını kısacaktır. Yani çok ihtiyacı yoksa cep telefonunu değiştirmeyecektir. Ancak sağlıkla ilgili bir sorun yaşadığında, aynı maddi korkulara sahip olsa bile, tedavisi için gerekli harcamaları yapmaktan kaçınmayacaktır. Sağlık sektörü gibi düşük sistematik riske sahip örneğin, eğitim ve enerji sektörlerinde de sistematik şoklar daha az ciro düşüşüne neden olacaktır.

Diğer taraftan pozitif şokların da bu sektörlere etkisi kısıtlı olacaktır. Hızlı bir ekonomik toparlanma, örneğin hastane cirolarına bir miktar olumlu yansısa da, otomotiv sektörüyle karşılaştırıldığında yaratacağı pozitif etkinin limitli kalması beklenir. Başka bir ifadeyle finansal varlıklarda hem olumlu hem de olumsuz sistematik şokların gerçekleşmesi durumunda görülecek olan fiyat değişimleri, yani sistematik risk, bu varlıkların sistematik şoklara olan duyarlılığına bağlıdır.

Sistematik riskten kaçınmak çeşitlendirme ile mümkün mü?

Sistematik riskten, çeşitlendirme yaparak kaçınmak mümkün değildir. Diğer taraftan, faizlerin artışı sonucu oluşan sistematik risk, hem yukarıda örnek olarak verdiğimiz otomotiv firmasını hem de portföyünüzdeki diğer tüm finansal varlıkları, duyarlılıkları oranında etkileyecektir. Bu nedenle faiz oranı artışlarından kaynaklanan şoklardan çeşitlendirerek kurtulmanız mümkün olmaz.

Sonuç olarak, sistematik risk içinde yaşadığımız piyasaya ait değişimleri yansıttığı için bu risk tipinden kaçınmak mümkün değilken, yatırımlarda tek bir varlık yerine iyi çeşitlendirilmiş bir portföyü tercih etmek firmaya özel risklerden kaçınarak taşınan riskin azalmasını sağlayacaktır.

Prof. Dr. Cenktan Özyıldırım

Dr. Genco Fas