Entelektüel Sermaye

Bir şirketin defter değeri, şirketin sahip olduğu tüm varlıkların bilançosundaki toplam değerinden şirketin tüm borçlarını çıkarttıktan sonra kalan miktardır. Başka bir ifadeyle işletmenin tasfiye edilerek tüm varlıkları bilançosundaki değerlerinden satılsa tüm borçlar ödendikten sonra hissedarlara kalan değer veya işletmenin bilançoda görünen değeridir. Ancak çoğunlukla borsada işlem gören bir şirketin hisse senedi fiyatı ile hisse senedi sayısı çarpılarak bulunan piyasa değeri ya da halka açık olmayan bir şirketin satışı sırasında oluşan fiyatı, defter değerinden farklı olabilmektedir. 

Acaba neden bir işletmenin satış fiyatı veya borsada belirlenen piyasa değeri, defter değerinden farklı olabilmektedir? Diğer bir bakış açısıyla bir yatırımcı, bu şirkete yatırım yaparken neden defter değerinden daha yüksek bir fiyat ödemeyi kabul etmektedir?

İşletmeler sahip oldukları varlıkları kullanarak mal ve hizmet üretip satarak nakit akışı yaratmaktadır. Bir işletmenin değeri de ileride yaratacağı bu nakit akışlarının bugünkü değerlerinin toplamına eşittir. Bu değer işletmenin sahip olduğu varlıkları edinme değerinin, başka bir ifadeyle defter değerinin çok üstünde olabilir. Keza, işletmelerin mal ve hizmet üretebilmek için bilançolarında kayıtlı varlıklar yeterli değildir. Örneğin bir hastanenin çalışabilmesi için, bina ve tıbbi cihazların yanı sıra, konusunda uzman sağlık personeli, tedavi süreçlerini tanımlayan prosedürler, organizasyon yapısı gibi bilançoda gösterilemeyen ve maddi olmayan varlıklara da ihtiyaç vardır. Bunlar olmadan bir işletme kuruluş amacı olan operasyonları gerçekleştiremez. İşletmenin piyasa değeri ile defter değeri arasındaki farkı yaratan faktörler de bu bilgi ve birikimlerdir. İşte değere dönüştürülebilen ve şirketler tarafından gelir yaratmak için kullanılan tüm bu bilgi ve birikime entelektüel sermaye denir.

Entelektüel sermayenin üç ana unsuru vardır:

Beşeri sermaye: İşletme çalışanlarının beceri, bilgi ve tecrübelerini kullanarak işletme için yarattıkları değerdir. Günümüz iş dünyasında en önemli rekabetçi üstünlük unsurları olan inovasyon ve yaratıcılık ancak beşeri sermayenin verimli kullanılabilmesi ile ortaya çıkmaktadır. Ancak beşeri sermaye şirkete ait değildir. İşletmeler için bu noktada değer yaratan faktör beşeri sermayeyi şirkette tutabilme ve onu en verimli şekilde kullanabilme becerisidir.

Yapısal sermaye: Yapısal sermaye işletmenin faaliyetlerini yürütebilmesi için kullanılan ve fiziksel olmayan tüm unsurlardır. Başka bir ifadeyle beşeri sermaye dışında kalan tüm bilgi ve birikim olarak tanımlanabilir. En önemli bileşenlerinden birisi organizasyondur. İşletmenin yönetim felsefesi, çalışma sistemi ve örgüt kültürü, işletmenin faaliyetlerini nasıl yürüttüğünü ve çalışma ortamını tanımlar. Dolayısıyla organizasyon yapısının, beşeri sermayenin verimli kullanılabilmesi ve şirkette tutulabilmesi noktasında önemi vardır. Diğer bir unsur işletmenin süreçlerini tanımlayan tüm prosedürler, politikalar, yöntemler ve programlardır. Yapısal sermayenin son unsuru ise işletmenin sahip olduğu patent, telif hakları ve diğer entelektüel mülkiyet haklarıdır.

İlişkisel sermaye: İlişkisel sermaye başta müşteriler olmak üzere işletmenin tüm çıkar sahipleri ile olan ilişkisinin değerini tanımlar. İşletmenin tedarikçileriyle ve dağıtım ağını oluşturan distribütörleri ile olan ilişkileri, işletmenin operasyonlarını olumlu etkileyecektir. Ancak bu grup altında müşterilerle kurulan ilişkiler ve müşterilerin işletmeye olan bağlılıkları işletme değerini etkileyen en önemli unsurlardan birisidir. İşletmenin sahip olduğu markalar, işletme adı ve müşteri sadakati müşteri sermayesinin unsurlarıdır.  

Bilgi ekonomisi ile işletmeler için entelektüel sermayenin önemi daha da artmıştır. İşletmelerin yoğun rekabet içinde gelir elde edip değer yaratabilmeleri için çalışan ve müşteri memnuniyetini artırmanın yanı sıra bilgi yönetimi de öne çıkan amaçlar arasında yer almaktadır. İşletmenin sahip olduğu bilginin üretilmesi, organizasyon içinde paylaşılması ve bu bilgiye sahip çalışanlar işten ayrılsa bile bilginin kaybedilmemesi işletmenin başarısı için hayati önemdedir.    

Kaynakça

Roos, J., Roos, G., Dragonetti, N. C., & Edvinsson, L. (1997). Intellectual capital. Macmillan Business.

https://www.istockphoto.com/tr/foto%C4%9Fraf/engineering-students-working-in-the-lab-gm506677784-84331039