Doğrulama Yanlılığı ve Sosyal Medya Kullanımı

Yapılan çok sayıda çalışma göstermektedir ki insanlar mevcut inandıkları bilgilerle uyumlu, başka bir ifadeyle, kendilerini doğrulayan bilgi ve görüşleri dikkate alma, kendi inandıkları bilgi ve görüşlere ters olanları ise hesaba katmama eğilimindedir. Bu durum, doğrulama yanlılığı olarak adlandırılmaktadır.

Doğrulama yanlılığı, finansal konular da dâhil olmak üzere, herhangi bir konu hakkındaki karşıt bilgileri ihmal etmemize neden olarak, algımızı ve problemler hakkında verdiğimiz kararlarımızı etkiler. Bu durum zıt bilgilerin ihmal edildiği, kendi kendini doğrulayan bir bilgi seti yaratır. Örneğin, bir yatırımcı, yeni ürün çıkartacak bir firmanın hisse senediyle ilgili araştırma yaparken bu firmanın sadece bu yeni ürünüyle ilgili haberlerini tarayabilir. Dolayısıyla araştırma sırasında sorulan sorular, kullanılan anahtar kelimeler firmanın aslında borçlu olduğu için finansal sorunlar yaşıyor olabileceği gerçeğinin fark edilmesine engel olabilir. Ya da yatırımcı zıt bilgilere ulaşsa bile bunları farklı yorumlayabilir veya karar aşamasında sadece kendi görüşlerini doğrulayan haberleri hatırlayıp diğer bilgileri hafızasında baskılayabilir. Bu durum, yani doğrulama yanlılığı, önemli yatırım fırsatlarının kaçmasına ya da yanlış yatırım kararlarında ısrar edilmesine neden olmaktadır.

İnsanların görüş ve kabulleriyle zıt olan bilgilerin bilişsel uyumsuzluk ve rahatsızlığa neden olduğu ve bu nedenle böyle durumlarda doğrulama yanlılığının bir savunma mekanizması olarak devreye girdiği düşünülmektedir. Kendi görüşleriyle çelişen bilgiler kişinin zekâ, bilgi ve becerilerini sorgulamasına neden olur. Bu durumla ilişkili olarak doğrulama yanlılığı, eksik bilgi setiyle yatırım kararı almanın dışında iki önemli bilişsel yanlılıkla da ilişkilendirilmektedir. Doğrulama yanlılığı eğiliminde olan kişiler aynı zamanda aşırı güven önyargısından da etkilenmektedir. Aşırı güven, kişilerin sahip olduğu bilgilerin doğruluğundan gerekenden fazla emin olmasına, belirsizlik ve rassal fiyat değişimlerinin yaratacağı olası oynaklıkları ise ihmal etmelerine neden olmaktadır. Bunun sonucu olarak yaptıkları yatırımların gelecekteki performanslarıyla ilgili daha kesin, fakat çoğunlukla da yanlış beklentilere sahip olurlar. Çalışmalar aşırı güvene sahip yatırımcıların, daha fazla alım-satım işlemi gerçekleştirdiklerini ve katlandıkları işlem maliyetleri nedeniyle yatırım performanslarının daha düşük olduğunu göstermektedir.

Doğrulama yanlılığının ilişkilendirildiği ikinci bilişsel yanlılık ise sürü zihniyeti önyargısıdır. Aslında günümüzde bilişim teknolojilerindeki gelişmelerle bilgiye ulaşmak önceki yıllara göre daha kolay olmasına rağmen, çok sayıda bilgi kaynağından yoğun bilgi akışı, yatırımcıların doğru bilgiyi takip etmesini zorlaştırmaktadır. Özellikle sosyal medya üzerinden bilgi bombardımanına tutulan bireyler, ister istemez bu bilgileri filtrelemek durumunda kalmaktadır. Filtreleme ise doğrulama yanlılığı nedeniyle, çoğunlukla bilginin doğruluğuna göre değil, kişilerde bilişsel rahatsızlık yaratıp yaratmadığına göre yapılabilmektedir. Bu durum, sosyal medyada kişilerin sadece kendi görüşüne yakın kişilerle iletişim içinde olmasına neden olabilmektedir. Böylece bilgi paylaşımını artırması beklenen sosyal medya platformları, grupların kendi aralarında iletişime girip kendi kendilerini doğruladıkları platformlara dönüşmektedir. Sonuçta sosyal medya aracılığıyla sürü zihniyeti yaratılarak finansal etkinliğin olumsuz yönde etkilenmesi ve piyasalarda balonların oluşması mümkün olabilmektedir.

Bir görüşe para, zaman ve emek yatırdığımız zaman, yanlış dahi olsa, o görüşün savunucusu hale gelebiliriz. Yaptığımız yatırımın yanlış olduğunu kabul etmek ise o ana kadar katlandığımız batık maliyetler nedeniyle daha zor hale gelmektedir. Bu durum yeni gelen bilgileri ihmal etmemize ve kötü bir yatırım kararına yatırıma devam edilmesine neden olabilir. Sadece bireysel yatırımcıların değil, kurumsal yatırımcıların da verimsiz yatırımlarda ısrar ettikleri çok sayıda örnek bulunmaktadır. Doğrulama yanlılığına karşı atılabilecek ilk adım, bu durumun farkında olmaktır. İkinci adım ise özellikle yatırımcıların günümüzde bilgiye ulaşmak için en fazla kullandıkları ve etkileşime girdikleri internet bilgi kaynaklarının doğru kullanımıdır. Sosyal medya platformlarından ulaşılan bilgilerin doğruluğu ve bilgi kaynaklarının güvenilirliği mutlaka kontrol edilmelidir. Gene sosyal medya platformlarında zıt görüşlere açık olmak ve hatta zıt görüşlere ulaşabilmek için bu platformlardan faydalanmak doğruluk yanlılığından daha az etkilenmemizi sağlayacaktır.

Prof. Dr. Cenktan Özyıldırım

Referanslar:

Park, J., Konana, P. and Gu, B., Kumar, A. ve Raghunathan, R, (2010) “Confirmation Bias, Overconfidence, and Investment Performance: Evidence from Stock Message”, McCombs Research Paper Series No. IROM-07-10.