A Tipi Yatırım Fonu (Ortaklığı)
Fon iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek şartıyla, portföy değerinin en az %25’ini devamlı olarak mevzuata göre özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil Türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine yatırmış olan fonlardır (ortaklıklardır).


ABU DHABI FONU
Abu Dhabi Hükümeti tarafından 1971'de kredi açma, garanti sağlama veya önemli projelere katılma biçiminde Arap ülkelerine ekonomik yardımda bulunmak amacıyla kurulmuş bir kuruluştur.


ACENTA
Acentalık sözleşmesi çerçevesinde, faaliyet gösterdikleri mahalde, sadece sermaye piyasası araçlarına ilişkin alım ve satım emirlerinin aracı kuruma iletilmesine ve gerçekleşen emirlerin tasfiyesine aracılık eden gerçek kişi veya ticaret şirketleridir.
 

Acenteler
Acenteler Sigorta şirketlerinin bilançonun hazırlandığı tarih itibarıyla sigorta poliçesi sattıkları müşterileri ile şirket arasında aracılık yapmış olan acentelerden olan net alacak bakiyesinin kaydedildiği kalemdir.


Acentelerden Prim Alacak Karşılığı (-)
Acentelerden Prim Alacak Karşılığı (-) Sigorta şirketlerinin bilançonun hazırlandığı tarih itibarıyla sigorta poliçesi sattıkları müşterileri ile şirket arasında aracılık yapmış olan acentelerden net tahsilatının bu tarihteki değerine indirgenebilmesi amacıyla ayrılan reeskont tutarlarının kaydedildiği kalemdir.


AÇIĞA DAYALI HARCAMA
Ekonominin durgunluk veya daralma dönemlerinde, ekonomiye bir hız kazandırmak amacıyla uygulanan bu politika ile toplam talep artırılarak, depresyondan çıkılması hedeflenir. 
 

Açığa Satış İşlemleri
Senetlerin düşüşe geçecekleri inancına sahip yatırımcıların ellerinde olmayan (sahip olmadıkları) hisse senetlerini aracı kurumlardan borç alma yoluyla alıcılara vermeleridir. Basit bir şekilde ifade edilecek olursa; açığa satış, sahip olunmayan menkul kıymetlerin ödünç alınmak sureti ile satılmasıdır. Burada amaçlanan şey, hisse senetlerinin daha sonra düşük fiyatlardan geri alınarak yerlerine konulması ve arada gerçekleşecek olan fiyat farkından kar sağlanmasıdır. İşlem olarak alıp satma işleminin tam tersidir. Yani önce satılan hisse senetleri daha sonra geri alınmaktadır.


AÇIK
"Bütçe açığı", "para ile ifade edilen açık" ve "borç ile alacak arasında fark" olarak üç ayrı anlamı kapsar.


AÇIK ARTIRMA
Alıcılar arasında rekabet yaratmak suretiyle, satın alınacak nesneye en yüksek fiyatı verecek alıcıyı bulmak için uygulanan bir satış yöntemidir. Açık artırma ile elde edilecek hasılat, yaşanan ekonomik koşullar ile doğru orantılı olup, ekonomik genişleme dönemlerinde yüksek fiyatlara alıcılar bulunurken, ekonomik daralma dönemlerinde bunun tersi olmaktadır.

AÇIK BONO
Tutarı ve hamili belirtilmeden, sadece açığa imza atmak suretiyle düzenlenmiş bonodur.


AÇIK EKONOMİ
İthalat ve ihracat üzerinde hiçbir sınırlanmanın bulunmadığı veya faktör hareketlerinin karşılıklı olarak serbest olduğu ekonomidir.

 
AÇIK EKSİLTME
Satıcılar arasında rekabet yaratmak suretiyle, satın alınacak nesneye en düşük fiyatı verecek fiyatı verecek satıcıyı bulmak için uygulanan bir yöntemdir.

 
AÇIK FİNANSMAN
Açık finansman, devletin kasıtlı olarak harcamaları gelirlerden daha yüksek bir düzeyde tutma durumudur. Bütçe açığının yapılan borçlanmalarla kapatılması biçiminde ortaya çıkan bu yöntem, istihdamı artırmak ve ekonomik hayatı canlandırmak için uygulanır.

 
AÇIK İŞSİZLİK
Kişilerin çalışma arzusu ve iktidarında olduğu halde, kendi idareleri dışında işsiz kalma durumudur.

 
AÇIK KABUL
Düzenleyenin imzasının bulunmadığı bir poliçenin, muhatap tarafından kabul edilmesidir. Muhatabın poliçeyi satın alıp imzalaması ile poliçe geçerlilik kazanır.

 
AÇIK KREDİ
Müşteriye duyulan güven nedeniyle, sadece bir imza karşılığı açılan kredidir. Açık kredi uygulamasında, kefalet veya teminat istenemez. Açık krediden yararlanan kişi alacaklıya karşı, yasalara göre tüm mal varlığı ile sorumludur.

 
AÇIK PAZAR
Tekelleşmenin ve alım satım işlemlerinde piyasa dışı müdahalelerin olmadığı piyasalardır.

 
AÇIK PİYASA İŞLEMLERİ
Toplam harcamaların değiştirilmesi amacıyla, merkez bankalarının piyasaya girerek gerçekleştirdiği tahvil alım ve satım işlemleridir. Bu işlemler aracıığıyla para arzının, faiz haddinin, yatırımların denetim altına alınmasına ve toplam harcama hacminin daraltılmasına veya genişletilmesine çalışılır.

 
Açık Pozisyon
Yatırımcıların ellerinde olmayan (sahip olmadıkları) herhangi bir yatırım aracını (hisse senedi, döviz vb) ödünç alma yoluyla temin edip başka yatırımcılara satmaları durumu "açık pozisyon" olarak ifade edilmektedir. Burada amaçlanan şey, yatırım araçlarının daha sonra düşük fiyatlardan geri alınarak yerlerine konulması ve arada gerçekleşecek olan fiyat farkından kar sağlanmasıdır. İşlem olarak alıp satma işleminin tam tersidir. Yani önce satılan yatırım araçlarıdaha sonra geri alınmaktadır.

Türkiye'de bu işlemlere özellikle bankacılık sektöründe döviz alanında rastlanmaktadır. Bu durumda açık pozisyon, döviz borcuna karşılık Türk Lirası cinsinden alacaklı olma halini ifade etmektedir. Örneğin bir banka, dolar bazında mevduat alıp doları Türk Lirası'na çevirerek hazine bonosuna yatırınca pozisyon açmış olur. Bu durumda banka Türk Lirası'nın devalüasyonu riskini almış olur ve ani kur artışları banka için risk yaratır.
Bu nedenle, bankalar özkaynakların %20'si kadar açık pozisyon taşıyabilip; bunu aşan açık pozisyonlar için risk azaltmak amacıyla Merkez Bankası'na para yatırmak zorunda kalırlar.

 
Açık Repo
Belirsiz bir vade için yapılan işlemlere açık repo denir. Sözleşme herhangi bir tarihte taraflardan birisi veya her ikisince sona erdirilebilmektedir.

 
AÇIKLANMIŞ TERCİHLER TEOREMİ
Tüketici dengesini analiz etmek için, değişik fiyat-gelir alternatifleri karşısında tüketicilerin gerçek tercihlerine dayandırılarak yapılır.

 
Açılış Fiyatı
Bir seansta Borsa kaydına alınan (tescil edilen) ilk işlem fiyatıdır.

ACİZ
Vadesi gelmiş borçlarını ödeyememe durumudur. Alacaklı borçlunun borcunu ödeyemeyecek durumda olduğunu belirterek mahkemeye başvurabilir. Borçlu da, acz içinde olduğunu ileri sürerek mahkemeden iflasını isteyebilir. Bu durumda, alacaklının borçlunun iflas istemine karşı çıkması geçersizdir.

ACP ÜLKELERİ
Lomé Anlaşması gereğince, Avrupa Ekonomik Topluluğu ile "ortaklık ilişkisi" kuran Afrika, Karaib ve Pasifik ülkelerini kapsamaktadır. Bu ülkeler, ilksel ürünlerin ihracatından sağladıkları gelirlerde görülebilecek istikrarsızlığı önlemek için finansman sağlama konusunda AET'ye başvurabilirler. Ayrıca bu ülkelerin mamul malları ve bazı tarımsal ürünlerin AET üyesi ülkere girmesi de anlaşma gereğince serbesttir.

 
ACYO
İki anlama gelmektedir. Biri, döviz işlemlerinde herhangi bir paranın kambiyo değeriile itibari değeri arasında fark iken; diğeri de kredi işlemleri nedeniyle müşterilerden tahsil edilen tüm giderlerdir.

 
ACYO FAİZ TEORİSİ
Gelecekte satın alınması mümkün olabilecek malları ve hizmetleri hemen satın alabilmek için ödenmesi gerekli olan faizli primi açıklayan teoridir.

 
AD VALOREM VERGİ
Ad Valorem vergi, malların fiziksel ölçülerine (kilo, litre, metrekare,vb.) göre değil, değerleri üzerinden ve belirli bir yüzdeye göre hesaplanan vergidir. Bu tip vergilere, "değer esasına dayandırılan vergiler" denilmektedir.
  
Ada Dönüşü
Ada Dönüşleri, bir zirve veya bir dip oluşumu sırasında fiyatların aniden trend yönünde boşluk bırakmak sureti ile bir hareket yapması, sonrasında bu hareketin ters yönünde tekrar boşluk bırakarak trend yönünün değişmesi sırasında ortaya çıkmaktadırlar. Örneğin yükselen bir trendde oluşan Tükeniş Boşluğu'ndan sonra fiyat yükselmeye devam ederek birkaç günlük yükselişle daha yükseğe çıkabilmektedir. Aniden gelen satış artışlarıyla fiyat gerilemeye başlamakta, bu iniş esnasında önceki boşluk civarında, ondan biraz daha yukarıda veya aşağıda yeniden boşluk oluşmakta ve bu oluşum Ada Dönüşünü ifade etmektedir. Burada, her iki tarafında da boşluk oluşan bir fiyat bölgesi oluşmuştur ve diğer fiyatlardan kopuk olması nedeniyle bir adayı andırmaktadır. Trend dönüşleri genelde uzun zaman gerektirirken Ada Dönüşleri daha kısa zamanda oluşmaktadır. Ada Dönüşleri genelde işlem hacmi düşük olan (sığ) hisse senetlerinde görülmekte; endekslerde ise bu formasyonlara çok nadir rastlanmaktadır.

ADİ HİSSE
Yasa ve esas sözleşmede belirtilen normal haklardan başka hakları elde etmeye imkan tanımayan hissedir. Imtiyazlı hisse senetleri, değiştirilebilir hisse senetleri, itibari değersiz hisse senetleri ve kabili itfa hisse senetleri dışında kalan tüm senetler, adi hisse hükmündedir.

 
ADİ SENET
Bir borç ve hak doğurmak veya bir borcu ya da hakkı kanıtlamak amacıyla oluşturulan borçlunun imzasnı içeren belgedir. Resmi senetler, yarı resmi senetler ve özel senetler olarak düzenlenirler. Düzenlenmekteki amaçları bakımından da, bir hak veya borcu yaratan senetler ve bir hak veya borcu yaratmamakla beraber, böyle bir unsurun varlığını kanıtlayan senetler olarak sınıflandırılırlar.

 
ADİ ŞİRKET
İki veya daha fazla kişinin, ortak bir amacı gerçekleştirmek üzere, belirli bir ortaklık sözleşmesiyle kurdukları şirkettir. Adi şirketlerin hükmi kişilikleri, ünvanı ve ikametgahı bulunmamaktadır. Iflasa da tabi değildirler. Ayrıca, adi tirketlerin ticaret siciline kaydedilmelerine gerek yoktur.

 
AET
Fransa, Batı Almanya, İtalya, Belçika, Hollanda ve Lüksemburg'un 25 Mart 1957 yılında Roma'da imzaladıkları anlaşma ile 1 Ocak 1958'de yürürlüğe girmiştir. Topluluğa daha sonra 1 Ocak 1973 yılında İngiltere, İrlanda, Danimarka; 1 Ocak 1981'de Yunanistan, 1 Ocak 1986'da da İspanya ve Portekiz tam üye olarak katılmıştır.
Avrupa Ekonomik Topluluğu'nun son hedefi bütünleşmiş bir Avrupa Birleşik Devletleri'ni oluşturmak olup; bu amaca ulaşmak için tam bir iktisadi bütünleşmenin sağlanması gerekir.
İktisadi bütünleşmeyi sağlamak için üye ülkelerin izleyecekleri ortak politikalarıb başlıcaları aşağıdaki gibidir:
Topluluk içinde serbest rekabetin işlemesi yönünde gerekli önlemleri almak.
Üye ülkeler arasında işgücü ve sermayenin serbest dolaşımını sağlamak.
Tarım ve ulaştırma alanlarında ortak politikalar izlemek.
Üçüncü ülkelere karşı ortak bir gümrük tarifesi uygulamak.
Maliye, para ve vergi konularında eşgüdüm sağlamak.
Ülke yasalarını birbirine yaklaştırmak.
Avrupa Ekonomik Topluluğu'nun dört organı vardır. Bunlar:
Avrupa Parlamentosu
Adalaet Divanı
Avrupa Komisyonu
Bakanlar Konseyi

 
AET ADALET DİVANI
Avrupa Ekonomik Topluluğu'nun hukuki sorunlarıyla ilgilenen bu organ, Roma Anlaşması'nda yer alan hükümlerin yorumlanması, uygulanması gibi nedenlerden doğabilecek sorunları hukuka uygun bir biçimde çözmek amacıyla kurulmuştur.

 
AET BAKANLAR KONSEYİ
Avrupa Ekonomik Topluluğu'nun karar organı olup, Roma Anlaşması'ndan kaynaklanan yükümlülüklerin yerine getirilmesini sağlamak ve üye ülkelerin iktisat politikalarının uyumlulaştırılmasına katkıda bulunmakla görevlidir.

 
AFRİKA GELİŞME BANKASI
Bağımsız Afrika ülkelerinin ekonomik gelişimine katkıda bulunmak amacıyla 1964 yılında kurulmuş olan bölgesel nitelikli uluslararası bir bankadır. Önceleri bankaya sadece Afrika ülkeleri üye olurken, 1982 'de yapılan bir değişklikle diğer ülkelere de bankaya üye olma hakkı tanınmıştır.
 
AFRİKA İKTİSAT KOMİSYONU
Birleşmiş Milletler'e bağlı olan ve Afrika'nın bölgesel ekonomik sorunlarıyla ilgilenmek amacıyla 1958'de kurulmuş bir komisyondur. Ticaret, doğal kaynaklar ve sanayileşme ile fiziksel planlama alanlarında faaliyet gösteren alt komiteler şeklinde örgütlenmiştir.

AFRİKA MERKEZ BANKALARI BİRLİĞİ
Afrika kıtası ülkeleri arasında parasal konularda işbirliği yapmak üzere 1968'de kurulmuş bir kurumdur.

Ağırlıklı Hareketli Ortalama
Güncel fiyatlara daha çok önem veren ortalamadır. Son günkü fiyata biçilen katsayı en büyük katsayı olup; geriye doğru gidildikçe günlük kapanışlara azalan katsayılar biçilmektedir. Biçilen katsayılarla çarpılan günlük kapanışlar katsayıların toplamına bölünerek ağırlıklı ortalama elde edilmekte ve en eski fiyatın atılıp en yeni fiyatın devamlı eklenmesi ile de hareketlilik kazanılmaktadır.

AĞIRLIKLI ORTALAMA
Dizi içindeki her bir terimin, belirli bir ağırlıkla ayrı ayrı çarpıldıktan sonra alınan toplamın, ağırlık toplamına bölünmesi ile elde edilen ortalamadır. Ağırlıklı ortalamalar, deskriptif istatistik analizlerde, özellikle indeks hesaplamalarında yaygın bir biçimde kullanılırlar.

 
Ağırlıklı Ortalama Fiyat
Bu fiyatın hesaplanmasında, değişik fiyattan ve miktarlardan gerçekleşen ve fiyatı tescil edilen normal emirler dikkate alınmakta ve her hisse senedi için, her seans öncesinde bir önceki seans işlemleri dikkate alınarak ayrı bir ağırlıklı ortalama fiyat oluşturulmaktadır. Ancak bir fiyatın tescil edilebilmesi için işlemin lot olması ve gerçekleşmiş işlemin özel emir şeklinde olmaması gerekmektedir.

AKREDİTİF
Bir bankanın belirli bir miktar ve belirli bir süre için, üçünçü bir kişi lehine, nezninde kredi açması için yabancı ülkelerdeki muhabir bankaya gönderdiği bir tür mektuptur.

Aktif
Bir şirketin belli bir zamanda sahip olduğu bütün varlıkları ifade eden bir kavramdır. Bilançolarda aktifler iki ana kalemden oluşmaktadır: Dönen Varlıklar ve Duran
Varlıklar. Aktifler bilançonun sol tarafında yer almakta ve nakit, menkul kıymet, mevduat hesabı, alacak, demirbaşlar (masa, araba vs.), arsa, fabrika gibi alt kalemlerden oluşmaktadır.

 
Aktif Kar Marjı (Karlılığı) (AKM)
Formül :

Notlar :
A. Gelir - Gider tablosu kalemleri iki yöntemle hesaplanabilir ;
1. Cari dönemler dahilinde
2. Kaydırılmış 12 aylık dönemler dahilinde
B. Ortalamalar iki yöntemle hesaplanabilir ;
1. Dönemlerin ortalaması
2. Dönem başı ve sonunun ortalaması
 
Birim : Yüzde (%)

Aktif karlılığı, şirketlerin ulaşmış oldukları büyüklük ile sağladıkları verimin ölçülmesinde kullanılır. Aktif karlılık şirketlerin edinmiş oldukları tüm varlıklarını (yapılan maddi ve finansal yatırımlar dahil olmak üzere) hangi oranda etkin kullanıldığını göstermektedir. Esasında, aktif karlılık, net kar marjı ile aktif devir hızının bir birleşimidir.

Aktif Karlılık = Net Kar Marjı * Aktif Devir Hızı
 
Yukarıdaki formülden de anlaşılacağı üzere, aktif karlılık, şirketlerin satışlarının karlılık anlamında başarısı ile büyüklülükleri nisbetindeki satış miktarlarında göstermiş oldukları başarının bir bileşimidir.
Net kar faizler indirildikten sonra kalan tutarı ifade ettiği için bir firmanın finansman şekline göre bu oran önemli değişiklikler göstermektedir. Fazla yabancı kaynak kullandığı için ağır faiz yükü altında olan bir firmanın, ağırlıklı olarak kendini özkaynakları ile finanse eden bir firmaya kıyasla Net Kar-Aktif Toplamı oranının daha düşük olması olağandır. Firmanın finansman şekline göre farklı sonuçlar veren, pay ve paydası arasında tutarlılık bulunmayan bu oranın karlılık analizinde kullanılması fazla anlamlı değildir. Finansman yapıları farklı firmalar arasında karşılaştırma, hatta zaman içerisinde ilgili firmanın finansman yapısı değişmiş olabileceğinden geçmiş yıllarla karşılaştırma yapılırken, FVÖK-Aktif toplamı oranının kullanılması daha anlamlı olacaktır.

 
Aktif Olarak Analiz
Aktif olarak, gerçek zamanlı grafik incelemeleri piyasa profesyonelleri veya yoğun işlem yapan profesyonel yatırımcılar tarafından yapılmaktadır. Borsadan gelen gerçek eş zamanlı bilgiler ile grafikler sürekli güncellenip yatırımlar sürekli monitör edilerek pozisyon açılmakta ve kapatılmaktadır.
Bazı borsaların aktif seans izleme fiyatları yatırımcılara pahalı geldiğinde, yatırımcılar çalışmalarını o borsaların müsade ettikleri bedava gecikmeli bilgiler ile yapmayı tercih edebilmektedirler.

 
AKTİF PARA DEPOSU
Bir ekonomide, belirli bir dönemde, itlem ve ihtiyat motivleriyle talep edilen toplam para tutarıdır.

Aktif Satış/Alış Emri
Emir yazmaksızın, kademede bekleyen ilk emirleri alma veya satma işlemidir.

AKTİF TOPLAMI
Aktif Toplamı Faaliyetlerini icra edebilmek için veya bu faaliyetler sonucu elde ettikleri ve bir değeri olan tüm varlıklarının kaydedildiği bilançonun sol tarafındaki kalemlerin toplamını gösteren kalemdir. Aktif Toplamı, sigorta şirketlerinin sahip oldukları ve hakettikleri tüm değerlerin toplamını vermektedir. Aktif Toplamını etkileyen işlemleri basit anlamda ikiye ayırabiliriz. Bunlardan ilki, faaliyetini daim ettirmek için sigorta şirketlerinin varlık edinilmesi ki, bu aktif toplamını arttırır. İkinci ise, faaliyetler sonucu oluşan etkilerdir. Bu tür işlemlere örnek ise şöyle verilebilir: Diyelim ki, sigorta şirketleri belli bir müddet göstermiş oldukları faaliyetleri sonucu kar elde etmektedirler. Bu işlemin etkisi sonucu hazır değerler (dolayısı ile aktif toplamı) ve net dönem karı (dolayısı ile pasif toplam) artacaktır.

Aktif Toplamı Devir Hızı (ATDH)
Formül :

Notlar :
A. Gelir - Gider tablosu kalemleri iki yöntemle hesaplanabilir ;
1. Cari dönemler dahilinde
2. Kaydırılmış 12 aylık dönemler dahilinde
B. Ortalamalar iki yöntemle hesaplanabilir ;
1. Dönemlerin ortalaması
2. Dönem başı ve sonunun ortalaması
 
Birim : Katsayı

Aktif devir hızı, şirketlerin sahip oldukları varlıklar (toplam aktifler) ile yarattıkları satış hacmi başarısını ölçen bir orandır. Bu oran bize varlıklara aşırı yatırım yapılıp yapılmadığını yani şirketlerin aktif büyüklüklerinin gereksiz yere büyütülüp büyütülmediğini gösterir.
Bu oran bir işletmede teknoloji kullanımının veya varlık kullanımının bir ölçüsü olabilir. Aktif toplamı içerisinde duran varlıklar önemli bir yer tutuyorsa, aktif devir hızı düşük çıkacaktır. Bu durum daha çok sermaye yoğun sanayi şirketlerinde karşımıza çıkacaktır. Buna karşılık sabit yatırımların daha az olduğu işletmelerde (örneğin ticaret veya finans şirketlerinde) bu oranın yüksek çıkması doğaldır. Varlık devir hızı işletmenin karlılğını tesbitte önemli bir göstergedir.
Diğer koşulların aynı kalması kaydıyla bu devir hızının yüksek olduğu firmaların karlılık oranları da yüksektir. Sabit yatırımları (duran varlıkları) yüksek, dolayısıyla aktif devir hızları düşük olan işletmelerde (özellikle yeni yatırımları olan şirketlerde) şirketin gelecekteki kar durumu, talebin gelecekteki gelişimine bağlı olduğundan belirsizlik arz eder. Bu nedenle aktif devir hızı bir risk göstergesi olarak da kullanılabilir.
Aktif devir hızı düşme eğiliminde olan şirketlerde bu durum atıl kapasite yüzünden meydana geliyor olabilir.
 
Aktifler Büyüme Oranı (ABO)
Formül :

t = Dönem
t-1 = Önceki Dönem
 
Birim : Yüzde (%)

Dönemler itibariyle toplam aktiflerdeki değişiklikleri ölçmede kullanılan toplam aktifler büyüme oranı, bize şirketlerin toplam aktiflerindeki artış hızının diğer şirketlerle kıyas yapılmasına olanak verdiği gibi, şirketlerin gelecekteki varlıklarındaki büyüklülükleri hakkında tahmin yapılabilmesine olanak sağlar.
Dönemler itibariyle bulunacak artış (büyüme) hızları yardımıyla, gelecekte şirketlerin ulaşabileceği varlık (aktif) büyüklükler istatistiksel yöntemlerle tahmin edilebilir. Böylece, şirketlerin aktif karlılıkları hakkında da öngörülerde bulunulursa, gelecek dönemlerde şirketlerin elde edebileceği net dönem karları tahmin edilebilir.

Diğer şirketlere kıyasla düşük bir aktif büyüme oranına sahip bir şirket, satışlardaki büyüme oranı ile birlikte değerlendirilerek yeterince verimli bir şekilde yönetilemiyor ve gerekli büyümeyi gerçekleştiremiyor yorumu yapılabilir. Fakat şirketlerin diğer verilerinde olumsuz gelişmelerin görülmemesi durumunda, bu durum şirketlerin daha optimal yönetilmeye başlandığının bir göstergesi de olabilir.

Aktifleştirme
Herhangi bir işletmenin birikmiş yedek akçe ve karlarının sermaye artırımında kullanılmasıdır.

Alacak Alımı
Alacak hakkının bir başka kuruluşa devri (satımı) sonucunda likit fon sağlayan bir mali işlemdir. Diğer bir ifade ile bir şirketin ticari alacaklarını satarak finansman sağlanmasıdır.
Bu işlem, firmalara, vadeli satışlarının bedeli vadesinin önce tahsil olanağı veren bir finansman hizmetidir. Alacak alımı yapan kuruluş, vadeli satış yapmış firmanın fatura edilmiş alacaklarını peşin bedelle fakat bir iskonto ile satın alarak vadesi geldiğinde alacağı kendi tahsil eder.

 
Alacak Devir Hızı, Alacak Dönüşüm Çabukluğu (ADH)
Formül :
 
Ticari Alacaklar= Kısa Vadeli Ticari Alacaklar + Uzun Vadeli Ticari Alacaklar

Notlar :
A. Gelir - Gider tablosu kalemleri iki yöntemle hesaplanabilir ;
1. Cari dönemler dahilinde

Kaydırılmış 12 aylık dönemler dahilinde
B. Ortalamalar iki yöntemle hesaplanabilir ;

Dönemlerin ortalaması

Dönem başı ve sonunun ortalaması
 
Birim : Katsayı

Alacak devir hızı, şirketlerin ticari alacaklarını tahsil etme kabiliyetini ölçen ve şirketlerin bir yıl süresince alacaklarını satışları ile kaç defa devir ettiklerini gösteren bir orandır. Bir şirket alacaklarını hızlı bir şekilde (devir hızının yüksek olması durumu) tahsil edebiliyorsa, likiditesi yüksek kabul edilebilir ve şirket bu sayede hem nakit sıkıntısı içine girmez, hem de alacaklarının değeri fazla erimeden bunları daha iktisadi alanlarda kullanabilir.
Şirketin alacakları mevsimlik dalgalanmalar, enflasyon vb. sebeplerden dolayı farklılıklar gösterebilirler. Özellikle dönem boyunca sürekli artan ticari alacak kalemleri varsa ve bahsi geçen etkenleri giderebilmek için payda kısmında ticari alacakların ortalamalarının kullanılması daha anlamlı olacaktır. Örneğin dönem sonu yıl sonu bilançolarında genelde ticari faaliyet düzeyinin en düşük düzeye indiği ve alacakların kapatıldığı bir dönem olduğu için oran, olması gerekenden yüksek çıkabilir.
Dikkat edilmesi gereken bir diğer husus ise pay kısmına tüm satışların değil, ticari alacakların oluşmasına sebep veren kredili satışların konulmasıdır; fakat kredili satışlar hakkında bilançoda bilgi bulunmadığından tüm satışların dikkate alınması gerekmektedir. Ayrıca firmanın tahsilat politakası da dikkate alınmalıdır. Alacakların faktoring yöntemi ile tahsili oranın incelenmesinde yanıltıcı sonuçlar doğurabilmektedir.
Oranın değerlendirmesini yaparken şirketin geçmiş dönemleriyle (trendi) ve aynı sektör/ endüstrideki diğer şirketlerle veya sektör/endüstri ortalamasıyla karşılaştımak gerekmektedir. Alacak devir hızının düşük olması işletmenin rekabet gücünün az olduğunun, alacak tahsilatında güçlük çekildiğinin, belirlenmiş etkin bir tahsilat polikasının olmadığının, kredili vadeli satış yapılan müşterilerde seçici davranılmadığının göstergesi olmaktadır.
Oranın yüksek olması şirketin alacak tahsilatının etkin olduğunu ortaya koyar ve bu durumda şirketin cari ve likidite oranları düşük olsa bile, borçları geri ödemede daha rahat olmasına neden olur. Oranın zamanla yükselme eğiliminde olması ise, şirketin faaliyetlerini (aynı hacimde olmak koşuluyla) yürütürken gitgide daha az işletme sermayesi gereksinimi duyacağını gösterir.

Alacak Reeskontu (-)
Alacak Reeskontu (-) Yatırım ortaklıklarının elinde bulunan alacak senetlerinin değerinin bilanço tarihindeki değerine indirgenebilmesi amacıyla ayrılan reeskont karşılıklarının kaydedildiği kalemdir.

ALACAK SENEDİ
Bir kişinin (gerçek ya da tüzel) diğer bir kişiden alacağı olduğunu belirten hukuki belgedir. Başlıca alacak senetleri şunlardır: a) adi alacak senetleri (tüccar olmayan kişiler rasında düzenlenen ve Borçlar Kanunu hükümlerine tabi olmayan senetler); b) ticari alacak senetleri (bono, çek, poliçe, fatura, konşimento, havale senedi, makbuz senedi, vb.); c) resmi alacak senetleri (devlet tahvilleri, hazine bonoları, vb.)

 
Alacak Senetleri
Alacak Senetleri Yatırım ortaklıklarının ticari faaliyetlerinden (vadeli mal ve hizmet satışlarından) dolayı oluşan senetli ticari alacakların kaydedildiği kalemdir.

ALACAKLAR
Alacaklar Sigorta şirketlerinin faaliyetleri esnasında çeşitli şahıs ve kuruluşlardan olan alacaklarının kaydedildiği kalemdir.

Alacaklar Reeskontu (-)
Alacaklar Reeskontu (-) Alacaklar kalemlerinde kayıtlı bulunan tutarların bilançonun hazırlandığı dönemdeki değerine indirgenebilmesi için ayrılan reeskont karşılıkların kaydedildiği kalemdir.

Alacakların Ortalama Tahsil Süresi (AOTS)
Formül :
 

Ticari Alacaklar= Kısa Vadeli Ticari Alacaklar + Uzun Vadeli Ticari Alacaklar

Notlar :
A. Gelir - Gider tablosu kalemleri iki yöntemle hesaplanabilir ;
1. Cari dönemler dahilinde
2. Kaydırılmış 12 aylık dönemler dahilinde
B. Ortalamalar iki yöntemle hesaplanabilir ;

Dönemlerin ortalaması

Dönem başı ve sonunun ortalaması
 
Birim : Gün

Alacakların ortalama tahsil süresi, alacak devir hızının gün bazına çevrilmiş halidir ve bize alacak devir hızıyla aynı sonuçları vermektedir; fakat sonuçları gün olarak verdiğinden şirketlerin alacaklarını ortalama kaç günde tahsil edebildiğini göstermektedir.
Bir şirket alacaklarını ne kadar çabuk tahsil edebiliyorsa, likiditesi o kadar yüksek kabul edilebilir ve şirket bu sayede nakit sıkıntısı içine girmez, böylece alacaklarını değeri fazla erimeden daha iktisadi alanlarda kullanabilir.
Alacakların ortalama tahsil süresini incelerken geçmiş dönem ortalama tahsil süresiyle, sektörel ortalamalarla ve firmanın genelde uyguladığı vade ile karşılaştırılarak daha sağlıklı sonuçlara varılabilir. Sürenin uzun oluşu alacakların bir kısmının şüpheli hale geldiğinin ya da satışlarda zorlanılmaya başlandığının ipuçlarını verir. Alacakların ortalama tahsil süresinin düşük olması ise şirketin alacak tahsilatının etkin olduğunu ortaya koyar ve bu durumda şirketin cari ve likidite oranları düşük olsa bile, borçları geri ödemede şirketlerin daha rahat olduğunu gösterir.

Alacakların Satımı
Müşteri (şirket) alacaklarının “factor” denilen gerçek ya da tüzel bir kişi tarafından bedeli peşin ödenerek satın alınmasıdır. Mal ve hizmet satışı yapan bir ticari işletmenin vadeli alacaklarının “factor” denilen bir mali kuruluş tarafından alacaklıya rücu hakkı olmaksızın satın alındığı finansal hizmettir.
Kısaca ifade edilecek olursa factoring, bir şirketin ticari alacaklarını satarak finansman sağlamasıdır.

 
ALACAKLI NAZIM HESAPLAR
Alacaklı Nazım Hesaplar Pasiflere kaydedilemeyen fakat sigorta şirketlerini belli bir yükümlülük altına sokan, üçüncü şahıslar ve kuruluşlar lehine verilmiş olan taahhütlerin toplamını gösteren kalemdir.

ALAMETİ FARİKA
Malın yapıldığı fabrikayı veya ilgili malı üretenlerin, satanların kimliğini açıklamaya ve benzerlerine karıştırımamasına yarayan her türlü işaret ve damgaya verilen addır. Işletmeci alameti farika sayesinde tüketiciye çok daha kolay ulaşır.

 
Alçalan Takoz Formasyonu
Piyasanın sağlamlaştığını ifade eden ve büyük çıkışlardan önce oluşan formasyon olup; yukarı doğru açısı olan bir üçgen görünümündedir. Takozun uçlarına doğru düşüşün şiddetinde azalma olur ve hacim azalması çok belirgin hale gelir. Takozun düşen direnç çizgisi kırıldığında, çıkış takozun boyunun üçte ikisi kadar olur.

Kırılmayla fiyatların ne kadar yükseleceği bilinmez. Başlarda yüksek olan işlem hacmi formasyonun sonuna doğru düşer ve kırılmadan sonra artışa geçer. Alçalan takozlarda fiyatların kırılmasıyla birlikte yükselişler daha yumuşak olmakta hatta bir süre yatay olarak gittikten sonra yükseldiği de görülmektedir.

 
Alçalan Üçgen Formasyonu
Fiyatların düşerken aynı seviyede destek oluşturmasına karşılık çıkarken daha düşük seviyede tepe yapmasıyla oluşan şekil olup; bu formasyonda fiyatlar alt sınır çizgisi ile aşağı eğilimli üst sınır çizgisi arasında dalgalanmaktadır. Fiyatların belirgin bir değer kaybetmeden önce oluşturduğu bu formasyonun düşüş hedefi, formasyonun destek seviyesi ile en yüksek direnç seviyesi arasındaki farkın destek seviyesinden çıkarılmasıyla bulunur.

ALICI PİYASASI
Arzın talebi aştığı ve tüketicilerin fiyatı belirleyebildiği piyasa biçimidir. Eğer tüketiciler, düşük olan bir fiyat üzerinden almaya hazırlarsa, piyasa aniden satıcıların fiyatı belirlediği bir piyasa durumuna gelebilir.

 
ALICI TEKELİ
Endüstride çok sayıda üretici veya satıcı bulunmasına karşılık tek bir tüketici veya alıcının varolması durumudur. Bu tip piyasalarda, alıcı firma marjinal hasılasını marjinal kaynak maliyetine eşitleyen miktarda kaynak kullanarak karını maksimuma çıkarabilir.

 
Alıcılar
Alıcılar Yatırım ortaklıklarının ticari faaliyetlerinden (vadeli mal ve hizmet satışlarından) dolayı oluşan ticari alacakların kaydedildiği kalemdir.

ALİENASYON KATSAYISI
İki istatistik serisi arasında ilişki bulunmaması durumunun ölçüsüdür.

 
Alım Gücü Yüksek Bireysel Tahsis
Alım gücü yüksek şahıslara satışa sunulması düşünülen hisse senetlerinin nominal tutarı.

Alım Kuru
Dövizin para otoriteleri tarafından saptanan alış fiyatıdır. Türkiye'de efektif ve efektif olmayan dövizler için farklı alış kurları uygulanmaktadır.

Alım Satım Aralığı
Hisse senedi fiyatlarının arz ve talebe göre dalgalandığı aralıktır.

Alım Satıma Aracılık
Daha önceden ihraç edilmiş olan sermaye piyasası araçlarının aracılık sıfatıyla ve ticari amaçla alım satımını ifade etmektedir.

ALIM VERGİSİ
Perakende satışlarda ya da bundan önceki bir aşamada tahakkuk ettirilen vasıtalı vergidir.

Alım/Dağıtım Endeksi
Alım/Dağıtım Endeksi, işlem adedi (volume) ve hisse senedi fiyatlarındaki (price) değişimin birleştirildiği bir momentum göstergesidir. İşlem adedi ve fiyatlardaki hareketleri birleştirerek fiyatların trendinin sürüp-sürmeyeceği konusunda fikir vermektedir.

Alınan Çekler
Alınan Çekler Tahsil edilmemiş veya ciro edilmemiş çekler bu kalemde görsterilir.

Alınan Depozito ve Teminatlar
Alınan Depozito ve Teminatlar Yatırım ortaklıklarının, üçüncü şahıslarla olan iş ilişkileri sonucu oluşacak alacaklarını veya yaptırılması düşünülen bir işi teminat altına almak amacıyla üçüncü kişilere geri vermek kaydı ile aldıkları ve depozito veya teminat özelliği taşıyan tutarların kaydedildiği kalemdir.

Alınan Diğer Krediler
Alınan Diğer Krediler Bankaların Merkez Bankası dışındaki yerli ve yabancı bankalardan temin etmiş oldukları kredilerin tutarlarının kaydedildiği kalemdir.

Alınan Hakedişler
Alınan Hakedişler İnşaat şirketlerinin müteahhit sıfatıyla yaptıkları işler karşılığında daha önce yapılmış olan anlaşma ve sözleşmeler gereği hakettikleri alacaklardan, Bilanço’nun hazırlandığı tarih itibarıyla tahsil edilememiş alacaklarının kaydedildiği kalemdir.

Alınan Komisyonlar
Alınan Komisyonlar Sigorta şirketlerinin reasürörlere devrettikleri işler için alınan komisyonların kaydedildiği kalemdir.

ALINAN KREDİLER
Alınan Krediler Bankaların diğer bankalardan temin etmiş oldukları kredilerdir. Üç ayrı kısıma ayrılmaktadırlar: Merkez Bankası’ndan temin edilen krediler, bankalardan temin edilen krediler ve uzun vadeli olduğundan sermaye benzeri krediler diye adlandırılan krediler.

Alınan Primler
Alınan Primler Sigorta şirketlerinin çeşitli kaynaklardan (acente, koasürör ve müşterilerden) sağlanan poliçelerdeki net prim tutarlarının kaydedildiği kalemdir.

Alınan Sipariş Avansları
Alınan Sipariş Avansları Yatırım ortaklıklarının siparişler için alınmış ve bunlar alıcı tarafa teslim edildiğinde tutardan düşülecek olan, şirket açısından borç olarak gözüken avansların kaydedildiği kalemdir.

Alınan Ücret ve Komisyonlar
Alınan Ücret ve Komisyonlar Bankaların yapmış oldukları bankacılık işemleri sonucu elde ettikleri faiz nitelikli olmayan gelirlerin (havale ücretleri, verilen teminat mektupları için alınan ücretler, vb.) kaydedildiği kalemdir.

ALIŞ KURU
Dövizin para otoriteleri tarafından saptanan alış fiyatıdır. Türkiye'de efektif ve efektif olmayan dövizler için farklı alış kurları uygulanmaktadır.

 
ALONJ
Bono, çek ve poliçenin arka yüzünde işlem yapmak için yer kalmadığı zaman, yapılacak işlemler için bono, çek veya poliçeye eklenen kağıt parçasıdır. Alonj üstüne yapılacak işlemler hukuksal açıdan senet üzerinde yapılanlar ile aynı hükümlere tabidir.

 
ALTERNATİF MALİYET
Alternatif maliyet, bir projenin gerçeklettirilmesinde kullanılan faktörün başka alanda kullanılma fırsatından vazgeçilerek katlanılan maliyetttir. Firma dışından sağlanan bir üretim faktörünün alternatif maliyeti, bu faktörün fiyatıyla ölçülür. Eğer faktör firmanın kendi bünyesinde ise, bu durumda alternatif maliyet o faktörün satılabilme veya kiraya verilebilme fiyatı olacaktır.

ALTILAR
Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu, Avrupa Atom Topluluğu ve Avrupa Ekonomik Topluluğunu kuran altı ülke: Almanya, Fransa, İtalya, Hollanda, Belçika ve Lüxemburg.

 
ALTIN ANKESİ
Merkez bankalarının ihtiyat amacıyla kasalarında bulundurdukları altın stokuna verilen addır. Genellikle, ulusal paranın değerini desteklemek ve dış ödemelerde kullanılmak için bulundurulur.

 
Altın Depo Hesapları
Altın Depo Hesapları Şahıs veya kurumların belli bir dönem için, gelir elde etmek amacıyla açtırmış oldukları, altının gramajına göre açılan mevduat hesapları yoluyla sağlanmış olan kaynakların kayıtlı olduğu kalemdir.

Altın Depo Hesaplarına (-)
Altın Depo Hesaplarına (-) Bankaların, şahıs ve kurumların altının gramajı üzerinden açmış oldukları mevduatlar vasıtasıyla toplanan fonlar için ödemek zorunda oldukları faiz ödemelerinin kaydedildiği kalemdir.

Altın Döviz Standardı
Altın standardı'nın "Altın Kambiyo Sistemi (veya standardı)" olarak da anılan özel bir biçimidir. Altın-döviz standardında altının yerini altına çevrilebilen bir yabancı para (döviz, kambiyo) almaktadır.
Bir ülke ulusal parasını belirli sabit bir kur üzerinde yabancı bir paraya (dövize) istediğinde konvertibl duruma getirdiğinde altın-döviz standardını uygulamaya sokmuş olmaktadır.

 
ALTIN GİRİŞ / ÇIKIŞ NOKTALARI
Altın para sisteminin geçerli lduğu bir ülkede döviz kurları ülkeye altın giriş (ithal) ve altın çıkış (ihraç) arasında bulunur. Eğer ülkedeki döviz kuru, altının fiyatı ile ambalaj, sigorta ve ulaştırma giderlerinin toplamından fazla ise, ülke dışına ödemeler döviz yerine altınla yapılır. fakat, ülkedeki cari döviz kuru, altının fiyattan ambalaj, ulaştırma ve sigortalama giderleri düşüldükten sonra kalan miktardan az ise, yabancılar ödemeyi döviz yerine altınla yaparlar.

 
ALTIN GİRİŞ / ÇIKIT NOKTALARI
Altın para sisteminin geçerli lduğu bir ülkede döviz kurları ülkeye altın giriş (ithal) ve altın çıkış (ihraç) arasında bulunur. Eğer ülkedeki döviz kuru, altının fiyatı ile ambalaj, sigorta ve ulaştırma giderlerinin toplamından fazla ise, ülke dışına ödemeler döviz yerine altınla yapılır. fakat, ülkedeki cari döviz kuru, altının fiyattan ambalaj, ulaştırma ve sigortalama giderleri düşüldükten sonra kalan miktardan az ise, yabancılar ödemeyi döviz yerine altınla yaparlar.

 
ALTIN HAVUZU
Altın fiyatındaki yükselmeyi belirli bir tavan seviyede sınırlamayı amaçlayan ülkelerin ( ABD, İngiltere, Almanya, Fransa, İtalya, Belçika, Hollanda, İsviçre) 1961'de kurmuş olduğu bir organizasyon olup, 1967'de Fransa'nın ayrılmasından sonra dağılmıştır.

 
ALTIN KAYDI
Borcun ana para ve faizinin hesaplanmasında, altın değerinin ölçü alınmasını öngören ve sözleşmede açıkça belirtilen bir husustur.

 
Altın Para Standardı
Her bir ulusal para biriminin satınalma gücünün belirli sabit bir miktar altın cinsinden tanımlandığı para sistemidir. Bu sistemin özelliklerini kısaca aşağıdaki şekilde sıralamak mümkündür:  Para Birimi altın cinsinden tanımlanmıştır.
Altın alım-satımı sabit bir kur üzerinde serbesttir. Altın ihraç ve ithalatı serbesttir. Altın standardında her ülke kendi parasını altına göre sabit bir oran üzerinden değerlendirdiğinden dolayı, çeşitli ülkelerin paraları arasında da sabit bir kur oluşmuş olmaktadır. Altın standardı XIX. yüzyılın ikinci yarısında en olgun dönemini yaşamış, 1930'lu yıllarda tamamıyla terk edilmiştir.
 
ALTIN PİYASASI
Değerli bir maden olan altının, alıcıların ve satıcıların bir araya geldiği, alım-satım işleminin yapıldığı, fiziki ve fiziki olmayan mekandır. Altın piyasası, uluslararası parasal sistemde altının rezerv statüsünde olmasından dolayı kabul edilir bir öneme sahiptir. Uluslararası bir parasal krize girildiğinde, altına olan talebin arttığı ve altın fiyatlarının yükseldiği görülür.

ALTIN TRANŞI POZİSYONU
Uluslararası Para Fonu'na üye bir ülkenin, bu kuruluşta bulunan mevduatının altın-konvertibl paralardan oluşan bölümüdür. Üye ülkenin dış ödemeler bilançosu olması durumunda herhangi bir sınırlamayla karşılaşmaksızın serbestçe kullanabileceği dilimini (tranşını) ifade eder.

 
Altın ve Diğer Kıymetli Madenler Fonu
Portföyününün en az %51’i altın ve diğer kıymetli madenlerden oluşan fonlardır.

ALTIN-PARA STANDARDI
Bu sisteme göre, para birimi altın cinsinden tanımlanmıştır. Altın alım-satımı sabit bir kur üzerinde serbesttir. Altın ihracatı ve ithalatı serbesttir. Altın standardında, her ülke kendi parasını altına göre sabit bir oran üzerinden değerlendirdiği için, çeşitli ülkelerin paraları arasında da sabit bir kur oluşmuş olur.

 
ALTINA ENDEKSLİ BONO VE TAHVİLLER
Ana senet ve kuponların değerlerinin, altın fiyatlarına endekslendiği bono ve tahvillerdir. Burada, altın fiyatlarının enflasyonun etkisini ortadan kaldıracağı düşüncesi geçerlidir. Karlılık dikkate alınmaz. bu yüzden, altyapı yatırımları kamusal yatırım niteliği taşırlar.

 
ALTYAPI
Bir ülkede kamu yararına kullanılan sermaye varlıklarının (ulaştırma, enerji, iletişim sistemleri, vb.) tümüne verilen addır. Bu terim bazen ülkedeki beşeri sermayeyi de içermektedir.

 
ALTYAPI YATIRIMLARI
Dolaysız olarak mal ve hizmet üretmemekle beraber, neden oldukları dışsal tasarruflarla diğer yatırımları uyaran ve genellikle ulaştırma, enerji, eğitim, vb. alanlara yapılan yatırımlara verilen addır.

 
AMBARGO
Belirli bir mal veya hizmetin ihraç ve ithaline getirilen yasaklamadır.

 
AMORTİSMAN
Bir firmada, bir yıldan daha fazla süre kullanılacağı düşünülen ve herhangi bir biçimde değerden düşmesi söz konusu olan ekonomik değerlerde( taşınmazlar, makine, teçhizat, vb.), oluşacak değerlerin bir yıl içinde uğradıkları değer kayıplarının üretilen malların maliyet tutarlarına ya da söz konusu kayıpların o yılın giderlerine yazılması amortismanı oluşturur.

 
AMORTİSMAN FONU
Düzenli ödemeleri gerçekleştirmek (bir borcun ödenmesi, bir makinenin yenilenebilmesi, vb.) amacıyla oluşturulan fondur.

 
Amortisman Giderleri (-)
Amortisman Giderleri (-) Sigorta şirketlerinin sahip oldukları gayrimenkuller, özel maliyet bedelleri, kuruluş ve teşkilatlanma giderleri için cari dönemdeki amortisman ve itfa payı tutarlarının kaydedildiği kalemdir.

AMORTİSMAN KARŞILIKLARI
Sermaye mallarının zaman içinde aşınma, eskime yıkıma uğrama gibi nedenlerle elden çıkmasına karşılık olarak ayırılan paylardır.

ANA PARA
Üzerinden faiz hesaplanacak olan esas para veya ödünç olarak verilen paranın aslı (Re'sül-mal) anlamlarına gelmektedir.

Ana Şirket
Sermaye ve yönetim ilişkileri çerçevesinde, üzerlerinde kontrol gücüne sahip olduğu bağlı ortaklıkları ve/veya iştirakleri ve/veya sınırlı iştirakleri bulunan, yurtiçinde kurulu diğer bir işletmenin bağlı ortaklığı durumunda bulunmayan işletmedir.

Ana Trend
Bir yıl veya daha uzun süre devam eden uzun vadeli trendlerdir.

Anahtar Gün
Anahtar günler, önemli fiyat yükselişlerinin veya düşüşlerinin en tepe ya da en dip noktalarında oluşan trend değişimini sinyal veren günler olup bu günler uzun bir yükseliş ya da düşüşten sonra ortaya çıkmaktadırlar. Bu günler, piyasanın tepe noktalarında talebin, dip noktalarında ise arzın tükenişini ifade etmektedirler.

Anahtar Gün Formasyonu
Anahtar günler, önemli fiyat yükselişlerinin veya düşüşlerinin en tepe ya da en dip noktalarında oluşan trend değişimini sinyal veren günler olup bu günler uzun bir yükseliş ya da düşüşten sonra ortaya çıkmaktadırlar. Bu günler, piyasanın tepe noktalarında talebin, dip noktalarında ise arzın tükenişini ifade etmektedirler.

Anahtar Gün Formasyonları, bir günlük hareketlerdir. Kısa süreli ya da orta vadeli trend değişimlerini ifade etmekte; ancak ana trend değişimlerinin de başlangıcını oluşturabilmektedirler. Bu formasyonu izleyen günlerde çoğunlukla Flama veya Takoz Formasyonları oluşmaktadır.
Bu formasyonlara, özellikle derinliği olmayan hisse senetlerinde ve endekslerde sıkça rastlanmakta ve meydana geldikleri hızlı yükseliş veya düşüş sonrasında mevcut trendin yönünü değiştirmektedirler. Bu değişim çoğunlukla bir günde tamamlanmakta; çok ender olarak iki güne yayıldığı görülmektedir.
 
Anahtar Teslim Projeler
Gerçekleştirilecek bir projenin her aşaması için farklı bir işletme ile anlaşılması yerine, projede en çok yükümlülüğe sahip olacak işletme ile anlaşılıp, projenin diğer aşamalarının gerçekleştirilmesinden de bu işletmenin sorumlu olması mantığıyla uygulanan projelerdir.

 
ANDEAN PAKTI
Bolivya, Ekvator, Peru, Şili ve Kolombiya'nın 1969'da yaptıkları bir anlaşma sonucu kurdukalrı gümrük birliğidir. 1974'te Venezuella'da katılmıştır. Anlaşmaya göre, Pakt'a üye ülkeler arasında ticaret serbest olacak ve üçüncü ülkelere karşı da ortak bir gümrük tarifesi uygulanacaktı.

 
ANKES
Taahhütleri yerine getirmek için hazır bulundurulan paradır. Ayrıca emisyon yapmaya yetkili bankaların çıkardıkları banknotlara karşılık kasalarında hazır bulundurdukları gümüş ve altın paraların toplam mevcuttur.

 
ANKES ORANI
Bir bankanın mevduatı ile her an ödemeye hazır bulunduğu likit aktif arasındaki orandır. Bu oran genellikle, ilgili ülkedeki yasak mevzuat ile düzenlenir. Bu düzenleme ekonominin genel gelişimi doğrultusunda yapılır.

 
Anlaşma
Anlaşma anlamında kullanılan bu kelime; genel olarak pazarlık, ticaret, alış-veriş anlamlarını da taşıyabilmektedir.

Anonim Şirket
Her türlü amaç ve konuda kurulabilen, belirli bir ünvana sahip ve esas sermayesi paylara bölünmüş, borçları nedeniyle sadece malvarlığı ile sorumlu olan, ortakların sorumluluğu taahhüt ettikleri sermaye miktarı ile sınırlı bulunan şirket türüdür. Bir anonim şirketin kurulabilmesi için en az beş pay sahibi kurucunun bulunması zorunlu olup, kurucular gerçek veya tüzel kişiler olabilmektedir. Bir anonim şirketin hissedarları tamamen tüzel kişilerden oluşabilmekte ve böyle durumlarda ana şirket ve onun iştiraklerinden söz edilmektedir. Anonim şirketler iki şekilde kurulabilmektedir:
Ani Kuruluş: Sermayeyi oluşturan payların tümü kurucular tarafından taahhüt edilmektedir.

Tedrici Kuruluş: Bir kısım paylar kurucular tarafından taahhüt edilirken; geriye kalan paylar için kamuoyuna gidilmektedir.
Anonim şirketleri diğer şirket türlerinden ayıran özellikleri aşağıdaki şekilde sıralamak mümkündür:

Yasal olmak koşulu ile her türlü amaç ve konuda kurulabilmektedirler.
Kendilerine özgü bir ünvana sahiptirler.

Ana sözleşme ile saptanmış bir esas sermayeye sahiptirler.
Borçları sözkonusu olduğunda sadece öz varlıkları ile sorumludurlar.
Pay sahipleri sadece taahhüt etmiş oldukları sermaye miktarı ile sınırlı sorumluluk taşımaktadırlar.

Anonim Şirketler & Vakıflar Tahsis
Anonim şirketlere ve vakıflara satışa sunulması düşünülen hisse senetlerinin nominal tutarı.

ANTI-DAMPING VERGİ
İthalatçı ülkelerin, yerli ürünlerini korumak için koydukları bir tür gümrük vergisidir.

 
ANTİ-DAMPİNG VERGİ
İthalatçı ülkelerin, yerli ürünlerini korumak için koydukları bir tür gümrük vergisidir.

 
ANTI-TRÖST UYGULAMALAR
Piyasanın rekabetçi özelliklerini kaybetmemesi için, tekellere veya piyasada yapılmakta olan sınırlandırıcı faaliyetlere karşı yürürlüğe konulmuş uygulamalardır. İlk tröst uygulama, 1890 yılında Sherman Anti-Tröst Kanunu ile ABD'de gerçekleştirilmiştir.

 
ANTREPO
Gümrük vergisine konu olup, henüz vergi ve resimleri ödenmemiş malların korunduğu, gerekiyorsa küçük tamamlayıcı işlemlerin yapıldığı gümrük binalarına yakın olan bir tür depodur.

 
Apel
Pay bedelinin taksitle ödenmesinin sözkonusu olduğu durumlarda, ortaklık yönetim kurulu tarafından ortaklara yapılan çağrıdır.

APİ (Açık Piyasa İşlemleri)
Toplam harcamaların değiştirilmesi amacıyla, merkez bankalarının piyasaya girerek gerçekleştirdiği tahvil alım ve satım işlemleridir. Bu işlemler aracıığıyla para arzının, faiz haddinin, yatırımların denetim altına alınmasına ve toplam harcama hacminin daraltılmasına veya genişletilmesine çalışılır.

Ara Mamüller
Ara Mamüller Mamüllerin üretiminde kullanılmasa da mamüllerin satışa hazır hale gelmesi için gerekli olan ambalaj, paket, vb. mamüllerin tutarlarının kaydedildiği kalemdir.

Aracı Kuruluş
Sermaye Piyasası Kurulu tarafından, sermaye piyasasında faaliyette bulunmak üzere yetkili kılınmış banka ve aracı kurumlardır.

ARACI KURUM
Sermaye piyasası faaliyetlerinde bulunmak üzere, Sermaye Piyasası Kurulu tarafından aracılık yetkisi verilmiş anonim ortaklıklardır.

 
Aracı Kurum
Sermaye piyasası faaliyetlerinde bulunmak üzere, Sermaye Piyasası Kurulu tarafından aracılık yetkisi verilmiş anonim ortaklıklardır.

Aracılık
Yetkili aracı kuruluşların, kendi nam ve hesabına, başkası nam ve hesabına, kendi nam ve başkası hesabına sermaye piyasası araçlarını alım satımıdır.

Aracılık Komisyonları
Aracılık Komisyonları Aracı kurumların gerçekleştirilen aracılık işlemleri karşılığında elde ettikleri komisyon gelirlerinin kaydedildiği kalemdir.

Aracılık Yüklenim Şekli
Sermaye Piyasası Kurulu'ndan yetki belgesi almış olan aracı kurum ve bankalarca, menkul kıymetlerini halka arz eden şirkete satışı taahhüt edilen menkul kıymet oranına göre belirlenen aracılık yöntemidir. Halka arza aracılık, "en iyi gayret aracılığı" veya "aracılık yüklenimi" (bakiyeyi yüklenim, tümünü yüklenim, kısmi yüklenim )şeklinde yapılabilir.

Aracılık Yüklenimi
Halka arz edilecek sermaye piyasası araçlarının tamamının satılacağının aracı kuruluş veya kuruluşlar tarafından ihraçcı şirkete taahhüt edilmesidir.

ARAMAL
Bir malın üretiminde, ne ilk aşamada kullanılan, ne de son ürün olan maldır. Aramal, başka bir malın üretiminde girdi olarak kullanılmak üzere üretilir. Bir malın hem aramal, hem de son ürün olması da mümkündür.

 
ARAP ORTAK PAZARI
Arap Birliği'ne dahil ülkelerce imzalanan bir anlaşma ile 1 Ocak 1965'te kurulmuş ekonomik bir birliktir. Pazarın kurulması ile, tarımsal ürünler ile hammaddeler alanında dış ticaretteki sınırlamalar kaldırılmıştır. Sanayi ürünlerindeki kısıtlamaların kaldırılması içinde çalışmalar sürdürülmektedir.

 
ARAP PARALARI BİRİMİ
Oniki Arap ülkesi parası cinsinden tanımlanarak 1974'te yaratılmış bir para birimidir. ARCU olarak anılır. Yaratılmasındaki amaç, Arap paraları cinsinden ifade edilen hisse senedi ve tahvilllerin alım satımında ortak bir değer standardı işlevi görmesidir. Fiili değeri, sekiz Arap parasının ABD Doları karşısındaki değerini yansıtacak şekilde hesaplanmaktadır. Kullanımı oldukça sınırlıdır.

 
ARAP-TÜRK BANKASI
Türk, Libya ve Kuveyt sermayesi ile 1977 yılında kurulmuş bir bankadır. Kuruluş amacı, ilgili ülkelerin birbirleri ile olan ticari ilişkilerini finanse etmektir.

Araştırma ve Geliştirme Giderleri
Araştırma ve Geliştirme Giderleri Yatırım ortaklıklarının ürünlerini veya teknolojilerini geliştirmek için yaptıkları faaliyet ve harcamaların kaydedildiği kalemdir. Yatırım ortaklıkları uzun vadede yarar umdukları bu tür çalışmaları bu kalemde aktifleştirerek, dönemlere yaygın olarak itfa paylarına ayrılması suretiyle giderleştirirler.

Araştırma ve Geliştirme Giderleri (-)
Araştırma ve Geliştirme Giderleri (-) Yatırım ortaklıklarının rekabet güçlerini koruyabilmek veya artırabilmek için ürünlerinde yapmaya çalıştıkları geliştirme faaliyetlerinin cari döneme denk gelen tutarlarının kaydedildiği kalemdir. Dikkat edilmesi gereken bir husus ise şirketlerin cari dönemde yapmış oldukları Ar-Ge faaliyetlerinin sonuçlarının sadece cari döneme değil, belli bir zaman diliminde (dönemlere yaygın olarak) görüleceğinden tamamının değil de, mali tablolarda gelir ve giderlerin ilgili dönemlerde kaydedilmesini sağlamak amacıyla, bu giderlerden cari döneme denk gelen kısmın gider olarak kaydedildiği kalemdir.

ARAŞTIRMA-GELİŞTİRME HARCAMALARI
Temel araştırma, uygulamalı araştırma ve geliştirme gibi faaliyetler için yapılan harcamalardır. Temel araştırma, önceden planlanmış, belirli ticari bir amacı olmayan bir faaliyet türüdür. Uygulamalı araştırma, belirli bir ticari hedefe ulaşma veya bir buluşu kar getirici duruma sokma falliyetidir. Gelittirme ise, mevcudun daha yetkin bir duruma getirilmesine yöneliktir.

 
Arazi ve Arsalar
Arazi ve Arsalar Yatırım ortaklıklarının sahip oldukları her türlü arsa ve arazilerin kaydedildiği kalemdir. Arazi ve arsalar amortismana veya yeniden değerlemeye tabi değildir. Arazi ve arsaların yıpranma veya eskime durumları sözkonusu olmadığından, amortisman uygulaması da yoktur. Arsa ve arazilerin satışından elde edilen pozitif fark esasında alım-satım karı olarak kabul edilmekle beraber, genelde verilen müsadeler ile bir zaman diliminde bu tutar sermayeye ilave edilmesi durumunda vergiden muaf tutulabilmektedir.

ARAZİ VERGİSİ
Ülke sınrları içinde bulunan arsa ve araziler üzerinden alınan vergidir. Vergi mükellefi arazi sahibi, varsa intifa hakkı sahibi veya araziye malik gibi kullanandır. Arazinin değeri, verginin matrahını oluşturur. Arsa ve araziler için yasa gereği farklı vergi oranları uygulanmaktadır.

 
ARBİTRAJ
Fiyat farklarından yararlanmak amacıyla para, kıymetli maden, tahvil ve hisse senedi alıp satma işlemidir.

 
ARİTMETİK DİZİ
Her bir terimin bir önceki veya bir sonraki terimden olan farkının değişmeyip anı aldığı sayı dizisidir.

 
ARİTMETİK ORTALAMA
Ortalaması alınacak sayıların toplamının, toplam terim adedine bölünmesi ile bulunan değerdir.

 
Aritmetik Skala
Fiyat artış oranlarının birbirlerine eşit olarak verildiği skalalardır. Aritmetik skala modeli yarı logaritmik skalalardan daha çok kullanılmaktadır.

ARTAN GETİRİ
Kullanılan girdi miktarının artırılması sonucu, üretim miktarında meydana gelen artışın girdi miktarındaki artıştan oransal olarak daha büyük olması durumudur. Eğer girdi miktarındaki artış üretimdeki artışa eşitse, sabit getiri; artış büyükse azalan getiri söz konusudur. Artan getiri durumunda ortalama maliya azından temel ihtiyaçlarını karşılayarak, yaşamalarına olanak tanıyan ve işveren tarafından ödenmesi zorunlu olan en düşük ücret düzeyidir. İşgücü arzının fazla olduğu özellikle az gelişmiş ülkelerde, ücretlerin belirli bir düzeyin altına düşmesini önlemek amacıyla yasal düzenlemeler çerçevesinde "en düşük ücret" saptamaları yapılmaktadır.

 
ARTAN GETİRİ
Kullanılan girdi miktarının artırılması sonucu, üretim miktarında meydana gelen artışın girdi miktarındaki artıştan oransal olarak daha büyük olması durumudur. Eğer girdi miktarındaki artış üretimdeki artışa eşitse, sabit getiri; artış büyükse azalan getiri söz konusudur. Artan getiri durumunda ortalama maliyetler azalır, sabit getiri de bir değişiklik olmaz, azalan getiri de ise maliyetler azalır.

 
ARTAN MALİYET KOŞULLARI
Üretim faktörlerinden en az birinin arzının snırlı olması veya sözkonusu faktöre olan talebin artışı nedeniyle faktör fiyatının yükselmesidir.

 
ARTAN ORANLI VERGİLER
Matrahın büyümesi ile oranı da artan vergilerdir. Fakat bu artışın tek nedeni vergi matrahını yükselmesi olmayabilir. Zaman, medeni durum ve benzeri unsurlar da bu oranı değiştirebilir. Artan oranlı vergilerin başlıca şekilleri şunlardır: Basit ve dilimli artan oranlılık; açık ve gizli artan oranlılık; sınırlı ve sınırsız artan oranlılık; çok elemanlı ve tek elemanlı artan oranlılık.

 
ARZ
Üç şekilde tanımlanır: Satılmak üzere piyasaya getirilen mal veya hizmet; üreticilerin piyasaya getirmeyi istedikleri mal ve hizmet; ekonomik birimlerin amaçlar, üretim teknolojisi, fiyatların genel düzeyi, diğer malların fiyatları ve benzeri unsurlarca belirlenen mal miktarı.

 
ARZ EĞRİSİ
Arz edilen mal miktarı ile bu miktarlara karşılık gelen fiyatları birbirleriyle birebir ilişkilendiren eğridir. Üretim sürecinde teknolojik gelişmeler baz alındığında kısa dönemde arz eğrisi etkilenmez; fakat uzun dönemde bu gelişmeler eğriyi tamamen sağa kaydırır. Bunun nedeni, sözkonusu gelişmelerin maliyetleri düşürmesidir. üretimde kullanılan girdi fiyatlarındaki düşüş eğriyi bütünüyle sağa kaydırırken, artışta sola kaydırır. arz eğrisi genellikle, sol aşağıdan sağ yukarıya doğrudur.

 
ARZ TEDÜLÜ
Belirli bir mal veya hizmetin, diğer koşullar değişmeksizin, çeşitli fiyat düzeylerindeki arz miktarlarını gösteren tablodur. Arz eğrisi, tabloda yer alan değerlerin bire-bir eşleştirilmesi suretiyle çizilir.

ARZ VE TALEP TEORİSİ
Belirli bir malın talebinin, arzını aşması durumunda fiyatının yükseleceğini ya da düşeceğini öngören teoridir. Teoriye göre, eğer talep miktarı arzdan fazla ise, üreticiler talep fazlalığından dolayı bu maldan daha çok üretecekler ve bu süreç arz ile talepeşitleninceye kadar sürecektir. Eğer arz miktarı talepten fazla ise, talep eksikliği nedeniyle arz fiyatları düşer ve üreticiler sözkonusu maldan daha az üreterek piyasaya sunarlar. böylece arz ve talep miktarları eşitlenmiş olur.

 
ARZ YANLI İKTİSAT
Enfasyonla mücedelede, toplam arzı artırıcı önlemlerin talebi sınırlayıcı önlemlere göre daha etkili olduğunu savunan ekonomik düşünce akımıdır. Arz yanlı iktisatçılar, "enflasyonsuz büyüme"yi gerçekleştirmek için, tasarruf birikimini olumsuz etkileyen vergi yükünün azaltılmasını, işçilerin ödedikleri vergilerin çalışma ve biriktirmeyi özendirecek şekilde düzenlenmesini, devlet harcamalarının ve girişimlerinin azaltılmasını ve bürokratik müdahalelerin ortadan kaldırılmasını önerirler.

 
Aşağı Eğilimli Takoz Formasyonu
Piyasanın sağlamlaştığını ifade eden ve büyük çıkışlardan önce oluşan formasyon olup; yukarı doğru açısı olan bir üçgen görünümündedir. Takozun uçlarına doğru düşüşün şiddetinde azalma olur ve hacim azalması çok belirgin hale gelir. Takozun düşen direnç çizgisi kırıldığında, çıkış takozun boyunun üçte ikisi kadar olur.
Kırılmayla fiyatların ne kadar yükseleceği bilinmez. Başlarda yüksek olan işlem hacmi formasyonun sonuna doğru düşer ve kırılmadan sonra artışa geçer. Alçalan takozlarda fiyatların kırılmasıyla birlikte yükselişler daha yumuşak olmakta hatta bir süre yatay olarak gittikten sonra yükseldiği de görülmektedir.

 
Aşağı Eğilimli Üçgen Formasyonu
Fiyatların düşerken aynı seviyede destek oluşturmasına karşılık çıkarken daha düşük seviyede tepe yapmasıyla oluşan şekil olup; bu formasyonda fiyatlar alt sınır çizgisi ile aşağı eğilimli üst sınır çizgisi arasında dalgalanmaktadır. Fiyatların belirgin bir değer kaybetmeden önce oluşturduğu bu formasyonun düşüş hedefi, formasyonun destek seviyesi ile en yüksek direnç seviyesi arasındaki farkın destek seviyesinden çıkarılmasıyla bulunur.

ASGARİ FİYAT
Genellikle piyasa fiyatının üzerinde bulunan ve düşürülmesine izin verilmeyen fiyattır. Hükümet yetkilileri veya işletler tarafında saptanır.

 
ASGARİ GEÇİM İNDİRİMİ
Genellikle çalışanın kendisi ve ailesinin yaşaması için gerekli asgari gelirin mükellefin vergi matrahından düşülmesidir.

 
ASGARİ TARİFE
İthal edilen mallar üzerinden alınan gümrük vergisinden en düşük düzeyidir. Asgari tarife, ilgili ülkenin ithal ürünlerine karşı kendi üreticisini korumakta kullandığı gümrük vergisi oranının en alt sınırıdır. Bu yüzden, tarife görüşmelerinde bu alt sınıra inildiği pek görülmez.

 
ASGARİ ÜCRET
Çalışanın ve ailesinin en azından temel ihtiyaçlarını karşılayarak, yaşamalarına olanak tanıyan ve işveren tarafından ödenmesi zorunlu olan en düşük ücret düzeyidir. İşgücü arzının fazla olduğu özellikle az gelişmiş ülkelerde, ücretlerin belirli bir düzeyin altına düşmesini önlemek amacıyla yasal düzenlemeler çerçevesinde "en düşük ücret" saptamaları yapılmaktadır.

 
AŞINMA VE ESKİME
Duran varlıklarda aşınma, yıpranma, bozulma, zaman geçmesi gibi nedenlerden oluşan değer kaybıdır.

 
AŞIRI ARZ
Belirli bir piyasada, belirli bir fiyat düzeyinde üreticilerin satmaya hazır oldukları mal miktarının, tüketicilerin satın almaya hazır oldukları miktardan daha fazla olması sonucu ortaya çıkan durumdur. Aşırı arz durumunda, diğer şartlarda bir değişme olmamak şartıyla, üreticilerin satış fiyatlarını indirmesi ve talep miktarının artması ile belli bir süre sonra arz ve talebin eşitlenmesi beklenir.

 
Aşırı Değerlenme
Bir hisse senedinin veya emtianın gerçek değerinden daha yüksek bir fiyatla işlem görmesidir.

AŞIRI ISINMA
Tam istihdam durumunda, gerçek kaynaklara olan talebin gittikçe artmakta olduğunu belirtir.

AVRUPA HESAP BİRİMİ
Avrupa Ekonomik Topluluğu içinde ortak bir rezerv fonu ve finansal destek sağlamk amacıyla yaratılan yapay bir para birimidir. EUROPAS ve EUA olarakta adlandırılmaktadır. Avrupa Hesap Birimi, 1971 öncesinde topluluk üyesi ülkeler arasında ABD Doları'nın altın değerine eşit bir para birimi olarak kullanılırken, 1971 ve 1973 para krizlerinden dolayı uygulamada işlevini yitirmiş ve 1975'ten sonra doların altın değerinden bağımsız olarak hesaplanmaya başlanmıştır. 1979 yılı başında uygulanması kararlaştırılan Avrupa Para Birimi ile özdet hale gelmittir.

 
AVRUPA KOMİSYONU
Avrupa Ekonomik Topluluğu'nun yürütme organı olan Komisyon, AET'de bir hükümet gibi faaliyet göstererek, Bakanlar Konseyi'nin kararlarını yürütürve sonuçları hakkında Konseye bilgi verir.

 
Avrupa Para Anlaşması
İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra Avrupa ülkeleri karşılıklı borç ve alacaklarını Avrupa Ödemeler Birliği (EPU) çerçevesinde çok yanlı bir takas sistemiyle yürüttüler. Daha sonra ekonomileri sağlamlaşığ, paraları da konvertibilitiye dönünce, 1958 yılında EPU'nun yerini Avrupa Para Anlaşması aldı. Avrupa Para Anlaşması'nın temel amacı ticari ilişkileri çok yanlı serbest bir temele oturtmak ve dış ödemelerde altının yanında konvertibil paraların kullanılmasını yaygınlaştırmaktı.
Ayrıca, geçici dış açık veren ülkeleri desteklemek için Avrupa Fonu oluşturuldu.

Avrupa Para Birimi
Topluluğa üye on ülkenin paralarının sabit tutarlarının toplamından oluşmaktadır. Bu tutarlar her üyenin ağırlık katsayısına göre belirlenmiştir. Sözkonusu katsayılar da her ülkenin GSMH’sı, Topluluk içindeki ticaret hacmi ve kısa vadeli parasal destekleme sistemi içindeki paylarına göre belirlenmiştir.

Avrupa Para Birimi
Avrupa Para Birimi, İngiltere de içinde olmak üzere Avrupa Topluluğu ülkeleri paralarının ağırlıklı ortalaması olarak tanımlanmaktadır. Üye ülke paralarının ECU karşısındaki dalgalanma sınırları yüzde ±2.25 olarak belirlenmiştir.

AVRUPA PARA FONU
Avrupa Para Sistemi'nin kurulmasını öngördüğü kuruluşun kurulma amacı, ödeme güçlüğü çeken AET üyesi ülkelere kaynak tahsisi sağlamaktır. EMF'nin ayrıca topluluk üyesi ülkeler arasında para politikalarını uyumlu duruma getirmek, dış ödeme güçlüğü çeken ülkelere kredi sağlamak, üye ülkelerden topladığı rezervler karşılığında onlara Avrupa Para Birimi (ECU) vermek gibi görevleri de mevcutur.  Avrupa Para Fonu Avrupa Para Sistemi'nin (EMS), IMF'ye (Uluslararası Para Fonu) benzer fonksiyonları üstlenmesi amacıyla kurulmasını öngördüğü bir kuruluştur.

AVRUPA PARA SİSTEMİ
Avrupa Ekonomik Topluluğu üyesi ülkelerin, aralarında parasal bir birlik kurmak amacıyla 1979 yılında gerçekleştirdikleri para sistemi, EMS adıyla da anılır. Topluluk üyesi ülkeler böyle bir sistem ile kur dalgalanmalarının önlenmesini, üye ülkeler arasında iktisat politikalarının daha kolay uyumlaştırılmasını ve fiyat düzeyinde istikrar sağlanmasını öngörmüşlerdir. Bunların gerçekleştirilmesi için ise sisteme, üye ülkeler arasında ortak bir para ve hesap birimiyle bağlantı kurulması ve bu ülkelere kaynak sağlanması için Avrupa Fonu'nun oluşturulması görevleri verilmiştir.  Avrupa Para Sistemi Avrupa Para Sisteminin (EMS) kurulmasına 1978 yılında karar verilmiştir. Sistemin temel amacı, üye ülkelerin paraları arasında dalgalanma marjını belirli sınırlar içinde tutmaktır. Sistem içindeki her para diğer paraya karşı yüzde +2.25 arasında dalgalanabilmektedir. Bu kural, B.Almanya, Fransa, Belçika, Danimarka ve İrlanda paralarına uygulanmaktadır. İtalya, sisteme üye olmasına karşın, özel koşulları gereği parasını +6'lık bir sınır içinde dalgalanmaya bırakabilmektedir. İngiltere ise sistemin dışında kalmıştır.
 

AVRUPA PARA YILANI SİSTEMİ
AET üyesi ülkelerin 1972 yılı itibariyle uygulamaya koydukları sınırlı ortak parasal dalgalanma sistemidir. Bu ülkeler paralarının değerlerinin karşılıklı dalgalanmalarına sınırlar çizmişlerdir. Bu marj % + - 2.25 olarak, üye ülkelerinin paralarının ABD Doları karşısında dalgalanma marjı ise % + - 4.45 olarak belirlenmiştir.

 
AVRUPA PARLAMENTOSU
Avrupa Ekonomik Topluluğu'nda demokratik denetlemeyi sağlayan organ, Topluluk üesi ülkelerin ulusal parlamentolarından seçilerek gönderilmiş parlementerlerden oluşmaktadır. Parlamento üyeleri, kendi ülkelerinin değil, topluluğun çıkarlarını savunmakla görevlendirilmiştirler. Burada, Topluluk ile ilgili her konu görüşülmektedir. AET Bakanlar Konseyi ve Avrupa Komisyonu'nun faaliyetleri de Avrupa Parlamentosu tarafından denetlenir.

 
AVRUPA SERBEST TİCARET BÖLGESİ
İngiltere, Norveç, İsveç, İsviçre, Danimarka, Portekiz ve Avusturya'nın 1959 yılında kurduğu birlik, üye ülkeler arasında bir serbest ticaret bölgesinin kurulmasını amaçlamıştır. Bu ülkeler kendi arasında yapttıkları ticarette ithalat tarifelerini kaldırmışlar, üçüncü ülkelere karşı da, her üye ülke kendi tarifesini korumuştur.

Avrupa Serbest Ticaret Bölgesi
İngiltere, Norveç, İsveç, İsviçre, Danimarka, Avusturya ve Portekiz'in 1959 yılında kurdukları Serbest Ticaret Bölgesi'dir. Avrupa Serbest Ticaret Bölgesi, üye ülkeler arasında bir serbest ticaret bölgesinin kurulmasını amaçlamıştır. Üye ülkeler, kendileri arasındaki ticarette ithalat tarifelerini kaldırmışlar, üçüncü ülkelere karşı ise her üye ülke kendi tarifesini korumuştur.
1973 yılında İngiltere, İrlanda ve Danimarka Avrupa Serbest Ticaret Bölgesi'nden çıkıp Avrupa Ekonomik Topluluğu'na girmişlerdir. Bugün Avrupa Serbest Ticaret Bölgesi Avrupa Topluluğu ile ilişkilerini düzenleyerek varlığını sürdürmektedir.

 
Avrupa Serbest Ticaret Bölgesi
İngiltere, Norveç, İsveç, İsviçre, Danimarka, Avusturya ve Portekiz'in 1959 yılında kurdukları Serbest Ticaret Bölgesi'dir. Avrupa Serbest Ticaret Bölgesi, üye ülkeler arasında bir serbest ticaret bölgesinin kurulmasını amaçlamıştır. Üye ülkeler, kendileri arasındaki ticarette ithalat tarifelerini kaldırmışlar, üçüncü ülkelere karşı ise her üye ülke kendi tarifesini korumuştur.
1973 yılında İngiltere, İrlanda ve Danimarka Avrupa Serbest Ticaret Bölgesi'nden çıkıp Avrupa Ekonomik Topluluğu'na girmişlerdir. Bugün Avrupa Serbest Ticaret Bölgesi Avrupa Topluluğu ile ilişkilerini düzenleyerek varlığını sürdürmektedir.

 
AVRUPA SOSYAL FONU
Avrupa Ekonomik Topluluğu içinde, işgücünün ve çalışma olanaklarının arttırılması, bu yolla işçilerin yaşama standartlarının yükseltilmesi, işsizler için çalışma imkanlarının yaratılması gibi amaçlarla kurulmuş Topluluğa dahil finansal kuruluşlardan biridir. AET Komisyonu yönetimi altında faaliyetlerini sürdürmektedir.

 
AVRUPA TARIMSAL YÖNVERME VE GARANTİ FONU
AET'nin ortak tarım politikalarının yürütülmesi ve üye ülklerin yönlendirilmesi ile ilgili kuruluştur. Ayrıca, üye ülkelerin tarımsal piyasalarda istikrar sağlamasına yardımcı olur.

 
AVRUPA YATIRIM BANKASI
Avrupa Ekonomik Topluluğu'na dahil finansal kuruluşlardan olan Avrupa Yatırım Bankası, 1958 yılında Roma Anlaşması'ndaki hedeflerin gerçekleşmesine katkıda bulunmak amacıyla kurulmuştur. AET içinde yer alan ve nisbi olarak gelişmemiş bölgelerin kalkınma projelerine finans bakımından destek sağlamaktadır.

 
AYI PİYASASI
Gelecek hakkında karamsarlığın ve fiyatların düşeceği beklentisinin hakim olduğu piyasalardır. Bu tip piyasalarda kişiler ellerindeki hisse senetlerini gelecekte daha düşük fiyattan satın alabilecekleri düşüncesi ile satarlar.

 
AYLIK
Resmi kişilklerinin olup olmadığına bakılmaksızın, kurum veya kuruluş çalışanlarına hizmetleri karşılığında aylık olarak yapılan ödemedir. Kamu veya özel kuruluş çalışanlarına aylık yapılan ödeme aylık, maaş veya ücret olarak adlandırılır.

 
Aylık Grafik
Bu grafiğin üzerinde fiyatı belirleyen işaret bir aylık zaman dilimindeki fiyat hareketlerini içermektedir.
Aylık grafikler genellikle ana trend veya uzun süreli trend tespitleri için kullanılmaktadır.

AYNİ YARDIM
Para yerine, her türlü mal ile insani ve sosyal amaç güdülerek yapılan yardımdır.

 
Ayrılan Karşılık (-)
Ayrılan Karşılık (-) Tahsil etme imkanının zorlaşacağı düşünülen ve alacak tutarı ile ilgili takibin yapıldığı tahmini alacak tutarları karşısında ayrılan karşılıkların kaydedildiği kalemdir.

Ayrılan Teknik Karşılıklar (-)
Ayrılan Teknik Karşılıklar (-) Sigorta şirketlerinin sattıkları poliçeler ile toplamış oldukları kaynaklar içersinde cari döneme gider olarak kaydedilen tutarların kaydedildiği kalemdir.

Ayrılan Teknik Karşılıklarda Reasürörler Payı
Ayrılan Teknik Karşılıklarda Reasürörler Payı Dönem içinde tahakkuk etmiş ve hesaplanarak tespit edilmiş, veya tahminen hesaplanan, reasürör kuruluşlara devredilmiş teminat bedellerinden cari döneme gelir olarak aktarılan tutarların kaydedildiği kalemdir.

AZALAN MARJİNAL FAYDA
Arka arkaya tüketilmeye devam edilen bir malın, belirli bir noktadan sonra onu tüketen kişiye gitgide daha az miktarda fayda sağlayacağına ilişkin ilkeyi kapsamaktadır. Arka arkaya tüketeceğimiz bir malın sonradan gelen her birimi bir öncekine oranla daha az fayda sağlarsa, tüketici sonra gelen her birim için daha az ödeme yapılacaktır. Mesela, çok susamış bir kişiye su satmak istersek, kişinin bardak başına ödeyeceği fiyat, her bardaktan sonra susuzluğu giderek azalacağı için düşecektir.

 
AZALAN ORANLI VERGİLER
Vergi matrahı küçüldükçe matraha uygulanan vergi oranının düştüğü vergilerdir. Tanımı oldukça tartışmalıdır. Bazı yazarlar azalan oranlı vergileri, vergi matrahından belirli bir miktar düşüldükten sonra kalan dilime vergi oranının uygulandığı vergi olarak tanımlarken, bazıları da artan oranlı ve azalan oranlı vergiler arasında matematiksel açıdan bir fark olmadığını savunurlar. vergi matrahı büyüdükçe oranı azalan vergileri azalan oranlı vergi olarak tanımlayan yazarlar da vardır.

AZALAN VERİMLER YASASI
Üretim faktörlerinden sadece birinin miktarının değiştirilerek, diğerlerinin sabit tutulduğu durumlarda firmanın toplam üretiminde meydana gelecek değişmelere yönelik yasadır. Eğer, belirli bir zaman dönemi içinde gerçekleştirilen üretimde kullanılan faktörlerden birinin miktarı artırılırsa, toplam üretimde artış görülür fakat belli bir noktadan sonra artış gittikçe azalır. Bu yasa, değişken üretim faktörünün üretimde kullanılan tüm birimlerinin özdeş olması ve teknolojinin sabit kabul edilmesi varsayımlarına dayanmaktadır.

 
AZGELİŞMİŞ ÜLKE
İktisadi kalkınma düzeyine ulaşamamış, ulusal geliri ve tasarruf düzeyi sanayileşmesi için gerekli yatırımların finansmanına yetmeyen ülkelerdir. Azgelişmiş bir ülke, döviz gelirlerinin büyük bir bölümünü genellikle ilksel ürün (temel madde) ticaretinden sağlar ve dünya ticaretinde bu malların fiyatlarındaki dalgalanmalardan olumsuz yönde etkilenir. Tarıma dayalı ekonomi, yetersiz beslenme, okuma yazma oranının düşüklüğü, bebek ölümlerinin fazlalığı, yüksek doğurganlık, vb. az gelişmiş ülkelerin ortak özelliklerindendir.